"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Olay tarihinde gündüz vakti halk plajında denize giren katılanlara ait içerisinde para, kişisel eşya ve cep telefonu bulunan çantaları suça sürüklenen çocukların fikir ve eylem birliği içerisinde çalmaları şeklinde gerçekleşen olayda suça sürüklenen çocukların eylemlerinin TCK'nın 142/1-e maddesine uyduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocukların eylemlerinin bu sebeple uzlaştırma kapsamı dışına çıkması sebebiyle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kişisel eşya bedelinin iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 05.12.2017 tarihinde davalı vekili Av.... ile davacı vekili Av.... geldi....
Dava eşler arasında kişisel eşya istemine ilişkindir. Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMKm.118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Şu halde Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. (H.G.K. 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı) Bu açıklama karşısında; davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır....
Somut olayda, hükme esas alınan 31.01.2016 tarihli bilirkişi heyet raporu incelendiğinde,mahkemece araç ve kişisel eşya bedeli olarak belirlenen toplam 71.684,72 TL’den zarar gören araç ve kişisel eşyaların toplam hurda bedeli olarak belirlenen 13.088 TL’nin düşümü ile 58. 596,72 TL’nin hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. .... Ne var ki, Dairemizin bozma ilamı sonrasında......yazılan yazıya verilen 20.01.2015 havale tarihli yazı cevabı incelendiğinde,söz konusu hasar gören araç ve davacı tarafça teslim alınmayan eşyaların tasfiyeye tabi tutulmadığı bildirildiğine göre,söz konusu araç ve teslim alınmayan eşyaların liman sahasında bulunduğunun kabulü gerektiği açıktır.Davacı,bu hasar gören aracı ve kişisel eşyalarını teslim almadığından, bilirkişi heyetince belirlenen hasarlı araç ve kişisel eşya bedeli toplamı olan 71.684,72 TL’den toplam hurda bedeli olarak belirlenen 13.088 TL’nin düşülmesi suretiyle hüküm kurulması doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir....
Bilindiği üzere, TMK'nun 220 vd maddelerinde düzenlenen kişisel eşyanın iadesi davalarında yetkili mahkeme, HMK'nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Anılan genel yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin değildir. Yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hallerde, yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir(HMK. Md.116) .Dava, kişisel eşya olduğu ileri sürülen ev eşyalarının iadesi istemine ilişkin olup, birlikte açılmış olduğu boşanma davasından ayrılmıştır....
Bilindiği üzere, TMK'nun 220 vd maddelerinde düzenlenen kişisel eşyanın iadesi davalarında yetkili mahkeme, HMK'nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Anılan genel yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin değildir. Yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hallerde, yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir(HMK. Md.116) . Dava, kişisel eşya olduğu ileri sürülen ziynet eşyalarının iadesi istemine ilişkin olup, birlikte açılmış olduğu boşanma davasından ayrılmıştır. Yeni esasına kaydedilen iş bu davada, dava dilekçesi ve tensip zaptı davalı tarafa tebliğ edilmiş, ancak davalı taraf yasal cevap süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır....
de ele geçen 2 korton sigara ile 1 litre votkanın kişisel eşya muafiyeti kapsamında kaldığından ve bu nedenle sanıkların üzerine atılı suç oluşturmadığından beraatleri ve muafiyet kapsımında kalan eşyaların iadesine, geri kalan votkanın Gümrük Kanunu'nun 235. maddesine göre işlem yapılmasına, giriş- çıkış kayıtlarının olmadığının belirlenmesi halinde ise miktar itibariyle kişisel kullanım sınırları içerisinde kaldığından sanıkların beraatine ve ele geçen eşyaların müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma- Ziynet-Çeyiz ve Kişisel Eşya Alacağı Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 02.04.2013 gün ve 5466 - 9079 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir....
eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir.Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir.”, Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesindeki “Hükümlülerin, gerekli malzemeler kantinden temin edilmek koşuluyla, el işi faaliyetlerini, ceza infaz kurumlarının uygun bölümlerinde yapmaları esastır....
Bu husus nazara alınmadan, ıslaha geçerlilik tanınarak başlangıçla talep edilen miktara ÜFE oranında artış uygulanmak suretiyle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. 3-Davalı-karşı davacı kadın, karşı dava dilekçesinde kişisel eşyaların iadesi ile ziynet eşyalarının aynen iadesini, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsilini istemiştir. Dava dilekçesinden alınan başvurma harcı bu dilekçede yer alan bütün istekleri kapsar. Davalı-karşı davacı kadın, dava açarken sadece başvurma ve peşin harç yatırmış, nispi harcı yatırmamıştır. Buna göre, davalı-karşı davacı kadına kişisel eşya ve ziynet bedeli alacağı ile ilgili nispi harcı tamamlaması için süre verilerek (Harçlar Kanunu m. 30-32). harcın tamamlanması halinde ise olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu yönün gözetilmemesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....


