Dava tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkin olup, taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Eldeki davada, zabıta aracılığı ile taşınmazın bulunduğu Karagöz köyü ve civar köylerde yaptırılan araştırma neticesinde “... kızı 1933 doğumlu ...” isimli bir kişinin bulunduğu ve davacının halası olduğu bildirildiği görülmüştür. Tapu kaydındaki kimlik bilgileri ile sadece soyadı farklılığı olan bu kişinin de malik olma ihtimali bulunduğundan mahkemece bu konunun araştırılması gerekirken, mülkiyet nakline yol açar şekilde istem gibi hüküm kurulması doğru değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.01.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., 112 ada 20 parsel sayılı taşınmazda “ölü” olarak yazılı bulunan kimlik bilgisinin “sağ” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı ... temyiz etmiştir. “Mülkiyet Hakkının Tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25.maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı, soyadı, baba adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarası olarak belirlenmiştir....
Mahkemece sağ olduğu ve soyadı bilinen bir kişinin “ölü” olarak yazılması ile soyadı yerine lakabının yazıldığı iddiasının inandırıcı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Mahkemece yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.05.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., 152 ada 10 ve 136 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarda “ölü” olarak yazılı bulunan kimlik bilgisinin “sağ” olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur....
ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Davacı, 166 ada 78 parsel numaralı taşınmazın tapu kayıtlarında murisi babasının kimlik bilgisinin “....” olarak hatalı yazıldığını ileri sürerek, tapu kaydının nüfus kayıtlarına uygun şekilde 13/01/1930 doğumlu “... oğlu ...." olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 166 ada 78 parsel sayılı taşınmazda ...'nın malik olduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur....
Somut olayda, davacı murisine ait taşınmazın tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtları ile uyumlu hale getirilmesini istemiştir. Davacının murisinin nüfus kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tapu maliki olarak görünen davacının murisinin artık nüfus siciline tescili mümkün olmadığından ve dolayısıyla tapu kaydındaki kimlik bilgileri de nüfus kayıtlarına göre düzeltilemeyeceğinden tapu kayıtlarında intikal yaptırılabilmesi için mahkemece “dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında tapu maliki olarak görünen "... (ölü) oğlu ..." "... mirasçıları" "... (ölü) ..." ile davacıların murisi "... oğlu ... ..."nın aynı kişi olduğunun tespitine” şeklinde bir tespit hükmü kurulması gerekirken davacı murisi “... oğlu, ... ...’ın nüfusa kayıtlı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir....
nin ... ... olduğunun tespiti ile taşınmazın ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir. Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Dava konusu 2912 parsel numaralı taşınmaz 26.09.1967 tarihinde senetsizden ölü ... mirasçıları adına tescil edilmiştir. Tapu maliki ... ile, onun yerine tapu kaydında yazılması istenilen ... 'in nüfus kayıtlarına ulaşılamamıştır. Bu iki kişinin aynı kişi olduğuna dair dosya içerisinde hiçbir kayıt bulunmadığı gibi, dava dilekçesinde ...'nin ... 'in babası ......
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Gerekçeli karar ve davacı vekilinin temyiz dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiştir....
Bu durumda dava tapuda pay sahibi olan kişinin miras bırakanı olduğunun tespiti talebine ilişkin olup HGK'nın 2013/14 - 2403 E. - 2014/750 K. ve 2013/14 - 1909E. - 2014/618 sayılı ilâmları dikkate alınmak suretiyle davanın HMK'nın 382. maddesi uyarınca çekişmesiz yargı niteliğinde değerlendirilerek aynı Kanunun 383. maddesi uyarınca davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ...Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 10.12.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Dosyaya getirtilen az yukarıda ada parsel numaraları belirtilmiş taşınmazlara ait tapu kayıtlarında malik hanesinde "...: ..." adının yazılı olduğu, herhangi bir doğum kaydının tapu kütüğüne işlenmediği, keza adı geçen malikin ölü bulunduğuna dair bir şerhin de gelen kayıtlara göre sicilinde gözükmediği anlaşılmaktadır. Tapu Sicil Tüzüğünün "Mülkiyet Hakkının Tescili" üst başlıklı 25.maddesinde de malike ait hangi bilgilerin tapu kütüğüne yazılacağı bir bir saymış olup, bunların arasında malike ait doğum tarihi yer almamıştır. Bu nedenle kütüğe geçirilmesi zorunlu olanların dışında başka bir kimlik bilgisinin kütüğe yazımı yargı yoluyla istenemez. Bu nedenle bir istemin reddi yerine kabulü doğru değildir....


