Nitekim dairemizin sapma göstermeyen oturmuş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca ve öğretide de tasvip gören kararlarıyla, enflasyon olgusuna dayanarak kiralayanların açtıkları kira bedelinin yeni şartlara uyarlanması davaları mesmu kabul edilmiştir.(Bkz. Yargıtay 13. HD. 14.2.1990, 5697/8708 ve 21.11.1991, 8374-10619, HGK 1992/13-360 E, 1992/425 K, 1.71992 T.) Öyleyse, uyarlama esas ve ilkeleri lehine oluşmuş ise, kiracının da kira bedelinin uyarlanması için dava açabileceği "Evleviyyetle" kabul edilmesi gerekir. Uyarlama davalarında, hakimin gözden kaçırmaması gereken temel esaslar şöyle sıralanabilir: Sözleşmeye bağlılık ve saygı esastır. Uyarlama daima yardımcı bir çözüm olarak düşünülmelidir....
Bu hüküm uyarınca, gerek ilk hükümde, gerekse bu hükmün kesinleşmesi üzerine yapılan uyarlama yargılamasında, iddianamedeki nitelendirme dikkate alınacaktır. Uyarlama yargılamasında bu ilkeden ayrılmayı gerektiren bir hüküm bulunmamaktadır. 06.07.2005 gün ve 299-245 sayılı uyarlama hükmünün dayanağı, hükümlünün 765 sayılı TCY’nın 212/2-son, 219/2-son ve 33. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemli iddianame olup, rüşvet suçlarına ilişkin temyiz davalarına bakma yetkisinin Yargıtay Yasasının 14. maddesi uyarınca Yargıtay 5. Ceza Dairesine ait bulunması ve verilen ilk hükmün aynı Dairece 26.04.2004 gün ve 5995-3365 sayı ile muktezaya bağlandığının anlaşılması karşısında, uyarlama hükmünü temyizen inceleme görevi Yargıtay 5. Ceza Dairesine ait bulunmaktadır. Bu itibarla Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 17.09.2007 gün ve 9112-6248 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmelidir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; Yargıtay 5....
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava; davalı şirket ile yapılan kira sözleşmesinde belirlenen kira bedelinin günün koşullarına uyarlanması istemine ilişkindir. ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi; "...6100 sayılı HMK'nın 1 ve 4. maddeleri gereğince hangi dava ve işlerin Sulh Hukuk Mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiş olup, kira uyarlama davasının burada sayılmadığı, kaldı ki, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevinin asıl, Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevinin ise istisnai olduğu, kanunun açık bir biçimde Sulh Hukuk Mahkemesini görevlendirmediği, bu nedenle davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. ... 8....
Dava, kira sözleşmesinin iptali olmadığı takdirde, kira parasının uyarlanması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince; dava değerinin uyarlama istenen bedel ile ödenen kira bedeli arasındaki kira farkının yıllık toplamı üzerinden karar ve ilam harcı alınır. Aynı yasanın 16. maddesine göre de değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçesinde değer gösterilmesi zorunludur. Gösterilmemiş ise davacıya tespit ettirilir. Tespitten kaçınma halinde dava dilekçesi işleme konulmaz. Noksan tespit edilen değerler hakkında 30. madde hükmü uygulanır. 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi ise davanın başında alınmış olan karar ve ilam harcının noksan olduğunun sonradan anlaşılması halinde karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağını düzenlemiştir....
Davalı şirket, 1.7.2001 tarihli kira sözleşmesinden sonra davacıların murisi ile 6.4.2004 tarihli yeni bir sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme ile aylık kira bedelinin 6.000,00 YTL olarak belirlendiğini, bu durumda uyarlama talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 1.7.2004 tarihinden itibaren başlayan bir yıllık kira döneminde işyerinin aylık kira bedelinin, tefe artış oranına göre 7.636,10 YTL olarak tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kiralayan tarafından açılan kira bedelinin uyarlanması istemine ilişkin olup davacılar, murisleri ile davalı şirket arasında imzalanan 1.7.2001 tarihli kira sözleşmesine dayanarak eldeki davayı açmışlardır. Davalı şirketin, davaya dayanak yapılan sözleşmeden sonra 2009/2109-9760 davacıların murisleri ile imzaladıklarını savunduğu 1.7.2004 tarihli sözleşmenin iptali için davacılar tarafından Ümraniye 3....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi - K A R A R - Uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanmasına (kira alacağı ve tazminat istemli) göre, kararın temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın temyiz incelemesini yapmakla görevli Yüksek 6. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava kira alacağı nedeniyle başlatılan tahliye istemli icra takibine vaki itirazın kaldırılması, tahliye ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar taşınmazlarını 15.11.2000 başlangıç tarihli ve 10 yıllık kira sözleşmesi ile kiraya verdiklerini, 4000 dolar olan kira bedelinin günün ekonomik koşullarında ve emsallerine göre düşük kaldığını ve edimler arasındaki dengenin bozulduğunu bildirerek, 9000 dolar olarak uyarlanmasını talep etmiştir. Davalı, yetkili yerin sözleşmede kararlaştırılan ... mahkemeleri olduğunu savunarak, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkememce, dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile ... Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir....
K A R A R Davacı alacaklı, 14.04.2015 tarihinde başlattığı haciz ve tahliye istemli icra takibi ile 15.10.2014 başlangıç tarihli sözleşmeye dayanarak aylık 6.000,00 TL’den 2015 yılı Ocak, Şubat ve Mart ayları kira bedeli 18.000,00 TL’nin işlemiş faiziyle tahsilini talep etmiş, davalı borçlu vekili takibe itiraz dilekçesinde; kira sözleşmesi ve teknik şartnameye göre yapı kullanma izin belgesi alma yükümlülüğünün kiraya verenlere ait olduğunu, bu yükümlülüğün kiraya verenlerin kusuru ile yerine getirilememesi nedeni ile kira borcunun doğmadığını, ayrıca kira sözleşmesinde başlangıç tarihinin 15.10.2014 olarak belirlenmesine rağmen müvekkili şirketin kiralanana ancak 23.02.2015 tarihinde taşınabildiğini, yapı kullanma izin belgesinin ise 06.03.2015 tarihinde alındığını, müvekkili şirketin kiraya verenlerin teknik şartnameden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeleri amacıyla Aralık ayında avans olarak ödeme yaptığını, 2015 yılı Mart ayı kira bedelinin ise 2014 Aralık ayında ödenen 7.080,00...
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Vekil eden ile davacı taraf arasında akdedilen 01.07.2015 tarihli sözleşme gereğince ticari bölümden A Blok 9 no.lu ve 59 m2 alanlı zemin, 74 m2 de 1 kat olmak üzere iş yerinin yapımı konusunda anlaşma yapıldığını, bu iş yerlerinin teslim tarihi olan 30,Ocak 2017 tarihine kadar teslim edilmediğini, sözleşme gereğince her ay için 800,00-TL tutarında kira ödemesi yapılması gerektiğini, kira paralarının resen her yıl için arttırıldığını ve son yıl itibariyle bu miktarın 2.480,00 TL olduğunu, gecikme tazminatının aylık 8 bin TL tutarında olması gerektiğini ve bu şekilde uyarlama yapılmasını talep ettiğini, davacı taraflar arasında akdedilen sözleşmede taşınmazların 30.01.2017 tarihinde tamamlanacağını, geç tamamlanması halinde aylık 800,00-TL bedel ödeneceğinin kayda geçtiğini, taraflar arasındaki sözleşmede bu bedele dair ne bir kira parası ve ne de bir gecikme tazminatı hükmünün bulunmadığını, davacı esasında bu ilişki ile kooperatif üyesi olduğunu...


