Hukuk Dairesince kira ilişkisinin ve kira miktarının kesinleştiğinden aylık kira bedelinin sözleşmede kararlaştırılan şekilde hesaplanarak alacak miktarının belirlenmesi ve yapılan ödemelerin mahsubu ile kira alacağı ve işlemiş faiz yönünden değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle bozulduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 17.613,97 TL asıl alacak ve 131,93 TL işlemiş faiz yönünden itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verildiği, tarafların temyiz yoluna başvurusu üzerine kararın, Yargıtay 8....
, fesih bu sözleşmeye göre geçerli tebligatın yapılmasından 3 ay sonra geçerli olacağı hükmünün yer aldığı, buna göre taraflar arasında tespit edilen makul süre kira bedelinin 3 ay olması gerektiği, davalı-karşı davacının sözleşmeyi fesh ettikten sonra kiralanan yeri eski hale getirme bedelinden de sorumlu olması gerektiği, bu hususun kira sözleşmesinin özel koşulları kısmının 10.maddesinde "kiracı kira sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde kiralananın kendisine teslim edilen haliyle geri vermek yükümündedir" şeklinde yer aldığı, son bilirkişi heyetinden alınan ek raporda belirtilen 241.449,00 TL'nin mecurun davalı-karşı davacıya teslim edildiği hale getirilmesi için yapılması gereken masraf bedeli olduğu, ayrıca davalı-karşı davacının anahtar teslimine kadar olan kira bedellerinden sorumlu olduğu, anahtar tesliminden sonra ise makul süre kira bedelinden sorumlu olması gerektiği, anahtar teslimine kadar ödenmeyen 2 aylık kira bedelinin 36.000,00 TL olduğu, makul süre kira...
in ise kiracı olmadığını, kira parasının tarafların ilişkin anlaşmasına göre ödendiğini belirterek borca itiraz etmiş, açılan davada cevap dilekçesinde ise kiracının davalı ... olduğunu sehven borca itirazında şirketin kiracı olduğunun yazıldığını, kira parasının da aylık 375,00 TL den ödendiğini iddia etmiştir. 1) 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı tarafından kira parasının yeni dönemde aylık 375,00 TL olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığının kanıtlanmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında temyiz itirazları yerinde değildir. 2-) Davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazına gelince; Davaya konu kiralanan işyeri olup, temerrüt ihtarı yerine geçen örnek 13 no'lu ödeme emri 07.06.2011 tarihinde borçluya tebliğ edilerek kira parasının 30 gün içerisinde ödenmesi hususu ihtar edilmiş ise de, tahliye istemli dava 30 günlük temerrüt süresi beklenilmeksizin...
Bu bağlamda sözleşme yapılması için yapılan masraflar (harç, noter masrafı vs.) sözleşmenin yerine getirilmesi için yapılan masraflar, sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması gibi zararlar menfi zararlar kapsamına girer. Konutun zamanında teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan kira kaybı tazminatı müspet zarar olup sözleşmenin ayakta tutulduğu durumlarda istenebilir. Sözleşmenin feshi halinde kira kaybı talebinde bulunulamaz. Somut olayda, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere sözleşme dava tarihi itibariyle feshedildiğine göre mahkemece, kira kaybına ilişkin talepte bulunulamayacağı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir....
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; kararlaştırılan cezai şartın fahiş olması nedeniyle hakkaniyet oranında 1/2 indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle, davacının cezai şartın geçersizliğine karar verilmesi yönündeki talebinin reddine, cezai şartı indirilmesi yönündeki talebinin kabulü ile taraflar arasındaki kira sözleşmesindeki 14. maddesinde yer alan "kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde taşınmazın idareye teslim edilmeksizin geçen her gün için cari yıl kira bedeline %1'i oranında ceza itirazsız ödenir. " cezai şartının geçerliliğinin tespiti ile 25/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen cezai şartan 1/2 oranında indirim yapılarak 10.365,21 TL bedel olarak kabülüne, fazlaya ilişkin talebin reddine ve bu cezai şart nedeniyle davacının davalıya borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına...
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; kararlaştırılan cezai şartın fahiş olması nedeniyle hakkaniyet oranında 1/2 indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle, davacının cezai şartın geçersizliğine karar verilmesi yönündeki talebinin reddine, cezai şartı indirilmesi yönündeki talebinin kabulü ile taraflar arasındaki kira sözleşmesindeki 14. maddesinde yer alan "kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde taşınmazın idareye teslim edilmeksizin geçen her gün için cari yıl kira bedeline %1'i oranında ceza itirazsız ödenir. " cezai şartının geçerliliğinin tespiti ile 25/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen cezai şartan 1/2 oranında indirim yapılarak 10.365,21 TL bedel olarak kabülüne, fazlaya ilişkin talebin reddine ve bu cezai şart nedeniyle davacının davalıya borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına...
Ancak kiraya verenlerin birden fazla olması halinde temerrüt nedeniyle tahliye kararı verilebilmesi için icra takibinin tüm kiraya verenler tarafından yapılması ve davanın da birlikte açılması zorunludur. Davadaki eksiklik sonradan giderilebilir ise de ihtarnamedeki eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün değildir. Temerrüt ihtarnamesi yerine geçen, icra takibi kiraya verenlerden ....İnşaat Petrol Otelcilik Gıda ve Unlu Mamüller San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından tek başına yapılmıştır. Böyle bir durumda, mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerekir. Ancak diğer kiraya verenler tarafından aynı kira sözleşmesine dayanarak aynı dönem kira alacağına yönelik yapılmış icra takipleri ve itiraz üzerine İcra Mahkemesinde açılan davaların varlığı halinde mahkemece değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir....
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye istemli icra takibine davalı borçluların süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir....
Uyuşmazlık takibe dayanak yapılan 1 Ocak 2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde kiraya veren ... ve iştirakçileri olduğu halde, ...’ın tek başına tahliye talepli icra takibi başlatıp itirazın kaldırılması ve tahliye istemli davayı açıp açamayacağı kısacası davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosyada bulunan 1 Ocak 2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde kiralayan olarak “... ve iştirakçileri “ ibaresi yazılı olup, sözleşme kiralayan tarafından imzalanırken “ ... ve iştirakçileri yerine “ diye imzalanmıştır. Halbuki icra takibi müstakilen ... tarafından yapılmış, dava da ... tarafından tek başına açılmıştır. Bu durumda yapılması gereken şey ...’ın takip ve dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasıdır. Bu hususa işaret eden Özel Daire bozma kararı yerindedir....
şekilde yapılması gereklidir....


