Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Eldeki davada, 62 parsel sayılı taşınmaz kaydında malik olarak görünen “... kızı ...” ile kaydı tamamen uyuşan bir kişinin nüfus kaydının bulunduğu ve sağ olduğu tespit edildiğinden bu kişinin taşınmaz hakkında mülkiyet iddiası bulunup bulunmadığı tespit edilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yukarıda adı geçen “......
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Eldeki davada, kaydında düzeltme yapılmak istenilen 2600 parsel sayılı taşınmazın 1972 yılında yapılan kadastro tespitinde, ... oğlu ...’in zilyetliğinde olan taşınmazını 1971 yılında satış yolu ile eşi ... kızı ... ve oğlu ...’a devrettiği, tescilin bu kişiler adına yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut nüfus kayıtlarının incelenmesinden 1990 yılında ölen muris ...’in ... adında bir oğlu olmayıp, 1977 yılında ölen oğlu ...’in oğlu ... isminde bir torunu bulunmaktadır....
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Nüfus müdürlüğünden getirtilen kayıtlar arasında, “... oğlu...” isimli bir kişinin nüfus kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Tespit edilen bu kişinin ölmüş olması nedeni ile mirasçılarının dava konusu taşınmaz hakkında mülkiyet iddiaları bulunup bulunmadığı araştırılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır....
Şti. yetkilisi katılan ...’ın, çekin iş yerindeki kasasından boş olarak çalındığını, cirantaları tanımadığını beyan ettiği, sanığın ise; önce çeki tanımadığı birinden aldığını söylediği, daha sonra çeki sattığı kumaşlar karşılığı ...Tekstil yetkilisinden aldığını, ...Tekstil yetkilisinin açık adres ve kimlik bilgilerini bilmediğini beyan ettiği, yapılan araştırmada ...Tekstil şirketine ulaşılamadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; suça konu çekin lehtarının açık kimlik ve adresine ulaşılamaması, son cironun sanığa ait olması, sanığın çeki aldığını söylediği kişinin kimlik ve adres bilgilerini verememesi, çeki kullanan kişinin sanık olması nazara alınarak, maddi gerçekliğin ortaya çıkarılması bakımından; sanıkta ...'...
in ... doğumlu,... ve... çocuğu olarak ... tarihinde ... İli ... İlçesi ... Köyü Cilt No:... Hane No:... BSN:... da nüfusa kayıtlı olduğu ve hakkında ölüm araştırması yapıldığı gerekçesi ile araştırma sonuçlanıncaya kadar kayıt üzerinde işlem yapılamayacağı şerhinin düşüldüğü, davacının 27.02.2014 tarihli celsede Suriye Devleti'ne ait ... adına düzenlenmiş pasaport fotokopileri ibraz ederek ... ile ...'in aynı kişi olduğunun tespitini talep ettiği, mahkemece ...'in kimlik bilgilerinin yeniden kayıt ve tescili ile bu kişi ile ... ve ... oğlu, ... 01/01/1940 doğumlu... aynı kişi olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Nüfus kayıtlarında hakkında ölüm araştırması yapılan ...'in sağ olduğu ve ... ile aynı kişi olduğunun tespiti halinde muhtemel mirasçıların da hukukları etkileneceğinden, ...'in muhtemel mirasçılarının tespit edilip davanın bu kişilere yöneltilmesi gerekir....
Köyü C.13, S.13’ te nüfusa kayıtlı, 01.07.1931 doğumlu ve T.C. ... kimlik numaralıdır. Mahkemece, “... oğlu, ...” isimli bu şahsın diğer paylı malikler ... çocukları ..., ... ve ...’ın kardeşi ... ve ... oğlu 01.01.1940 doğumlu, 23.10 2007 de ölen ... olduğu kabul edilerek soyadının düzeltilmesine karar verilmiş ise de bu konuda yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; Kadastro sırasında adına pay tescil edilen “... oğlu, ...” isimli şahıs; Şabanözü ilçesi, ... Köyü C.13, S.13’ te nüfusa kayıtlı, 01.07.1931 doğumlu ve T.C. ... kimlik numaralıdır. ... ve ... oğlu 01.01.1940 doğumlu, 23.10 2007 de ölen ... ise, aynı köy C. 13 Hane 5’te nüfusa kayıtlı olduğu gibi 01.01. 1940 doğumlu ve T.C. ... kimlik numaralıdır. Bu çelişki giderilmeden tapuda malik görünen “... oğlu, ...” ile davacının murisi ve babası “... oğlu ...”nın aynı şahıs olduğunun kabulü mümkün değildir. Bu konuda mahkemece de herhangi bir araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 05.08.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet ... sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir....
-KARAR- Dava, tapu kaydındaki malikin murisi olduğunun tespiti isteğine ilişkin olup, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalının aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine. Davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarına gelince, Bilindiği üzere, "Mülkiyet Hakkının Tescili" başlıklı 22.07.2013 tarihli ve 2013/5150 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ...Tüzüğü'nün 28. (18.05.1994 tarihli ve 94/5623 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ... Tüzüğü'nün 25.) maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı, soyadı, baba adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarası olarak belirlenmiştir. ......
Hemen belirtilmelidir ki; 22.07.2013 tarihli ve 2013/5150 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicili Tüzüğü'nün “Mülkiyet Hakkının Tescili” başlıklı 27. (18.05.1994 tarihli ve 94/5623 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicili Tüzüğü'nün 25.) maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı, soyadı, baba adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarası olarak belirlenmiştir. Görüldüğü gibi bunların arasında T.C kimlik numarası, medeni hali, cilt ve sıra numarası ile doğum tarihi yer almamıştır. Dolayısıyla, tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgisinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Ne var ki; akit tablosu, dayanak tapu kaydı, kadastro tutanağı gibi belgelerde var olan çelişkiler veya hatalı yazımlar nedeniyle, idarece tapu maliklerinin talepleri kabul edilmemektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir....


