WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

T.C. kimlik numaralı nüfus cüzdanında yazılı “... ...” ile ... kimlik numaralı nüfus cüzdanında yazılı “...’ın” aynı kişi olduğunun tespiti istemiyle nüfus müdürlüğüne karşı dava açması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosya içerisindeki 24.12.2004 tarihinde noterde düzenlenen vekaletnameden "... Nüfus Müdürlüğünce yenileme nedeni ile, 23.01.2004 tarih, 1088 kayıt, ...sıra numarasında kayıtlı bulunan......’i vekil tayin ettiği ve anılan vekaletname uyarınca ... oğlu ...’e ve ... kızı ...’a ait dava konusu taşınmazların ... tarafından 12.07.2005 tarihinde tapudan satın alındığı ve “... ...” adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Davacı ... ise, ... ve ... kızı 31.05.1929 doğumlu olup ve ... kimlik numarası ile ... ili, ... ilçesi, ... köyü, Cilt 33, Hane 30 da nüfusa kayıtlıdır. Dosya içinde bulunan ... 8....

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Dosya içinde bulunan nüfus kayıtlarının incelenmesinden davacının, ... mahallesi 45 Hane numarasında kayıtlı “ ... ve ...’dan olma ... doğumlu ... “ olduğu, yine aynı yer nüfusuna kayıtlı “ ... ve ... oğlu 07.02.1970 doğumlu ...“ isimli bir kişinin daha bulunduğu ve bu kişinin davacının oğlu olduğu anlaşılmaktadır....

Eldeki davada, davaya konu taşınmazın 88 ada 52 parsel sayılı taşınmazın revizyonu sonucu oluştuğu ve dayanak tapu kaydının tapulama tutanağında kayıt maliki ...’nin 17.04.1940 tarihli beyanın bulunduğu, buna göre taşınmazın “dedesi ... oğlu ... hibesinden kocası ...’e ondanda hibe yolu ile ...’ye” intikal ettiği ve taşınmazın malik hanesine “... kızı ...” yazıldığı, bu kayıtta soyadının olmadığı, revizyon ile 932 parsel oluşurken ...’ye “...” soyadının eklendiği, baba adının aynı kaldığı, soyadı eklenmesinin dayanağının açıklanmadığı ve 932 parselin tapulama tutanağında ise malik ...’nin ölü, olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır....

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca,... taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Dava konusu taşınmazın tapu kaydında mevcut ipoteğin bedele yansıtılmaması, 2-Ölü kişinin adının karar başlığında yer almayacağı düşünülmeden, karar başlığında mirasçıların yanı sıra ölü kişinin adının da yazılması, 3-........

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Somut olayda; davacı 28/720 pay sahibi “...” adlı kişinin tapu kaydından silinmesini payın diğer maliklere verilmek suretiyle düzeltilmesini istemiştir. Yukarıda da açıklandığı gibi kimlik bilgilerindeki yanlışlıkların düzeltilmesi tapu kaydında isim düzeltme davalarının konusu olabilir. Davacı ise tapu kütüğündeki ismin yanlış yazıldığını değil, hayatta olmayan bir kişi adına tespit ve tescil işleminin gerçekleştiğini belirterek hissenin iptalini istemektedir. Mahkemece dava kabul edilerek 28/720 pay maliki "..."...

Belirtilen nedenle tapu maliki ile ismi düzeltilen kişinin aynı kişi olduğunun şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanması gereklidir. Mahkemece, nüfus müdürlüğünden tapu maliki ile aynı ismi taşıyan bir kişinin kaydının bulunup bulunmadığı konusunda yapılan araştırma sonucu beklenilmeksizin ve yetersiz tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Dairenin 01.07.2010 tarihli geri çevirme kararında davalı ...'nin sağ olup olmadığı araştırılıp ölü olduğunun anlaşılması halinde mirasçılık belgesinin ilgilisinden temini ile mahkeme kararı ve temyiz dilekçesinin mirasçılarına, sağ ise kendisine tebliğ edilmesi istenmişse de mahkemece geri çevirme kararından sonra davacı vekilinin davalı ...'...

Dosyanın incelenmesinden, mahkemece nüfus kayıtlarında soyadları bulunmadığı halde tapu maliklerinin tapu kaydındaki kimlik bilgilerine soyadı eklenmesine karar verildiği gibi isimler yönünden yapılan düzeltmenin de nüfus kayıtlarına uygun olmadığı anlaşılmıştır.Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet ... sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur ve bu tür davalarda amaç tapu kaydının nüfus kaydına uygun hale getirilmesidir. Somut olayda, kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen dava konusu taşınmazların tapu malikleri ... ve ...'un dosya içerisindeki nüfus kayıt örneklerine göre; “... oğlu Yonus”un kimlik bilgilerinin “Yavuzarslan” soyadı da ilave edilmek suretiyle “... oğlu ......

ölümün ölü muayenesinin yapıldığı saatten 10 saatten fazla süre önce ölmüş olabileceğinin değerlendirildiği, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince yapılan otopsi sonucuna göre kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, kosta, vertebra ve pelvis kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması, iç organ ve orta-küçük çaplı damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğunun belirtildiği, Sanığın Tekirdağ Asliye Ceza Mahkemesince alınan savunmasında seyir halindeyken bir kişinin aniden önüne çıktığını, fren yapmasına rağmen kazaya engel olamadığını cezaevinden firar ettiği için korkuyla kaza mahallinden uzaklaştığını belirttiği, olay yerinin meskun mahal dışı olması, olay saati gece olup olay yerinde aydınlatmanın bulunmaması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın bir şahsa çarptığını bildiği, olay yerinde durup çarptığı kişiyi kontrol edip sağlık görevlilerini olay yerine çağırması ve kolluk görevlilerine haber vermesi durumunda ölenin hayatını...

UYAP Entegrasyonu