WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi Harun Aykul 'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir....

-K A R A R- Dava, yolsuz tescil, hile ve muvazaa iddialarına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Getirtilen kayıt ve belgelerden: 26 (eski 86) nolu parseldeki 3 nolu mesken ve 12(eski 88) nolu parselin 343/570 payı ... adına; 27 ve 137 nolu parseller ise yarı yarıya ... ve ilk eşi ... adlarına kayıtlı iken; 1- ...'in 18.09.2001 tarihli vekaletnameyle vekil kıldığı ...'ün vekalet yetkisine dayanarak 26 nolu parseldeki 3 nolu meskeni 20.09.2001 tarhli resmi akitte; 12 nolu parseldeki 343/570 payı da 21.09.2001 tarihli resmi akitte davalı ...'a sattığı, 2- ...'in 16.10.2000 ve 18.09.2001 tarihli vekaletnamelerle vekil kıldığı ...'ün vekalet yetkisine dayanarak 01.10.2001 tarihli resmi akitte 27 ve 137 nolu parsellerdeki ...'e ait yarı payları, tek mirasçısı eşi ... gibi gösteren veraset ilamına dayanarak önce ... üzerine intikal ettirdiği, sonra da aynı akitte 27 ve 137 nolu parsellerin tamamını davalı ...'a sattığı, görülmektedir. Asıl davada, ...'...

ün ... adında bir kardeşinin olmadığı, davacının tek mirasçı olduğunun sabit olduğunu, davalıların iptal edilen gerçek dışı veraset kararına göre dava konusu 122 parsel, 47 parsel ve 17 parselleri varisleri veya kendi adlarına tescil suretiyle iktisap ettiklerini, dava konusu taşınmazların tedavül kayıtlarına bakıldığında dava konusu parsellerin tamamının davacının annesi ... (...) ve davacı ...’ya intikali gerekirken iptal edilen gerçek dışı veraset ilamıyla davalı mirasbırakanları ve davalılar adına yapılan tespit ve tescilin yolsuz tescil olduğunu, taşınmazın aynına yönelik ketmi verese olgusu nedeniyle açılan yolsuz tescil davalarının hiç bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığını belirterek Kırşehir ili, ... Mahallesi 283 ada 122 (1/2),147 (1/2),17 parselin tamamının davalılar adına olan tapularının (ketmi verese) yolsuz tescil nedeniyle iptaline, davacı ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/225 esas, 1989/355 karar sayılı davasında davalıların mirasbırakanı ...'in ketmi verese nedenine dayalı iptal ve tescil davası açtığı, yapılan yargılama sonucu davacı yönünden mirastaki payında herhangi bir değişiklik olmadığından tapu kaydının iptaline yer olmadığına karar verildiği, davacının, adresi bilindiği halde hileli olarak başka bir yer gösterildiği, kendisine tebligat yapılmadan ve yapılan yargılamadan haberdan olmadan usulsüz tebliğ ile karar verildiği iddiasının isatlanamadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda özetlenen olgular gözetildiğinde, yerel mahkeme kararında yazılı gerekçeye ve özellikle de önceki, yargılamanın yenilenmesi istenilen, davada davacı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve aleyhine bir hüküm kurulmadığına göre davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur....

CEVAP Davalılar..., ... ve ..., veraset ilamının doğru olduğunu, hatalı olduğu iddia edilen veraset ilamının iptal ettirilmesinden sonra tapu iptali ve tescil davası açılabileceğini, davalı ... ise, 1973 yılında alınan veraset ilamının hatalı olduğu fark edilip 1978 yılında alınan veraset ilamına göre işlem yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuşlar, yargılama sırasında ...’ın ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.02.2014 tarihli ve 2013/759E., 2014/218K. sayılı kararıyla; veraset ilamları arasındaki çelişki giderildikten sonra tapu iptal ve tescil davasının açılması gerektiği, bu hali ile muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası açılmasında davacıların hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar ... ve ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, yolsuz tescil (ketmi verese) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan ...'ın maliki olduğu 999 ada 10 parsel sayılı taşınmazın ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 26.02.2003 tarih ve 2003/42 Esas 2003/38 Karar sayılı veraset ilamına istinaden mirasçılarına intikal ettirildiğini, ... Aile Mahkemesi'nin 2012/74 Esas sayılı dosyasında açtığı dava sonucunda mirasbırakanın hükmen babalığına karar verildiğini, ... 3....

Somut olayda; dava dilekçesi içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden; davada dayanılan hukuki sebebin, ketmi verese (yolsuz tescil) hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olduğu, öte yandan davacıların, dava dilekçesinde, muris ...'a ait ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1973/969 Esas, 1973/900 Karar sayılı veraset ilamının da iptalini talep ettikleri, evrak arasına sunulan mirasbırakan ...'a ait iki ayrı veraset ilamı arasında çelişki bulunduğu, iptali istenen ve tapu müdürlüğüne intikal sırasında ibraz edilen veraset ilamında davacıların mirasçı gösterilmemiş olmaları sebebi ile eldeki davayı açmakta da hukuki yararların bulunduğu açıktır....

Bilindiği üzere tapu iptali ve tescil istekli davalar kayıt malikine yöneltilir ve davada taraf olmayan veya usulünce davada yer almayan kişinin malik olduğu taşınmazla ilgili olarak tapu iptal tescil hükmü kurulamaz. O halde, davanın tarafı olmayan ...’ın kayden maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazla ilgili kabul kararı verilmesi doğru değildir....

Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; dava, ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, çekişme konusu taşınmazlar ....'e ait iken ölümü ile tek çocuğu ....'ye intikal ettiği,...'nin ölümü üzerine de eşi ...'nin intifa hakkını tercih ettiği, ...'nin ölümü ile intifa hakkının sona erdiği, dolayısıyla davacının çekişmeli taşınmazlarda mülkiyete dayalı bir istekte bulunamayacağı dikkate alınarak davanın reddedilmiş olması doğru olduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 0.90.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

-KARAR- Dava, ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekili 03.11.2015 tarihli dilekçesi ile 22 parsel ile davalı ... adına kayıtlı diğer taşınmazlar bakımından tavzih isteğinde bulunmuş, mahkemece tavzih isteğinin reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 305. maddesinde; “1-Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında teraddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. 2-Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, 305. maddedeki koşulların gerçekleştiğinden söz edilemez, anılan husus hükmün değiştirilmesi niteliğindedir ve tavzih yolu ile mümkün değildir....

UYAP Entegrasyonu