İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı, değer artış payı ve katılma alacağı isteğine ilişkindir. 1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı-birleşen dosyada davalı D.vekilinin gerek asıl dosyada verilen hükme, gerekse birleşen dosyada verilen 35.000 TL. miktara yönelen temyiz itirazları yerinde görülmemiş, D. vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2- Birleşen dosyada davacı Alper vekili, 07.09.2009 tarihinde D. adına banka kredisi kullanılarak satın alınan Lüleburgaz ilçesi ... ada .. parselde ... numaralı mesken yönünden, banka kredisinin Alper adına olduğunu ve halen ödemelerin devam ettiğini açıklamış ve öncelikle meskene ait tapu kaydının iptali ile A. adına tescilini, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir....
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Değer Artış Payı Alacağı, Katılma Alacağı Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki tapu iptali ve tescil, değer artış payı alacağı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve karşı davanın kabülüne dair ... 6. Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı karşı davacı ... vekili ve duruşmasız olarak davacı karşı davalı ... vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için ... Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden her iki taraf vekili geldiler....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı - Katılma Payı Alacağı - Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 15.03.2022 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... ve vekili gelmedi. Karşı taraf davacı-davalı ... vekili Av. ... geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü....
Kooperatif ödemelerinin bir kısmının mal ayrılığı, bir kısmının da edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemlerde yapılması halinde ise; mal ayrılığı dönemindeki ödemelere her bir eşin yaptığı katkı oranı, daha sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimine kişisel mal olarak geçeceği kabul edilmektedir. Buna göre; mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde (01.01.2002 tarihine kadar) eşlerin kooperatif ödemelerine yaptıkları katkı oranı, 743 sayılı TKM, Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ile Yargıtay ve Dairemizce kabul edilen "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi göz önünde bulundurularak belirlenmelidir. Kişisel mal olarak kabul edilen bu katkı oranı, 01.01.2002 tarihinden sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimi kurallarına göre, hesap edilecek "değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak" miktarlarının tespitinde gözetilecektir....
İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde değer artış payı ve katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi ... ile ... aralarındaki katkı payı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ......
Bu ilke ve esaslara göre saptanan aracın borç miktarı, tasfiye tarihindeki sürüm değerinden düşüldükten sonra kalan miktar, değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hesaplamasında göz önünde bulundurulur. Buna göre; öncelikle, tasfiyeye konu aracın satın alma bedeli, bunun krediyle ve varsa kredi dışında eşlerin kendi imkanları ile karşıladıkları miktarlar ve oranları ile tasfiye tarihindeki sürüm değeri ayrı ayrı belirlenmelidir. Açıklamalar doğrultusunda hesaplama yapılabilmesi için, iddia ve savunma çerçevesinde, aracın ruhsat ve satın alınma bilgileri, kredi sözleşmesi ve kredi borcu ödeme tablosu dahil finans kuruluşu kayıtları, ihtiyaç duyulması halinde eşlerin malın alınmasında katkı olarak kullandıklarını ileri sürdükleri mal varlıklarına ilişkin sair belgeler bulundukları yerlerden getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulmalıdır....
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmaz nedeniyle boşanma dava tarihi itibariyle kalan borç hesaplanmak suretiyle oranlama yapıldığı, davacının taşınmaz satın alınırken ziynet alacaklarını bozdurarak ödemiş olduğu kısım yönünden oranlama yapılmak suretiyle değer artış payının 88.658,00 TL, edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında değer artış payı düşüldükten sonra kalan kısım açısından 1/2'si olan 180.988,60 TL katılma alacağı olduğu, bozma ilamı doğrultusunda usul ve yasaya uygun bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiği gerekçesiyle; davanın kabulüyle 88.658,00 TL değer artış payı alacağı ve 180.988,60 TL katılma alacağı olmak üzere toplam 269.646,60 TL alacağın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Mahkemece, taşınmaza yönelik tapu iptal ve tescil isteğinin sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). Mal rejimi sona erdiğinde eşlerin ya da mirasçılarının tasfiye davası sonucunda katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacak hakları doğar. Kural olarak, eşlerden birine ait mal varlığında, diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamaz. Mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe ya da mirasçılarına tanınan hak ayni olmayıp, şahsi alacak hakkıdır (07.10.1953 gün 8/7 YİBK, 4721 sayılı TMK'nun m. 227/1, 231, 236/1). TMK'nun 239/1. fıkrasında; "katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir…” denilmektedir. 226/3. madde de ise "Eşler karşılıklı borçları ile ilgili düzenleme yapabilirler" hükmüne yer verilmiştir....
Mahkemece, davanın kabulüyle tasfiye tarihi olan boşanmanın kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte değer artış payı ve katkı payı alacağı olarak 30400,00 TL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar 08.06.1989 tarihinde evlenmişler, 20.03.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabul edilmesi üzerine hükmün kesinleştiği 23.03.2007 tarihinde boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. (TMK.nun 225/2). 1.1.2002 tarihinden itibaren bir yıl içinde başka mal rejimi seçilmediğinden bu tarihe kadar eski MK.nun 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TMK.nun 202). Dava konusu taşınmaz, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 27.05.2003 tarihinde satın alınıp davalı adına tescil edilmiştir....


