Dava konusu edilen 2945 ada 5 parsel 2 nolu bağımsız bölüm 23.09.1983 tarihinde, 5357 ada 12 parsel 12 nolu bağımsız bölüm 09.02.1979 tarihinde satış yolu ile davacı ve davalı adına 1/2'şer hisse ile tescil olmuş, 1151 ada 1 parsel 3 nolu bağımsız bölüm 02.09.1993 tarihinde satış yolu, 1151 ada 1 parsel 4 nolu bağımsız bölüm ise 16.09.1993 tarihinde satış yolu ile davalı adına tescil olmuştur. 1- Dosya kapsamına dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilin ve davalı vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava konusu edilen 4 nolu bağımsız bölüme ilişkin kurulan hükme yönelik davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinden; mal rejimi sona erdiğinde, eşlerin birbirlerinin malvarlıkları üzerinde katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacak hakları vardır....
Davacı vekili, Aile Mahkemesindeki 19/04/2013 tarihli ilk duruşmada ise açılan davanın evlilik birliği içerisinde edinilmiş mallara ilişkin katılma alacağı ve değer artışı payına ilişkin talep olduğunu belirtmiş, 08.01.2016 tarihli dilekçesi ile davayı ıslah ederek 28.948,54TL katılma alacağı talebinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taşınmaza yönelik tapu iptal ve tescil isteğinin sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). Mal rejimi sona erdiğinde eşlerin ya da mirasçılarının tasfiye davası sonucunda katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacak hakları doğar. Kural olarak, eşlerden birine ait mal varlığında, diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamaz....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı, değer artış payı ve katılma alacağı ... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı, değer artış payı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair . Aile Mahkemesi'nden verilen 19.02.2014 gün ve 46/238 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi davalı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.02.2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av. ..., temyiz eden davalı vekili Av. ...geldiler....
Tüm bu açıklamalar nedeni ile, Mahkemece, öncelikle dava konusu 1555 parselin ve gitti kayıtlarının ve son malikleri gösterir güncel tapu kayıtlarının duraksamaya yer verilmeksizin belirlenmesine çalışılması, bundan sonra taşınmazın ilk edinme tarihinin 743 sayılı TKM döneminde olması durumunda davanın katkı payı alacağı, 4721 sayılı TMK döneminde taşınmazın edinildiğinin anlaşılması durumunda ise talep gözetilerek davanın değer artış payı alacağı (TMK m. 227) ve artık değere katılma alacağı (TMK m. 231 ve devamı) maddelerine göre uyuşmazlığın çözülmesine çalışılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir....
Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır. (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1. m). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir. (TMK 222. m). Mal rejimi sona erdiğinde eşlerin ya da mirasçılarının tasfiye davası sonucunda katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacak hakları doğar. Kural olarak, eşlerden birine ait mal varlığında, diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamaz....
Bu ilke ve esaslara göre saptanan taşınmazın borç miktarı, tasfiye tarihindeki sürüm değerinden düşüldükten sonra kalan miktar, değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hesaplamasında göz önünde bulundurulur. Buna göre; öncelikle, tasfiyeye konu taşınmazın satın alma bedeli, bunun krediyle ve varsa kredi dışında eşlerin kendi imkanları ile karşıladıkları miktarlar ve oranları ile tasfiye(karara en yakın) tarihindeki sürüm(rayiç) değeri ayrı ayrı belirlenmelidir. Açıklamalar doğrultusunda hesaplama yapılabilmesi için, iddia ve savunma çerçevesinde, taşınmazın satın alınmasına ilişkin akit tablosuyla birlikte tapu kaydı, kredi sözleşmesi ve kredi borcu ödeme tablosu dahil finans kuruluşu kayıtları, ihtiyaç duyulması halinde eşlerin malın alınmasında katkı olarak kullandıklarını ileri sürdükleri malvarlıklarına ilişkin sair belgeler bulundukları yerlerden getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulmalıdır....
Mahkemece, ev eşyalarına yönelik talebin kısmen kabulüne kısmen reddine ve kredi ödemelerine ilişkin talebin reddine dair verilen kararın Dairemizin 24.04.2014 gün, 2013/9786 E., 2014/7968 K. sayılı ilamı ile kredi ödemelerine ilişkin kısmı bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya sonucunda davanın kısmen kabulü ile 2.571,00 TL katılma alacağının tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, değer artış payı alacağı ve artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir....
İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Tasfiyeye konu malın, bedelinin tamamının ya da bir kısmının kredi ile karşılanması durumunda, kredi veren kuruluşa yapılan geri ödemelerin isabet ettiği dönemden, miktarından ve taksit sayısından hareketle mal rejiminin tasfiyesi sonucunda eşlerin alacak miktarları belirlenir. 4721 Sayılı TMK'nin 202/1. maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde yapılan ödemelerde, eşler lehine değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hakları doğabilecektir. Kredi borcu ödemelerinin bir kısmının mal rejiminin devamı süresince, bir kısmının da daha sonraki tarihlerde yapılmasında, mal rejiminin geçerli olduğu dönemin sonrasına sarkan ödemeler, dava konusu taşınmazın borcu kabul edilerek tasfiye gerçekleştirilir....
İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Tasfiyeye konu taşınmazın, bedelinin tamamının ya da bir kısmının kredi ile karşılanması durumunda, kredi veren kuruluşa yapılan geri ödemelerin isabet ettiği dönemden, miktarından ve taksit sayısından hareketle mal rejiminin tasfiyesi sonucunda eşlerin alacak miktarları belirlenir. 4721 sayılı TMK'nun 202/1. maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde yapılan ödemelerde, eşler lehine değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak hakları doğabilecektir. Kredi borcu ödemelerinin bir kısmının mal rejiminin devamı süresince, bir kısmının da daha sonraki tarihlerde yapılmasında, mal rejiminin geçerli olduğu dönemin sonrasına sarkan ödemeler, dava konusu taşınmazın borcu kabul edilerek tasfiye gerçekleştirilir....
Bu durumda, 07.10.1953 tarih 8/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; taşınmazın alımına katkıda bulunduğunu iddia eden davacının bu katkısına dayanarak ayın (mülkiyet) talep edemeyeceğine ve katkı payı alacağına ilişkin bir talepte de bulunulmadığına göre, 7 nolu bağımsız bölüm yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer yandan; dava konusu 38 KH 669 plakalı otomobil 07.08.1992 tarihinde satış yoluyla davalı koca adına tescil edilmiştir. Davacı vekili, araç üzerinde vekil edeninin katkı payı alacağı bulunduğunu ileri sürerek trafik kaydının 1/2 oranında iptalini istemiş ve katkı payı alacağı yönünde her hangi bir talepte bulunmamıştır. Kural olarak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ön gördüğü sistem, artık değere katılma (edinilmiş mallara katılma) ve değer artış payı alacağının konusu para olup ayın istenemez....


