Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı erkeğin faize yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Davacı lehine tasfiyeye konu 158 ve 2378 parsel sayılı taşınmazlar ile ... plakalı araç, nedeniyle hükmedilen alacak, artık değere katılma alacağı niteliğindedir. TMK'nin 239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hüküm altına alınmıştır. Yargıtay'ın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir....
Bu ilke ve esaslara göre saptanan taşınmazın borç miktarı, tasfiye tarihindeki sürüm değerinden düşüldükten sonra kalan miktar, değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hesaplamasında göz önünde bulundurulur. Buna göre; öncelikle, tasfiyeye konu malın satın alma bedeli, bunun krediyle ve varsa kredi dışında eşlerin kendi imkanları ile karşıladıkları miktarlar ve oranları ile tasfiye (karara en yakın) tarihindeki sürüm (rayiç) değeri ayrı ayrı belirlenmelidir. Açıklamalar doğrultusunda hesaplama yapılabilmesi için, iddia ve savunma çerçevesinde, malın satın alınmasına ilişkin akit tablosuyla birlikte tapu/trafik kaydı, kredi sözleşmesi ve kredi borcu ödeme tablosu dahil finans kuruluşu kayıtları, ihtiyaç duyulması halinde eşlerin malın alınmasında katkı olarak kullandıklarını ileri sürdükleri mal varlıklarına ilişkin sair belgeler bulundukları yerlerden getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulmalıdır....
İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur....
Davacı vekili, araç üzerinde vekil edeninin katılma alacağı bulunduğunu ileri sürerek trafik kaydının 1/2 oranında iptalini istemiş ise de katılma alacağı yönünde bir talepte bulunmamıştır. Kural olarak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre artık değere katılma ve değer artış payı alacağının konusu para olup, ayın istenemez. Somut olayda, evlilik birliği içerisinde edinilen araç üzerinde davacının katılma alacağı bulunduğu anlaşılmış ise de davalı tarafın aracın trafik kaydının 1/2 oranında iptaline karar verilmesini istediğine ve açıklandığı gibi bedel konusunda herhangi bir isteği bulunmadığına göre, mahkemece araç yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 07.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Dairemizin 05.07.2022 tarih ve 2022/3317 Esas, 2022/6740 Karar sayılı kararı ile, somut olayda, davacının dava dilekçesinde talebin tespit ile değer artış payı ve artık değere katılma alacağı niteliğinde olduğu, diğer bir deyişle tasfiyeye konu malların tespit edildikten sonra tasfiyeye konu malların tasfiye tarihindeki (muhtemel karar tarihi) değerine göre değer artış payı alacağı ve artık değere katılma alacağının belirlenmesi gerektiği, dava dilekçesinin içeriği ve alacağın niteliği bir bütün halinde değerlendirildiğinde davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi objektif olarak davacıdan beklenemeyeceği, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği; tasfiyeye konu 683 ada 8 parsel 1 nolu bağımsız bölümün keşif tarihindeki (29.03.2019) durumuna göre, inşaat seviyesi tespit edilmeden belirlenen güncel değere göre katılma alacağının belirlendiği, taşınmazın tasfiyenin sona erdiği tarihte (22.12.2017) natamam...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı Alacağı ve Katılma Alacağı ... ile ... aralarındaki değer artış payı alacağı ve katılma alacağı davasının reddine dair ... Aile Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazın tasfiye anındaki sürüm değeri olarak kabul edilen 80.000-TL'nin kalan kredi borcu olan 85.517-TL'den az olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, esas yönünden davacı vekili tarafından, vekalet ücreti yönünden davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir....
Artık değere katılma alacağı ve değer artış payı alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (4721 sayılı Kanun md. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1)....
İnşaata, 743 sayılı TKM'nin yürürlükte olduğu mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden önceki dönemde başlanıp-bitirilmesi durumunda eşler lehine katkı payı alacağı, 4721 sayılı TMK'nun yürürlükte olduğu edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden sonraki dönemde başlanıp-bitirilmesinde ise değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak hakları doğabilecektir. Binanın bir kısmının mal ayrılığı rejiminin, bir kısmının da edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemlerde inşa edilmesi durumunda; öncelikle, mal ayrılığı rejiminin sona erdiği 01.01.2002 tarihi itibarıyla gelinen inşaat seviyesi oran olarak belirlendikten sonra, bu dönemdeki inşaat yapımına 743 sayılı TKM, Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ile Yargıtay ve Dairemizce kabul edilen "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi göz önünde bulundurularak her bir eşin gerçekleştirdiği katkı oranları ayrı ayrı tespit edilmelidir....
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, 21727 ada 6 parsel (23862 ada 6-7 parsel) sayılı taşınmazla ilgili katkı payı alacağı talebinin kabulü ile 65.280 TL asıl alacak ve 30.355,02 TL işlemiş faizin davalıdan tahsiline, 65.280 TL asıl alacağa 10/04/2013 ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, 21727 ada 5 parsel (23862 ada 6 parsel) sayılı taşınmazla ilgili katılma alacağı talebinin kabulü ile 37.500 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 22998 ada 9-10 parsellerle ilgili katkı payı alacağı talebinin kabulü ile 107.440 TL asıl alacak ile 49.959,06 TL işlemiş faizin davalıdan tahsiline, 107.440 TL asıl alacağa 10/04/2013 ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, ... plakalı araçla ile ilgili katılma alacağı talebinin kabulü ile 11.400 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, karşı davanın kısmen kabulüne karşı davacının ... plakalı araçla ilgili talebinin kısmen kabulü ile 7.400 TL katılma...
Buna göre; mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde (01.01.2002 tarihine kadar) eşlerin kooperatif ödemelerine yaptıkları katkı oranı, 743 sayılı TKM, Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ile Yargıtay ve Dairemizce kabul edilen "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi göz önünde bulundurularak belirlenmelidir. Kişisel mal olarak kabul edilen bu katkı oranı, 01.01.2002 tarihinden sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimi kurallarına göre, hesap edilecek "değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak" miktarlarının tespitinde gözetilecektir....


