Uyuşmazlık konusu düzenleme Dava konusu planın 8.11.5 sayılı plan notunda: "Bu planda orman alanı olarak belirlenmiş, ancak özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş parsellerde, kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla, 8.7. tarım arazileri plan hükümleri geçerlidir. Ancak, orman bütünlüğü içerisinde kalan ve etrafı orman dokusu ile çevrili olan özel mülkiyeti kesinleşmiş (tapuya tescil edilmiş) parsellerde, kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla sadece, tarım ve hayvancılıkla ilgili yapılar ile çiftçinin barınması amaçlı yapılar yer alabilir. Müştemilatlar emsale dahildir. Bu alanlar için yapılaşma koşulu:min. parsel=5000 m², emsal=0.05, hmaks=2 kat, maks. toplam inşaat alanı= 250 m²’dir. " kuralı yer almaktadır....
Uyuşmazlık konusu düzenleme Dava konusu planın 8.11.5 sayılı plan notunda: "Bu planda orman alanı olarak belirlenmiş, ancak özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş parsellerde, kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla, 8.7. tarım arazileri plan hükümleri geçerlidir. Ancak, orman bütünlüğü içerisinde kalan ve etrafı orman dokusu ile çevrili olan özel mülkiyeti kesinleşmiş (tapuya tescil edilmiş) parsellerde, kadastral bir yola cephesi olmak şartıyla sadece, tarım ve hayvancılıkla ilgili yapılar ile çiftçinin barınması amaçlı yapılar yer alabilir. Müştemilatlar emsale dahildir. Bu alanlar için yapılaşma koşulu:min. parsel=5000 m², emsal=0.05, hmaks=2 kat, maks. toplam inşaat alanı= 250 m²’dir. " kuralı yer almaktadır....
kat fazla olduğu" tespit ve değerlendirmelerinde bulunulmuştur....
. • Dava konusu 10.10.2018 tarihli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin Plan Açıklama Raporunun “Giriş” bölümünde “Planlama Bölgesi içinde kalan her iki il sınırları içindeki alanlar, gerek İzmir merkezli ekonomik ilişki ağı nedeniyle ve gerekse Gediz ve Bakırçay gibi birden fazla il sınırı içinden geçen akarsu havzalarında konumlanmadan kaynaklanan, sorunlarda ve üretilecek çözümlerde ortaklaşma nedeniyle, yönetsel sınırlardan bağımsız mekânsal bir bütün oluşturmaktadır. • Planlama Bölgesi içindeki yerleşmeler, içinde konumlandıkları verimli havzaların doğal ve ekonomik değerlerinin sahibi olmalarının yanı sıra, tarihten günümüze aynı bölgede yaşamış halkların bıraktığı kültürel zenginliğin de mirasçısı durumundadır. 19.07.2007 tarihinde onaylanan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’na muhtelif tarihlerde açılan davalar sonucunda Danıştay 6....
Medeni Yasa'nın 778. maddesine belirtildiği üzere, taşınır mülkiyeti, malik tarafından terk edildiği taktirde o malın mülkiyeti de kaybedilmiş olacaktır. Mülkiyeti kaybedilmiş bir eşyanın ispat aracı olarak yararlı görülmesi sebebiyle olay yerinden alınmasında o malın önceki malikinin rızasına gerek olmadığı için böyle bir alma, el koyma değil muhafaza altına alma olarak değerlendirilecektir. Yukarıda da belirtildiği üzere muhafaza altına alma için de bir karara veya yazılı emre gerek yoktur. Dolayısıyla dosyaya konu olayda kesik ve yırtık kağıtların alınması bir el koyma değil, muhafaza işlemi olduğundan bu işlem için bir karar yada yazılı emir alınmaması bunların yasa dışı delil olduğu anlamına gelmeyecektir. Kesilerek veya yırtılarak çöpe atılan ancak merkez komutanlığı görevlilerince muhafaza altına alınan belgeler ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü görevlilerinc bi raraya getirilerek incelenmiştir (Kls.5/ek-4/33; Kls.5/ek-4/9-b; Kls.5-ek-4/9-a)....
Bu nedenle, ekonomik, sosyal ve mekansal zorunluluklardan kaynaklanan ve 4737 sayılı Kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçları gerçekleştirecek nitelikte bulunan dava konusu Bakanlar Kurulu Kararında, anılan kamu hizmetinin gereklerine, kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır....
(Fatih Selami Mahmutoğlu Ekonomik Suçlar Bağlamında Kredi Hukukundan Kaynaklanan Suçlar sf. 248) Bu görüş doktrinde de paylaşılmaktadır. (Bkz. Mehmet Emin Artuk / Ahmet Gökçen / A. Caner Yenidünya, 5237 S.K’na göre hazırlanmış Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara – 2005, sf. 568 vd.). O halde bir kredi ilişkisinde yalnızca kredinin ilk açıldığı andaki şartlar göz önüne alınarak değerlendirme yapmak ve buna göre de nakit çıkışının tarihini esas alarak fiili nitelendirmek ve temditlerin suç oluşturmayacağını söylemek her olayda doğru değildir. Şayet kredilerin vadesi uzatılmışsa, bu işlemin de zimmet suçunun unsurlarını oluşturup oluşturmayacağı ayrıca incelenmelidir. Kredinin temdit edilmesi başlangıçta hukuku uygun olarak açılan bir krediyi hukuka aykırı hale getirebilir....


