Mahkemece; davalının dava konusu taşınmazda kat maliki olduğu, Kat Mülkiyeti Kanununa göre kat maliklerinin ve bağımsız bölümlerden faydalananların katlanması gereken ortak gider alacaklarının bulunduğu, bunların Kat Mülkiyeti Kanununda belirlendiği bilirkişilerce yapılan incelemelerde davalı vekili tarafından sunulan ödeme makbuzlarında dikkate alındığı, böylelikle ilamsız icra takibi ile talep edilen tutarın genel gider alacağı olduğu, davalının ödediğini iddia ettiği bedellerin aidat ödemesi, davacının ödemediğini iddia ettiği bedellerinde demirbaş ödemelerine ilişkin olduğu, icra takibinde demirbaş ödemelerinin davalıya bildirildiği böylelikle, davalının itirazın iptali ile likit alacak olması nedeni ile asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, davalının . ......
Davalı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, davacının bahsettiği genel kurul kararları ile işletme projelerinin kendisine bildirilmediğini, adı geçen sitede kat irtifakı kurulmamış olduğundan apartman yönetim oluşturulamayacağını ve aidat talebinde bulunamayacağını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, "site yönetiminin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca ortak gidere ilişkin avans borcunun tahsili için dava açabileceği , ancak dava konusu taşınmazda kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmediği ve bu bağlamda somut uyuşmalıkta 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulama yeri bulamayacağı ve davacının davada taraf sıfatının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın sıfat (aktif husumet ehliyeti) yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. Dava konusu sitede ortak gider alacağının dava konusu edildiği dönem itibariyle henüz kat mülkiyeti kurulu değildir....
İnceleme konusu karar, Kat Mülkiyeti Kanunun'dan kaynaklanan ortak gider alacağın tahsili istemine ilişkindir. Bu durumda; Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu İş Bölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin görevi içine girmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü 6644 Sayılı Kanun'un 2.maddesi ile değişik 2797 Sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60.maddesi gereğince dosyanın görevli Daire belirlenmek üzere Yargıtay Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu'na gönderilmesine, 04/04/016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Dava ortak gider alacağına yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden görülmesi gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelerle tapu kayıtlarının incelenmesinden; davaya konu birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu anlaşılmaktadır....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/39 Değişik İş sayılı dosyasından zararının 4.950,00 olduğunun tespit edildiğini, zarardan davalı kat maliklerinin sorumlu olduğunu beyan ederek; olay tarihinde kat malikleri olan davalılardan 4.950,00-TL asıl alacağın ve 645,80-TL delil tespiti giderlerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle; zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava; davacının kiracı olduğu kapıcı dairesini pis su basması nedeniyle oluşan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Ek- 1. maddesindeki, "...Bu kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir..." hükmü uyarınca Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan maddi tazminat istemli davada görevli mahkeme sulh hukuk mahkemeleridir....
Dava aidat alacağına yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesine göre; kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça anataşınmazın ortak giderlerini ve bununla ilgili avansı kendi arsa payları oranında ödemekle yükümlüdür ve bu ortak giderler her türlü delille ispat edilebilir. Somut olayda icra takibine konu edilen ortak gider bedellerine ilişkin alınan kararların kat malikleri genel kurulu kararları değil, yönetim kurulu kararları olduğu anlaşılmaktadır. Davacı öncelikle icra takibine konu aidatlara ilişkin olarak alınmış bir kat malikleri kurulu kararı olup olmadığını, olmadığı takdirde işletme projesinin davalıya tebliğ edilerek kesinleştiğini aksi takdirde ise yapılan giderlere ilişkin makbuz ve faturaları sunarak ortak gider alacağını ispatlamalıdır. Yine icra takibinde istenilen yasal faiz talebi açısından davalının temerrüde düşürülüp düşürülmediği araştırılmamıştır....
Dava; Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ortak gider alacağı nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Kat Mülkiyeti Kanununun 17. maddesinin 3. fıkrası, "Kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır." hükmünü amirdir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş ise de; alınan bilirkişi raporu ve yazılan gerekçe yukarıda anılan kanun hükmüne uygun değildir. Zira anılan yasa hükmü binanın fiilen tamamlanmış olmasını ve bununla birlikte bağımsız bölümlerin üçte ikisinin fiilen kullanılmaya başlanmış olmasını öngörmektedir....
Hukuk Dairesinin 25.09.2018 tarih, 2017/3039 Esas - 2018/5941 Karar sayılı ile "davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve Kat Mülkiyeti Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanununun 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlıkta kat mülkiyeti hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Ancak Kat Mülkiyeti Kanununun 28. maddesinde yönetim planının bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmünde olduğu düzenlenmiştir. Yönetim planının 48 ve 49. maddesinde ödemede geciktiği günler için aylık %5 gecikme tazminatının ödenmesi gerektiği düzenlenerek ortak gider borcunu ödemeyen kat maliklerinin gecikme tazminatından sorumlu olduğu belirtilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ortak yere elatmanın önlenmesi davası olup sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ise; "Kat Mülkiyeti Kanunu kat mülkiyeti ve kat irtifakının kurulması ve sona erdirilmesi, yönetimi, kat maliklerinin hak ve sorumluluklarını kısacası kat mülkiyetinde iç ilişkiyi düzenler. Somut olayımızda davacı sitenin 3. bir kişi olan davalı tarafa haksız kullanıma ilişkin men'i müdahale ve ecrimisil talepli dava açtığı görülmüştür. Yukarıda belirtildiği üzere sitenin yönetime yada kat malikleri arasındaki herhangi bir husumete ilişkin değildir. Durum böyle olunca sırf sitenin davacı olması nedeni ile mahkememiz görevli olmaz....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre; bu yasadan kaynaklanan davalar mahiyeti ne olursa olsun Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülür. Kat Mülkiyeti Kanunu uygulanması için dava konusu sitenin tek ada ve parsel üzerinde kurulu bulunması gerekir. Birden fazla ada ve parsel üzerinde kurulu ise Kat Mülkiyeti Yasasının uygulanması mümkün değildir. Şayet Kat Mülkiyeti Kanunu uygulanmaz ise davanın konusu para olmayan bir şey ve para ile değerlendirilemiyor ise görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir; para ile değerlendirilebiliyor ise dava tarihindeki dava konusunun parasal değerine göre Sulh Hukuk veya Asliye Hukuk mahkemesi görevli olacaktır. Mahkemeler arası görev ilişkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan ötürü, dava sonuçlanıncaya kadar resen dikkate alınır....


