İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalılar ... ve ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, teslimin ruhsat tarihinden itibaren 18 ay olarak kararlaştırıldığı ancak 12.08.2016 tarihinde ruhsat alınmasına rağmen 12.02.2018 tarihine kadar ve keşif tarihi itibariyle davalı yüklenici tarafından inşaata başlanmadığı bu nedenle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine karar verilmesinde usûl ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, davacı arsa sahibinin vekili olarak satımda bulunan ...’un davalı yüklenici şirket temsilcisi olduğu, davalı ...’e bizzat arsa sahibinin yaptığı satış işleminde ise ...’un bu kez alıcı ... vekili olarak hareket ettiği, akraba oldukları anlaşılan davalıların henüz inşasına başlanmamış bir yapıdan inşaatın bizzat yüklenicisi ile muhatap olarak, bağımsız bölüm satın almaları nedeniyle, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi halinde iyiniyet iddiasında bulunmayacakları gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan...
den Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesi ile 350.000 TL bedelle taşınmazı satın aldığını, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu, davacı ile davalı müteahhit arasında akdedilmiş bulunan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin tapuya tescil edilmediğini, davacının müteahhitle yapmış olduğu Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin tapu kütüğüne şerh vermeyerek kusurlu davrandığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, davacı ile müteahhit firma arasındaki ilişkinin dışında olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ile davalı ......
Arsa sahibi davalı ... ile dava dışı yüklenici ... arasında yapılan 01.08.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin dosya kapsamında mahkeme kararı bulunmadığı gibi; sözleşmenin geriye etkili sonuç doğurur şekilde feshine yönelik ... ile ...’in iradelerinin birleştiğini gösterir bilgi ve belge de mevcut değildir. Oysa, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, tapulu taşınmaz ya da tapulu taşınmaz payının temlikini de içerdiğinden bu sözleşme, taraflarının iradelerinin birleşmesi yoluyla; ya da mahkeme hükmü ile fesih olunabilir. Az yukarıda açıklandığı üzere, dosya kapsamındaki mevcut belge ve bilgilere göre, 01.08.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin henüz fesih olunmadığı anlaşılmaktadır. Taraf iradelerinin birleşimi ile ya da mahkeme kararıyla anılan sözleşmenin, geriye etkili sonuç doğurur şekilde feshi gerçekleşmiş ise; dava dışı yüklenici ...’in davada yer almasına gerek kalmaz....
Arsa sahibi davalı ... ile dava dışı yüklenici ... arasında yapılan 01.08.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin dosya kapsamında mahkeme kararı bulunmadığı gibi; sözleşmenin geriye etkili sonuç doğurur şekilde feshine yönelik ... ile ...’in iradelerinin birleştiğini gösterir bilgi ve belge de mevcut değildir. Oysa, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, tapulu taşınmaz ya da tapulu taşınmaz payının temlikini de içerdiğinden bu sözleşme, taraflarının iradelerinin birleşmesi yoluyla; ya da mahkeme hükmü ile fesih olunabilir. Az yukarıda açıklandığı üzere, dosya kapsamındaki mevcut belge ve bilgilere göre, 01.08.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin henüz fesih olunmadığı anlaşılmaktadır. Taraf iradelerinin birleşimi ile ya da mahkeme kararıyla anılan sözleşmenin, geriye etkili sonuç doğurur şekilde feshi gerçekleşmiş ise; dava dışı yüklenici ...’in davada yer almasına gerek kalmaz....
Asliye Hukuk Mahkemesince, dava konusu taşınmazın bulunduğu, dava konusunun taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine yönelik olduğu, sözleşme içerisinden gayrimenkul taşınmaz devrini de içerdiği anlaşıldığından aynına ilişkin dava niteliği ve kesin yetki söz konusu olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Ayvalık 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ise davacı vekili tarafından 10/06/2015 havale tarihli davalının yetki itirazına ilişkin beyan dilekçesi ekinde sunulan avalının gerçek kişi tacir ve davacının ise tüzel kişi tacir olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre taraflar arasında akdedilen 14/01/2014 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin uyuşmazlıkların çözümlenmesi başlıklı 14. maddesine göre uyuşmazlık halinde yetkili olacağı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir....
Bu niteliği gereği, müsbet zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybıdır. Diğer bir ifadeyle müsbet zarar, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardır şeklinde de tanımlanabilir. Binaların bitirilmiş olması halinde getirilmesi beklenen kira geliri kaybı, geciken ifa nedeniyle ifaya bağlı ceza (BK.m.158/II.), seçimlik ceza (BK.m.158/I), eksik işler bedeli, kâr kaybı müspet zarar kapsamındaki alacak kalemlerindendir. Somut olay bu hukuki ilke ve açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; Davacılar tarafından eldeki temyize konu dava açılmadan önce 02.04.2002 tarihinde davalılara gönderilen ihtarnamede, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiği bildirilmiştir. Az yukarıda açıklandığı gibi, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi arsa payının devrini içermesi nedeniyle karşı tarafın kabulü yoksa, tek taraflı feshedilemez, feshe hakim karar verir....
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereğince, davalı yüklenicilerin sözleşmedeki taahhütlerini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkili arsa sahibinin mali kayba uğradığını ileri sürerek, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve beşinci katın tamamlanarak müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiş akabinde bu davasını 06.11.2014 tarihli dilekçesi ile kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi ile kal ve tazminat istemi olarak ıslah etmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen akdin feshi ve menfi zararın tazmini davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 22.05.2014 gün ve 2013/9518 esas, 2014/3974 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Taraflar arasındaki uyuşmazlık; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshi ile oluşan menfi zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriğine göre; taraflar arasında 10.06.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığı ve sözleşme uyarınca davalı yüklenicinin arsa üzerinde inşaat yapmayı taahhüt ettiği, sözkonusu tarihte arsanın bir bütün halinde...Belediyesi sınırları içinde kaldığını ve imar durumunun buna göre alındığı, inşaat ruhsatı alınmasına da engel bir durumun olmadığı, daha sonra taşınmazın bir kısmı ......
Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi, sözleşmenin tapudan terkini ve tazminat istemine ilişkindir. ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesince; uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. ... 3. Tüketici Mahkemesince ise; davacının tüketici tanımına uymadığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanunun 3/1. maddesinin (l) bendinde "gerçek veya tüzel kişilerle tüketiciler arasında kurulan eser sözleşmelerini" tüketici işlemi kapsamına almıştır....
Mahallesi 30L2C Pafta 2775 ada, 2 parseldeki taşınmazlar üzerine haciz konulduğunu, müvekkillerin yüklenicinin halefi olmadığını, müvekkillerin dava dışı üçüncü kişi konumunda olduğunu ve müvekkillerin davanın taraflarına herhangi bir borcu bulunmadığını, icra dosyası ile konulan bu hacizlerin, yerel mahkemede görülmekte olan davadan ve sonuçlarından etkilenmemesi gerektiğini, müvekkillerin, davanın kabulü ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmesi durumunda dahi hacizlerin bu karardan etkilenmeyeceğini, dava konusu taşınmazlara usul ve yasaya uygun olarak konulan haczin, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi kararından etkilenmediğini, hacizlerin dava ikame edilmeden evvel ve taşınmazlarda herhangi bir kısıtlama şerhi konulmadan önce işlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C....


