Esas sayılı davada Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Asıl dava kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi nedeniyle tazminat, birleşen dava ise aynı sözleşme gereğince tapu iptâli ve tescil istemine ilişkindir....
Yapılan bu genel açıklamalardan sonra, somut olaya gelince; arsa sahipleri ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi için arsa sahipleri tarafından açılan dava sonucunda ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/359 Esas, 2011/546 Karar sayılı kararı ile sözleşmenin ileriye etkili şekilde feshi ile birlikte davacının, yükleniciden ... Noterliği'nin 01.05.2006 tarihli ve ... yevmiye numaralı taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi ile temlik aldığı dava konusu 3. Kat 10 numaralı bağımsız bölümün davalı yüklenici hissesine düştüğü, tasfiye nedeniyle artık arsa sahipleri ile yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ilişkisinin sona erdiği anlaşılmıştır. Yüklenici ile arsa sahipleri arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ermesi ile birlikte ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/359 Esas, 2011/546 Karar sayılı kararı ile tasfiyeye karar verilmiş, kararın kesinleştiği görülmüştür....
Yapılan bu genel açıklamalardan sonra, somut olaya gelince; 16.04.1979 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi için açılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/251 Esas sayılı davasında davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmış olup, davaya konu kat karşılığı inşaat sözleşmesi halen ayaktadır. Öte yandan; mahallinde yapılan 09.12.2013 tarihli keşif sonrasında sunulan teknik bilirkişi raporunda kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapılması planlanan iş ve işlemlerin tamamlanma oranının %83,10 olduğu anlaşılmaktadır. Bunlarla beraber; davacı vekili yargılama sırasında, yüklenicinin arsa sahibi aleyhine ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/316 esas sayılı dava dosyasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tazminat davası açtığını beyan etmiştir....
Davada nakit bedel karşılığı yapılan eser sözleşmesinin feshine karar verilmesi istenmiş, mahkemece sözleşmenin feshi ile iş bedeli tutarı üzerinden davalı aleyhine nispi vekâlet ücreti ödemesi kabul edilmiş ise de, sözleşmenin kat karşılığı inşaat sözleşmesi olmayıp nakit bedel karşılığı inşaat yapımına ilişkin bulunduğundan feshedilmesi yargılamaya muhtaç olmayıp tek taraflı irade beyanının karşı tarafa ulaşmasıyla sonuç doğuracağından sözleşmenin feshi davası açılmasında hukuki yarar yoktur. Bu nedenle fesih isteminin reddine karar verilmesi yerine kabulü ile hükme varılması ve davalı aleyhine vekalet ücreti hesaplanması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 26.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KİRA SÖZLEŞMESİNİN FESHİ, ALACAK -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshi, alacak istemine ilişkindir. Davanın açıklanan bu nitelendirmesine göre, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 09.02.2011 tarih ve 6110 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8.maddesi ile 2797 Sayılı Yargıtay Kanununun 14.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, Yargıtay Başkanlar Kurulunun 11.04.2011 tarih ve 14 sayılı Kararı ile hazırlanıp, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 12.05.2011 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 02.06.2011 tarih ve 27952 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 15.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır....
Dava konusu uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında sözleşmede belirtilen paylaşım oranı ve arsa hissesine göre bağımsız bölümlerin verilmemiş olması nedeniyle uğranılan zararın yüklenici ile birlikte paylaşımdan dolayı haksız zenginleşen diğer davalı arsa sahibinden müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece sözleşmenin devam ettiği dolayısıyla davacının bir zararından bahsedilemeyeceği davacının zararının ancak kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmesi ve sözleşmenin tasfiyesi aşamasında değerlendirileceği gerekçesiye davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın tazminat isteminin dayanağı taraflar arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 1. maddesinde kararlaştırıldığı üzere davacının arsa payına karşılık 577.80 m² diğer davalı ...'un 336.32 m² arsa payı bulunduğu diğer davalı ...'...
ne 25.09.2010 tarihli iş sözleşmesi gereğince devredilen 6 ve 17 numaralı bağımsız bölümlerin ikisinin de 30.10.2009 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince asıl yüklenici olan ...'in edimini yerine getirmesi halinde hak edeceği daireler olduğu ve alt yükleniciye, asıl yükleniciden olan mevcut alacağı ve inşaata asıl yüklenicinin sorumluluğunda olan bir kısım işlerin yapılması karşılığında devredildikleri, taraflar arasındaki 25.09.2010 tarihli iş sözleşmesinin 30.10.2009 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin devamı niteliğinde olup taşınmaz devirlerinin de bu amaçla yapıldığı, bu nedenle; alt yüklenici asıl yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince hak edeceği alacağın halefi olup "alacağın temliki" hükümleri gereğince, asıl yüklenicinin alacağını devraldığından, alt yüklenicinin yaptığı işin arsa sahibine değil, asıl yükleniciye yapılan bir iş olduğu ve işin karşılığından arsa sahibinin değil, asıl yüklenicinin sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı ......
Maddesinde asıl sözleşmenin ekleri olan 01.08.1996 ve 01.04.1997 tarihli sözleşme hükümleri baki kalmak kaydı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiği belirtilmiş olup, yürürlükte olacağı belirtilen ek sözleşmelerin asıl sözleşme olmaksızın uygulanması imkansız olması sebebiyle fesihnamenin yazılış şekli itibari ile ve davacı konut yapı kooperatifinin amacının üyelerinin konut sahibi olması sağlamak olduğu gözetildiğinde, tarafların amacının sözleşmenin tamamen geriye etkili feshi olmayıp, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin geçerli ve ayakta olduğunun kabulü ile mahkemece asıl sözleşme ve eklerine göre tapu iptâl ve tescil istemi yönünden işin esasının incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu gerekçeyle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemeyle anlaşıldığından Yargıtay 23....
Bu aşamada eser sözleşmesinin bir türü olan "kat karşılığı inşaat sözleşmesi," diğer bir deyişle "arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi" ile ilgili düzenlemelere değinmekte fayda vardır. 5. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi; bir yönüyle arsa sahibinin koşullar gerçekleştiğinde sahibi olduğu taşınmazın mülkiyetinin bir kısmını yükleniciye devretmesini öngörürken, diğer yönüyle de, yüklenicinin yapacağı inşaat bakımından arsa sahibine karşı yükümlülüklerini gösteren, tapulu taşınmazın mülkiyetinin bir kısmının devrine ilişkin vaadi ve eser sözleşmesini içeren, iki tipli-karma bir sözleşmedir. Başka bir anlatımla yüklenici yönünden inşaat yapma yükümlülüğünü, arsa sahibi yönünden ise tapuda pay intikal ettirme yükümlülüğünü içeren kat karşılığı inşaat sözleşmesi, hem inşaat yapma hem de satış vaadi sözleşmesini bünyesinde birleştiren özel bir sözleşme türüdür. 6. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin konusu, arsa sahibinin maliki olduğu arsa üzerine yapılacak bina inşaatıdır....
Dosya kapsamından, davacı ile davalı ... arasında düzenlenen ....08.2008 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi hususunda taraf iradelerinin birleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, davacı yüklenici vekili, usulüne uygun olarak düzenlediği ıslah dilekçesinde, sözleşmenin sona erdiğini benimseyerek, yaptığı giderler ile yoksun kaldığı kârın tahsilini talep etmiştir. Bu talep, BK 108/I-... ( TBK 125) maddesine uygun olup, hukuki anlamda, feshin sonuçlarına bağlı bir taleptir. Bu sebeple, işin esasına girilerek toplanacak deliller çerçevesinde bir hükme varılması gerekirken, davadan önce arsa malikinin taşınmazını dava dışı üçüncü kişiye devrettiğinden bahisle, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir....


