Aile Mahkemesi'nin 2020/454 E. sayılı boşanma ve ziynet eşyalarının iadesi davasında taraflar barışarak bir araya geldiklerinden feragat ile sonuçlandığını, düğünden yaklaşık 1 hafta sonra davalının ziynet eşyalarını davacıdan istediğini, davalının baskı ve ısrarına karşı gelmesine rağmen rıza göstermek zorunda kaldığını ve ziynetlerinin geri iade edileceği inancı ile düğünde takılan tüm takıları davalıya verdiğini, evlilik birliği süresince ziynet eşyalarının davacıya iade edilmediğini bu nedenlerle;10 adet 22 ayar 20gr lık bilezik, 3 adet künye altın 22 ayar , 3 adet yüzük (kalın bombeli alyans, tektaş, beş taşlı kalpli), 1 adet set (gerdanlık, küpe ve bileklik) 22 ayar 25 gr, 30 adet çeyrek altın, 7.000,00 TL nakit paranın toplamda ziynet eşyalarının aynen iadesine, 7.000,00 TL nakit paranın tahsili ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ Uyuşmazlık; boşanma ile ferisi olan maddi ve manevi tazminat, nafaka ve boşanmanın feri olmayan ziynet eşyalarının iadesi istemine ilişkin olup, hüküm; taraflarca boşanma dışındaki diğer istemler yönünden temyiz edilmiştir. Davanın niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 2.Hukuk Dairesinindir. 11.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6644 sayılı Yasanın 2.maddesi ile değiştirilen 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60.maddesi uyarınca temyiz incelemesini yapacak daire belirtilmek üzere dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesine, 21.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacının, dava dilekçesinde delil olarak dayandığı boşanma dosyasının kesinleşen gerekçeli kararında; davacının, üzerindeki kıyafetlerle evden ayrıldığı, yanına para dahi alamadığı, davalının tutum ve davranışları neticesinde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, bundan böyle tarafların bir araya gelip evlilik birliğini sürdürmelerinin mümkün olmadığı belirtilerek, tarafların boşanmalarına karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği görülmüştür. ./.. Boşanma dava dosyasında dinlenen tanık Bahri beyanında; bir gece davacının, eşi Saadet'i aradığını, eşi ile birlikte tarafların evine gittiklerini, tarafların kavga ettiklerini, davacıyı kendi evlerine götürdüklerini, davacının evden ayrılırken yanına hiçbir şey alamadığını, ziynet eşyalarının ve diğer kişisel eşyalarının tarafların müşterek evlerinde kaldığını bildirmiştir....
Davacının dava dilekçesindeki açıklamaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde ziynet eşyalarının iadesi veya bedelinin tahsiline ilişkin bir talebinin olmadığı, ziynet eşyalarının bedeli ile davalı adına aracın alımına yaptığı katkı karşılığı değer artış payı TMK. m.227/1) ve katılma alacağı talebinin olduğu anlaşılmaktadır. TMK'nun 225. maddesine görede taraflar arasındaki evlilik birliği sona ermeden mal rejimine ilişkin talepler konusunda karar verilemez. Mahkemece davacının talebi yanlış değerlendirilerek ziynet eşyalarının bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin kararı bu sebeple isabetli olmamıştır. Açıklanan sebelerle davalının ziynet eşyalarının bedelinin tahsiline ilişkin temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık boşanma, tazminat nafaka ile boşanma ile birlikte açılan ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedel tahsili isteğine ilişkindir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 26.07.2016 tarih 2016/263 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 05.08.2016 tarih ve 29792 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (2.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 07.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece ziynet eşyalarının bozdurulması sırasında davacı kadının rızasının bulunmadığı hususunun ispat edilmediği gerekçesi ile ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiştir. Düğünde kadına takılan ziynetler bağış hükmündedir ve kadının kişisel malıdır. Ziynetlerin geri istenmemek üzere verildiği ispat edilmedikçe, bunları alan iade etmekle yükümlüdür. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, talep edilen ziynetlerin varlığı sabit olup, ziynet eşyaların erkek tarafından alınarak bozdurulduğu ispatlanmıştır. Davalı erkek bu ziynet eşyalarının kadın tarafından geri istenmemek üzere verildiğini ise kanıtlayamamıştır. O halde, kadının ziynet alacağı davasının kabulüne karar vermek gerekirken, reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 17/02/2014 NUMARASI : 2013/775-2014/108 Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı - birleştirilen dosyada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili (Davalı tarafça açılan boşanma davası ile birleştirilen) davada; müvekkiline ait ziynet eşyalarının düğünden sonra bu eşyaların kendisine ait olduğunu ileri süren davalı tarafından alındığını iddia ederek, ziynet eşyalarının bedeli olan 20.000 TL nin faiziyle birlikte davalı taraftan tahsilini istemiştir. Davalı vekili; ziynet eşyalarının davacı tarafından alıkonulduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talebi, kadın lehine hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-karşı davacı kadın birleşen ziynet alacağı davasında ziynetlerin aynen iadesini, bu mümkün olmazsa bedelinin tahsilini talep etmiştir....
lık 22 ayar burma bilezik ve 51 adet çeyrek ile 2.000,00 amerikan doları takıldığını, müvekkiline düğünde takılan 2.000,00 Amerikan Dolarının düğünden hemen sonra davalı tarafından müvekkilinden alınarak bozdurulup müvekkilinin rızası dışında düğün masraflarını ödemekte kullanıldığını geriye kalan ziynet eşyalarının ise, balayından bir kaç hafta sonra, davalının, müvekkilinin rızası dışında elinden alıp bozdurarak babasına ait feribotun bakım ve onarımında kullandığını; davalının, müvekkiline nişanda ve düğünde takılan ziynet eşyalarını ve takı parasını aradan geçen zamana rağmen müvekkiline iade etmediği gibi bedelini de ödemediğini belirterek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait ziynet eşyalarının tamamının, takı parasının ise yarısının davalıdan alınarak müvekkiline aynen iadesine; aynen iadesinin mümkün olmaması halinde ise, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi, nafakaların miktarı ve reddedilen ziynet alacağı davasına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hüküm kısmında davalı-davacı ...'...


