Bu kapsamda, Mahkemece, dava konusu aracın edinilmiş mal olarak kabul edilmesinde ve boşanma davasının açılmasından önce devredildiğinden aracın devir tarihindeki değerinin esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, boşanma ve ziynet eşyalarının iadesi isteğine ilişkin olarak görülen ve ziynet eşyaları yönünden kesinleşen Aile Mahkemesi'nin 2007/501 Esas ve 2010/900 Karar sayılı ilamında, eldeki davanın da davacısı olan kadının ziynet eşyalarının dava konusu aracın edinilmesinde kullanıldığı kabul edilerek bu ziynet eşyalarının değeri olan 5.525,00 TL'nin kocadan (eldeki davada davalı İ.. D..) tahsiline karar verilmiştir....
Davacı kadın dava dilekçesiyle; erkek tarafından kadının baba evine gelinerek kadına ait ziynet eşyalarının tümünün eksiksiz alıncaya kadar bağırıp çağırdığını, baskı ve tehditte bulunduğunu, davalı erkeğin öfkesinden korktuğu için düğünde takılan tüm ziynet eşyalarını davalıya teslim etmek zorunda kaldığını belirterek bu ziynetlerin aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin ödenmesini talep etmiştir. Davalı erkek ise cevap dilekçesinde ziynet eşyalarını davacı kadının giderken yanında götürdüğünü, beyan etmiştir. Mahkemece ziynet alacağı davasının reddine hükmedilmiştir. Dinlenen davacı kadın tanıklarından Şerife beyanında, damadının gelerek evde kavga çıkardığını, polise girmekle tehdit ettiğini, altınların olduğu gibi damadına teslim edildiğini ve damadının altınları alarak evden gittiğini belirtmiştir. Tanık beyanları ile davacı kadın, ziynet eşyalarının erkek tarafından elinden alındığını ispat etmiştir....
Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise kadın tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden yanında götürmesi gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Aksini ispat yükü davacı kadındadır. Somut olayda, davacı kadın 31.07.2014 tarihinde açtığı boşanma davası ile birlikte ziynet alacağını talep etmiş, mahkemece ziynet alacağı önünden dosyanın tefrikine karar verilmiştir....
Açıklanan sebeple davalı-karşı davacı kadının karşı boşanma davasının da kabulüne karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 3-Davalı-karşı davacı kadın karşı dava dilekçesinde boşanmanın yanı sıra cins, nevi ve miktarını açıkladığı ziynet eşyalarının da davalı-karşı davacı erkekte kaldığını belirterek, ziynetlerin aynen olmadığı takdirde bedeline hükmedilmesini talep etmiş, davacı-karşı davalı erkek ise ziynet eşyalarının kadın tarafından daha önceden götürüldüğünü beyan etmiş ve ziynetlerin kadında olduğunu savunmuştur. Toplanan delillerden 8 adet bilezik, 1 adet zincirli beşibirlik ve 25 çeyrek altının davacı-karşı davalı erkek tarafından alındığı anlaşılmakta olup, bu ziynetler dışında talep edilen eşyaların varlığı kanıtlanamamıştır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından; her iki boşanma davası ve ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.18.03.2013(Pzt.)...
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2014 NUMARASI : 2014/301-2014/663 Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davada; ziynet eşyalarının aynen iadesi, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin davalıdan tahsili talep edilmiştir. Mahkemece; tarafların eldeki davayı açmadan önce anlaşmalı boşanma protokolü ile ziynet eşyaları konusunda anlaşmaya vardıkları, her ne kadar boşanma ve fer'ileri (nafaka, tazminat, velayet) bakımından anlaşmaya göre hareket edilemese de, ziynet eşyalarıyla ilgili olarak bu protokol hükümlerinin yok sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkiline düğünde takılan ziynet eşyalarının düğünden sonra hırsızlığa karşı tedbir amaçlı olarak davalı tarafından müvekkilinin elinden şirket kasasına konulmak üzere alındığını daha sonra davacıya fiili olarak şiddet uygulamaya başladığını, davacıyı evden kovduğunu, şiddet tehdit eylemi karşısında davalı aleyhine evden uzaklaştırma ve nafaka tedbirlerine hükmedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıya düğün hediyesi olarak verilen 2 adet takı seti,11 adet bilezik,7 adet burma bilezik 1 adet inci takımı,7 adet tam altın, 5 adet yarım altın 41 adet çeyrek altın ve 200 $ nakit paranın aynen,aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise takıların davacıda olduğunu giderken götürdüğünü davanın reddini savunmuştur....
, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedel iadesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Eşyalarının İadesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, nafakalar ve ziynet eşyalarının iadesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı kadın, dava dilekçesinde davaya konu ziynet eşyalarının, davalı erkek tarafından kuyumcu bir arkadaşının olduğu ve kasasında saklanmak üzere alındığını, ancak geri vermediğini iddia etmiş, davalı erkek ise süresinde verdiği cevap dilekçesinde, ziynet eşyalarının kadında bulunduğunu savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; nafakaların ve tazminatların miktarı, ziynet alacağı davasının reddi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; reddedilen kendi boşanma davası, kadının boşanma davasının kabulü ve fer'ileri, kadının ziynet alacağı davasının reddi nedeniyle hükmedilmeyen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece, davalı-karşı davacı erkeğin davasının reddine, davacı-karşı davalı kadının davasının kabulüne karar verilerek tarafların boşanmalarına karar verilmişse de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-karşı davalı kadının, başka bir erkekle internet ortamında yazışmak suretiyle güven sarsıcı davranışta bulunduğu anlaşılmaktadır....


