Mahkemece imar uygulamasında fazla kesilen düzenleme ortaklık payı karşılığı istemi iddiası ile dava açıldığından idari yargının görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 18.03.2013 havale tarihli bilirkişi raporlarında, kamulaştırmaya ayrılan 576,20 m²lik bölümün tamamının imar yolu ve imar boşluklarında kaldığı, taşınmaza el konulduğu, arayol (sokak) ve kaldırım olarak kullanıldığı tespit edilmiş, ekindeki resimden ise sokağın asfalt kaplı olup araç ve yaya kullanımına açık olduğu ve fiili el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşıldığından, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil davasında adli yargı görevlidir, bu durumda mahkemece husumetin hangi idareye ait olacağı da göz önünde tutularak işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....
Mahkemece imar uygulamasında fazla kesilen düzenleme ortaklık payı karşılığının tahsili için dava açıldığından idari yargının görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 18.03.2013 havale tarihli bilirkişi raporlarında, kamulaştırmaya ayrılan 2087 m²'lik bölümün tamamının imar yolu ve imar boşluklarında kaldığı, taşınmaza el konulduğu 165. sokakta arayol (sokak) ve kaldırım olarak kullanıldığı tespit edilmiş, ekindeki resimden ise sokağın asfalt kaplı olup araç ve yaya kullanımına açık olduğu ve fiili el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşıldığından, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil davasında adli yargı görevlidir, bu durumda mahkemece husumetin hangi idareye ait olacağı da göz önünde tutularak işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni" Y A R G I T A Y İ L A M I MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/09/2015 NUMARASI : 2014/108-2015/307 Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne ilişkin yukarıda gün ve sayıları yazılı hüküm davalı......... vekilince temyiz olunmakla dosyadaki belgeler okunup, gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin yukarıda gün ve sayıları yazılı hüküm davalı ........... vekilince temyiz edilmiştir. Davacılar ile davacılar vekili Av...........verdikleri ayrı ayrı dilekçeler ile davadan feragat ettiklerini bildirmişlerdir. Davacılar...............i ve ......... ile diğer davacılar vekili Av...........'...
"İçtihat Metni" TARİHİ : 07/05/2015 NUMARASI : 2014/182-2015/106 Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar yasa hükümlerine uygundur. Kapama fıstık bahçesi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesinde ve ecrimisil bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak hem kamulaştırmasız el atma bedeline hem de ecrimisil bedeline ilişkin dava açıldığını, ilgili dosyada ilk dava tarihi olan 06.08.2014 tarihi itibariyle bedel hesaplandığını, davacı tarafın mülkiyet hakkının karşılığı olan bedelleri zaten dava tarihi olan 06.08.2014 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsil edebileceğini, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının açıldığı tarihten sonraki dönem için ecrimisil istenemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2020/417 Esas, 2021/424 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazlara yönelik kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat ve ecrimisil davasının kabulüne karar verildiği ve kesinleştiği, davacılar tarafından yeniden ecrimisil talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkin davada; davalı idare vekili ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan ön inceleme sonucunda davalı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı idare vekili tarafından talep edilen ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir....
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu .. parsel numaralı taşınmazın etrafına tel örgü çekilmek suretiyle el atıldığı belirlenerek fiili el atma nedeniyle daha önce Edremit 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/469 Esas-750 Karar numaralı dosyasında kamulaştırmasız el atma tazminatına ve tapu kaydının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verildiği bu kararın Dairemizce 2013/7004 Esas-10012 Karar sayılı kararıyla değer biçme yöntemi ve usule ilişkin nedenlerle bozulduğu ve halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece fiilen el atıldığı belirlenmiş olan dava konusu taşınmazla ilgili ek davaya bakılarak esas davanın sonucunun beklenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hukuki el atma olduğu gerekçesiyle idari yargı yeri görevli olduğu kabul edilerek davanın usulden reddi doğru görülmemiştir....
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan karar düzeltme istekleri HMK'nun 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığından yerinde görülmemekle birlikte; Dosyadaki belgelerden, dava konusu taşınmaza 04/11/1983 tarihinden önce el atıldığı anlaşıldığından el atma tarihi itibariyle kamulaştırmasız el atma nedeniyle hükmedilen tazminat açısından maktu harç ve vekalet hükmedilmesi gerektiği bu kez yapılan incelemede anlaşılmakla; Davalı idare vekilinin karar düzeltme istemlerinin bu yönden kabulü ile Dairemizin 31/10/2017 gün ve 2017/22860-23730 sayılı Onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede; Mahkemece bozma ilamına uyulara yargılama yapılmış, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı idare vekilince temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni" NUMARASI : 2013/31-2015/91 Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, irtifak hakkı karşılığının tahsili ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Kamulaştırmasız el atma davası yönünden kabulüne, ecrimisil yönünden ise davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, irtifak hakkı karşılığının tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemece kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebinin kabulüne, ecrimisil talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir....
Ancak, Anayasa'nın 35. maddesi ile koruma altına alınmış olan mülkiyet hakkının, hak sahibinin rızasına bakılmaksızın kamulaştırmasız el atma nedeniyle ihlali halinde, toplumun genel menfaatleri ile bireyin temel haklarının korunması arasında adil bir denge gözetilmesi gerektiği düşüncesinden hareketle, mülkün gerçek değeriyle orantılı makul bir tazminat ödenmediği sürece, bir mülkten mahrum bırakılmanın genelde aşırı bir ihlal teşkil edeceği, yasal faiz oranında gecikme faizi ödenmesinin yeterli olmadığı görüşü gerek öğretide gerekse uygulamada ağırlık kazanmaya başlamıştır....


