Ancak burada söz konusu olan, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan sınırlama şeklindeki idarenin işlem ve eyleminden doğan zararın tazmini olup mülkiyetin bedele çevrilmesi ise idari yargıda açılan tazminat davasının değil, adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davasının konusuna girer. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez....
Mahkemece tespit ve tescil davalarında mahkemenin belirlediği bedelin yüzde 10 u üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının davalıları temsil ettiği ve aralarında yazılı bir ücret sözleşmesinin olmadığı konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında davalı tarafta yer alan davacı avukata ödenecek ücretin ne olacağı konusunda toplanmaktadır. 4650 sayılı yasanın kamulaştırma davalarını yeni bir usule bağladığını öncelikle belirtmek gerekir. Kanun genel hükümler uyarınca açılan kamulaştırmasız el atma davalarının tabi olduğu yöntemden ayrılmıştır. Kamulaştırma bedelinin tespiti ve yerin idare adına tescili davası niteliği itibariyle bir tespit davası niteliğinde olduğundan her iki taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmektedir. Davanın her iki tarafı kamulaştırmaya konu taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemektedir....
Hukuki el atma nedeniyle açılan tam yargı davaları, adli yargıdaki fiili el atma nedeniyle açılan davalardan farklı olarak, 3194 ve 2942 sayılı Kanunlar kapsamında açılan davalar olduğundan, hükmedilecek faizin; dava açma tarihi itibariyle talep edilen miktar için, dava tarihinden geçerli olmak üzere, ıslah edilen kısım için ıslah tarihi itibariyle hesaplanması gerekmektedir. Diğer taraftan, davacılar tarafından öncelikle, ......
Bu durumda, İdare Mahkemesince, öncelikle, yukarıda yer verilen hususların incelenip araştırılmak suretiyle, uyuşmazlık konusu taşınmazla ilgili olarak ilgili idare tarafından fiili el atma halinin ortadan kalkıp kalkmadığının tespit edilmesi gerektiği, yapılacak araştırma sonucunda, fiilen el atma halinin devam etmekte olduğunun tespiti halinde ise, fiili el atmadan doğan zararın tazminine yönelik davanın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerleri görevli olacaktır. Öte yandan, bakılan dava, adli yargıdan görevsizlik kararı sonrası gelen bir dava olduğu için, yukarıda anılan Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesine göre görevli yargı merciinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekmektedir....
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2016 tarih ve E:2016/13775, K:2016/9746 sayılı kararıyla, bozulması üzerine bozma kararına uyularak davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 21/11/2018 tarih ve E:2018/4520, K:2018/9564 sayılı kararıyla, Mahkemesince işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyularak, dosyaya sunulan ve hükme dayanak yapılan 15/04/2016 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 286.412,06-TL'lik kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden (08/04/2015) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davacılara hissesi oranında ödenmesine, 13.587,94-TL'lik kısmı bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir....
Buna karşılık, Belediyece, Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul ve yöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleri yapılmaksızın, dava konusu taşınmazın bir kısmına fiilen el atması karşısında, idarenin bu eyleminin kamulaştırmasız el atma niteliğini taşıdığı açıktır....
Ancak burada söz konusu olan, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan sınırlama şeklindeki idarenin işlem ve eyleminden doğan zararın tazmini olup mülkiyetin bedele çevrilmesi ise idari yargıda açılan tazminat davasının değil, adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davasının konusuna girer. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez....
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez. El atmanın önlenmesi davası ile, mülkiyet hakkına yapılan fiili müdahalenin giderilmesi amaçlanmakta iken kamulaştırmama işlemine karşı açılan iptal davasında ise tam tersine idarenin kamulaştırma bedelini ödemek suretiyle taşınmaz mülkiyetini üzerine alması sağlanmaya çalışılmaktadır....
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez. El atmanın önlenmesi davası ile, mülkiyet hakkına yapılan fiili müdahalenin giderilmesi amaçlanmakta iken kamulaştırmama işlemine karşı açılan iptal davasında ise tam tersine idarenin kamulaştırma bedelini ödemek suretiyle taşınmaz mülkiyetini üzerine alması sağlanmaya çalışılmaktadır....
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davacı tarafından, tazminat bedelinin düşük belirlendiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, davanın görev ve husumet yönünden reddi gerektiği, fiili el atma söz konusu olmadığı, idarelerinin sorumluluğu olmadığı, ilçe belediyesinin sorumlu olduğu, tapudaki şerh ve takyidatların dikkate alınması gerektiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 3- Kartal Belediye Başkanlığı tarafından, adli yargının görevli olduğu, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmediği, uzlaşma usulü uygulanmadığı için davanın reddi gerektiği, emsal ile dava konusu taşınmazın bütün yönleri ile oranlarının somut bulgular ile değer biçilmesi gerektiği, tapudaki şerh ve takyidatların dikkate alınması gerektiği, husumet yönünden davanın reddi gerektiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir....


