WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Hukuk Genel Kurulu         2017/2286 E.  ,  2017/2026 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki karşılıklıboşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 11. Aile Mahkemesince “davacı/ birleşen davalının davasının reddine, davalı birleşen davacının davasının kabulüne” dair verilen 27.06.2013 gün ve 2012/317 E., 2013/836 K. sayılı karar, davacı birleşen davalı vekilinin ve katılma yolu ile davalı birleşen davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.03.2014 gün ve 2013/23038 E., 2014/6225 K. sayılı kararı ile; "...Mahkemece, "evlilik birliğinin kocanın kusurlu davranışları sonucu temelinden sarsıldığı" kabul edilerek, kocanın boşanma davasının reddine, kadının açtığı birleştirilen boşanma ve nafaka davalarının kabulüne karar verilmiş ve kadın yararına kararda gösterilen miktarlarda maddi ve manevi tazminata ve yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir....

DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde; davalı kadının damadı ile zina yaptığını, müvekkilinin 6 yıldır eve alınmadığını, bu durum ortaya çıkmadan davalı kadın ve çocuklar tarafından dövüldüğünü iddia ederek zina ve evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve davaetmiştir. II. CEVAP Davalı kadın vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde; iddiaların asılsız olduğunu, davacı erkeğin müvekkili müvekkilinin ve çocukların ihtiyacını çok uzun zamandır karşılamadığını, onlara gerekli ilgi ve sevgiyi göstermediğini, evi terkettiğini, başka kadınla yaşadığını, erkek eş tarafından daha önce zina iddiasıyla açılan davanın reddedildiğini savunarak ve iddia ederek davanın reddini istemiştir. III....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı kadının evi terk ettiği, ... isimli kişi ile yaşayarak sadakat yükümlülüğü ihlal ettiği, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı kadının tam kusurlu, davacı erkeğin ise kusursuz olduğu gerekçesi ile davanın kabülü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin davacı babaya verilmesine, davalı anne ile şahi ilişki tesisine, müşterek çocuk lehine aylık 200,00 TL iştirak nafakası ile 10.000,00 TL maddî tazminat ve 10.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

Hukuk Dairesi         2019/8075 E.  ,  2019/12900 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi DAVACI-DAVALI : ... DAVALI-DAVACI : ... DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı karşılıklı boşanma davasında, yerel mahkemece 28.06.2016 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı taraflarca temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 11.09.2018 tarih 2016/22071 Esas-2018/8973 Karar sayılı ilamıyla “Davacı-karşı davalı erkek evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı (TMK m. 166/1) boşanma davası açmış, davalı-karşı davacı kadın ise aynı hukuki sebebe dayalı (TMK m. 166/1) olarak karşı dava açmıştır....

Boşanma davalarında tarafların kusurlarının belirlenmesi, boşanmanın eki niteliğinde bulunan maddi-manevi tazminat, (TMK m. 174) yoksulluk nafakası, (TMK m. 175) ve velayet gibi taleplerin sağlıklı değerlendirilerek doğru karar verilebilmesi, bu davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikle değerlendirilmesiyle mümkündür. Bu nedenle, kadının zina hukuki sebebine dayalı boşanma dava dosyasının, kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı (TMK m. 166/1) iş bu dosyası ile birleştirilerek dosyalar birlikte değerlendirilip, her iki davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, bu yön dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. Hüküm bu sebeple bozulması gerekirken, onanmış olmakla, davalının bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin onama kararının kaldırılmasına, mahalli mahkeme kararının açıklanan sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir....

DAVA Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde; davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye bırakılmasına, ortak çocuk yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak, kadın yararına 2.000,00 TL tedbir yoksulluk, 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı-davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya bırakılmasına, ortak çocuk yararına aylık 500,00 TL iştirak, 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....

CEVAP Davalı-davacı erkek cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; kadının evi terk ettiğini, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini iddia ederek asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, erkek yararına aylık 350,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. III....

Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, erkek yararına, 150.000,00 TL maddî, 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kusura ilişkin gerekçesinin boşanmaya sebep olan olaylarda kadının az, erkeğin ağır kusurlu olduğu şeklinde düzeltilmesine, hükmün kısmen kaldırılmasına ve bu kısımlar hakkında yeniden esas hakkında hüküm tesisine, davacı-davalı kadının evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı boşanma davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanmalarına, kadının zina nedenine dayalı boşanma davasının reddine, kadın yararına 40.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine, kadın vekilinin sair yönlere ilişkin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir....

Dolayısıyla uzun süreli fiilî ayrılıkları evlilik birliğinin sarsılması nedeni (TMK m. 166/1) saymak, terk hukuki sebebine dayalı boşanma (TMK m. 164) davalarını etkilemez ve bu çözüm yolu terk hukukî sebebine dayalı boşanma davalarının seçeneği (alternatifi) gibi yorumlanamaz. Öte yandan, TMK'nın 166/son maddesinde belirlenen üç yıllık fiilî ayrılık süre koşulu da göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle burada evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kabulü için, en az üç yıl ve daha uzun süreli ayrılıkları, çok uzun süreli fiilî ayrılık olarak kabul etmek gerekir. Somut olayda, davacı erkeğin evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle (TMK m. 166/1) boşanma davası açtığı, davalının cevap dilekçesi vermediği duruşmalara katılmadığı, ilk derece mahkemesince tarafların boşanmalarına karar verildiği, davalı tarafça kararın istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu