"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, çeke dayalı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, icra takibini asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 20.134,74 TL üzerinden başlatmış, dava dilekçesinde harca esas değer olarak asıl alacak miktarını göstermiş ve peşin harcı da takipte istenilen asıl alacak miktarı üzerinden yatırmıştır....
Sulh Hukuk Mahkemesi, açılan itirazın iptali davasında davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazın haklı olduğuna karar vererek itirazın iptali davasını reddetmiştir. Bu karar davanın reddine ilişkin olup, yetkisizlik kararı değildir. Daha sonra red kararını veren mahkemece sanki dosya yetkisizlik kararı verilmiş gibi ... Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, ... Sulh Hukuk Mahkemesi de yetkisizlik kararı vermiştir. Dosyada karşılıklı olarak verilmiş iki tane yetkisizlik kararı bulunmadığından yargı yeri belirleme koşulları oluşmamıştır. Bu durumda merci tayini koşulları bulunmayan dosyanın mahalline gönderilmesi gerekmektedir. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yargı yeri belirlenmesi koşulları bulunmayan dosyanın mahalline GÖNDERİLMESİNE, 09.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi...
Mahkemece, dava konusu icra takibine borçlunun 24.12.2007 tarihinde itiraz ettiği, davacının takibi durduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açmadığı, 23.03.2011 tarihinde dosyanın yenilendiği ancak itiraz üzerine duran icra takibine itirazın iptali veya itirazın kaldırılmasıyla devam edilebileceği, davanın kanunun öngördüğü koşulları taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, kredi kartı borcundan kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İİK.’nın 67/1 maddesine göre borçlu itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre başlar. Mahkemece anılan bu hüküm gözetilmeksizin alacaklının takip dosyası üzerinde işlem yaparken itirazı öğrendiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 03/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalılar vekili, davanın reddini istemişlerdir....
Mahkemece; ödeme emrine itiraz tarihinden itibaren İİK’nun 67.maddesi uyarınca 1 yıllık süre geçtikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir İtirazın iptali davasının, takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından, itiraz tarihinden değil, itirazın tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde açılması gerekir. Bu sürenin hesaplanmasında İİK.nun 19.maddesi hükmü dikkate alınmalıdır. İİK.nun 67.maddesinde gösterilmiş olan bu süre hak düşürücü süredir. Somut olayda, davalı borçlunun 26.02.2009 havale tarihli itiraz dilekçesi davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmemiştir. Bu durumda itirazın iptali davasının dava şartlarından olan ve hak düşürücü süre niteliğinde bulunan 1 yıllık süre işlemeye başlamamıştır. Mahkemece, 03.08.2011 tarihinde açılan itirazın iptali davasının süresinde açıldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.....
Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. Diğer taraftan, İİK’nin 67.maddesinin son fıkrasında alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açamamışsa umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir. Bu da bir yıllık süre içinde açılan itirazın iptali davası ile süre geçirildikten sonra açılan alacak davaları arasında her ikisi de genel hükümlere tabi olmakla birlikte ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından bir fark olduğunu ortaya koymaktadır. Zira süresi içinde açılan dava itirazın iptali davasıdır ve itirazın iptali davasının kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine alacaklı itiraz üzerine durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir....
Anılan bozma ilamından sonraki hükme esas alınan bilirkişi raporunda, mahsup def’i dikkate alınarak, işverenin itirazın iptali davasına konu avans alacağından, öncelikle işçinin alacaklı olduğu aylık ücret miktarı, kalan bakiyeden de izin ücreti mahsup edilmiştir. Bu suretle, işverenin avans alacağının kalmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Mahkemece de, söz konusu rapora itibar edilmiş olmasına rağmen, birleşen itirazın iptali davasına ilişkin hüküm sonucunda, 1.957,00 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi suretiyle çelişki oluşturulması hatalıdır. Yukarıda yazılı sebeplerden; öncelikle itirazın iptali davasına konu icra dosyası celp edilerek incelenmeli, işçi vekilinin itirazın iptali davasının konusuz kaldığına ve varılan aşama itibariyle mahsup def’inin dikkate alınmaması gerektiğine dair talepleri değerlendirilmelidir. Neticeye göre; yukarıdaki paragrafta açıklanan hatalı yön de gözden kaçırılmadan bir sonuca gidilmelidir....
İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır. İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir. İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır....
İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır. İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir. İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır....
İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır. İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir. İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır....


