A.Ş. açısından kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, diğer davalılar açısından maddi tazminat isteminin kabulüne manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 2.maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İş Kanunu'nun 2.maddesinin 7. fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir....
Mahkemece alınan 06.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda gösterilen kusur oranları mahkemece kabul edilmiş ise de; yukarıda açıklanan hukuksal ilkeler gözetilmeden sadece işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı ilkelerine göre olaya etkili kusur durum ve oranlarını belirleyen bilirkişi kurulu raporunun yeterli olduğundan söz edilemez. O halde mahkemece yapılması gereken iş, ölen ... ile iş sahibi ... arasındaki hukuksal ilişkinin işçi-işveren ilişkisi olmadığı, eser sözleşmesinden kaynaklanan yüklenici ve iş sahibi ilişkisi olduğu gözetilerek zararlı sonuçla illiyetli kusur oranlarının belirlenmesine yönelik olarak bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle inceleme yaptırılması, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca ceza dosyasındaki bilirkişi raporları da birlikte değerlendirilerek tarafların kusur durumlarının belirlenmesi ve varılacak sonuca göre davacıların maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmesinden ibarettir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/561 KARAR NO : 2022/556 DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/12/2019 KARAR TARİHİ : 31/05/2022 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; İDDİA: Davacı vekili mahkememize verdiği 10.12.2019 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının üretmiş olduğu makineler için davalı şirketten satın aldığı ürünlerin ayıplı olduğunu, bu sebeple makinelerin çalışmadığını, davalının satış yapmış olduğu ürünler için hizmet vermediğini, davacının ürettiği makinelerin manuel olarak ancak çalıştırabildiğinden bahisle 5.000-TL maddi, 5.000-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş ancak davaya süresinde cevap vermemiştir....
"İçtihat Metni" Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ile davalılardan ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/1009 Esas KARAR NO : 2022/1088 DAVA : Tazminat (Havayolu Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/11/2018 KARAR TARİHİ : 13/12/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Havayolu Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, havayolu taşımacılığında bagajın kaybedilmesi sebebiyle doğan maddi ve manevi zararın tazmini davasıdır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1390 Esas KARAR NO : 2021/546 DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/12/2018 KARAR TARİHİ : 02/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 28/11/2012 tarihli Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak müvekkili şirket ofisinde hırsızlık gerçekleştiğini, müvekkili şirketin bu hırsızlık sebebiyle uğradığı zararların tamamından davalı şirketin sorumlu olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline, 25.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, bütün alacak kalemlerine yasal faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/268 Esas KARAR NO: 2024/299 DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 15/04/2024 KARAR TARİHİ: 18/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:--------- adlandırdığım -------- şahıs kuruluşu ve ------üzerine faaliyet göstermekte olan bir işletme olarak faaliyet konularıyla ilgili satış ve kurulum hizmeti verdiğini, kendisinin ---- yöneticisi olduğunu tanıtan --- ürün sattığını, ancak parasını alamadığını,------ tarihinde dolandırıldığını, bu konuda --------- şikayette bulunduğunu, ---- başvuruda bulunduğunu, davalı şahıslar tarafından teslimatını yaptığı ancak ödemesini almadan kayıplara karışan kişilerden davacı olduğunu, uğradığı maddi manevi kayıplarının tazminini talep etmiştir....
nın iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, 12.06.2002 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanan sigortalı ile onun eşinin maddi ve manevi zararının giderilmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacı sigortalının dava dışı S.. E.. isimli işverenin çalışanı iken kazaya uğradığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davalılar ile davacı sigortalı arasında hizmet ilişkisi bulunup bulunmadığı ve giderek görevli mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır....
Mahkemece davalı Üniversitenin 2809 sayılı Yüksek Öğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu hükümleri uyarınca kamu tüzel kişisi olup kamu hizmeti sunduğu, bu nedenle hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zarardan dolayı idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesi olup, eldeki dava, hakkındaki dosyası tefrik edilen davalı doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır. Davada, taraflar arasında kamu hukukundan kaynaklanan ve idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlem veya hizmet söz konusu değildir. Bu nedenle somut olayda, özel hukuk hükümlerinin uygulanması gerekli olup, davanın adli yargı yeri mahkemelerinde görülmesi gerekir....
Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. 4857 sayılı Kanun'un 2/7.maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kurtulmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu. Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur....


