Dava konusu olayın bir terör olayı olduğu açık olmasına rağmen, bu terör olayında idarenin hizmet kusuru/ kusursuz sorumluluğunun bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Dairemizin konuyla ilgili yerleşik içtihadı da; terör eylemi sonucu bir zararın ortaya çıkması durumunda, öncelikle söz konusu olayın meydana gelmesinde idarelere atfı kabil bir hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk hallerinin bulunup bulunmadığının araştırılması, idarenin gerek hizmet kusuru gerekse kusursuz sorumluluk hallerinin olayda bulunmaması durumunda 5233 sayılı Kanun kapsamında gerekli inceleme ve araştırma yapılarak karar verileceği yönündedir. Bu nedenle öncelikle idarenin / idarelerin olay öncesi genel güvenlik hizmetlerine ilişkin kusuru / kusursuz sorumluluğunun tespiti için olay öncesinde olaya ilişkin ihbar veya istihbari bilgi ve belge olup olmadığının araştırılması gerekmektedir....
yapılacak ödemeler'' başlıklı 21. maddesinde anılan hallerde maddi zararların nasıl hesaplanıp karşılanacağının özel olarak düzenlendiği, bu düzenlemeyle, idarenin hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluğu bulunmayan terör olaylarında ödenebilecek maddi tazminat tutarının gösterildiği, genel hükümlere dayalı maddi tazminat isteminde bulunulmuş olsa dahi maddi tazminat hesabında 5233 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği açıktır....
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; davacı şirket tarafından turizm belgesinin iptaline dayanak Valilik kararının yargı kararıyla iptal edildiği, davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülmekte ise de; davalı idarece, davalı şirkete ilişkin Otel Turizm İşletme Belgesinin iptali işleminde ağır ve belirgin bir hizmet kusuru bulunmadığı, dolayısıyla maddi zararın idarece tazmini gerektiğinden söz edilemeyeceğinden maddi tazminat isteminin reddi gerektiği, davacının manevi tazminat istemine gelince; öğretide de kabul edildiği üzere "manevi tazminat" mal varlığında meydana gelen bir eksilme ya da artışındaki azalmayı, diğer bir deyişle yoksun kalmayı karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, ilgililerin duyduğu elem, ızdırap, sarsıntı ve yaşama zevki azalması nedeniyle ödenmesi gereken değeri ifade eden bir tatmin aracı olup, dava konusu olayda...
Açılan bu dava sonucunda, İdare Mahkemesi tarafından, olayda, davalı idareye yüklenebilecek bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte, uğranılan zararın kusursuz sorumluluk esasları uyarınca tazmini gerektiği, davalı idarece 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenen nakti tazminat ile T.C. Emekli Sandığı Kanunu uyarınca bağlanan vazife malullüğü aylığı ile maddi zararın karşılanmış olduğu, davacıların eş ve babası olan murislerinin ölümü nedeniyle duydukları acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesi için manevi tazminat isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın maddi tazminat istemine yönelik bölümünün reddi, davacılardan eş için 20.000.000 lira, çocuk için 10.000.000 lira manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine ve fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Taraflar, anılan İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler....
Adi Ortaklığı arasında düzenlenen sözleşme gereğince yürütülen alt yapı çalışmaları sırasında, kazılan yolun üzerinin kısmen betonla kapatılmış ve asfalt kaplaması yapılmamış olup, rögar kapağının yol seviyesinden yüksekte bırakılması sonucu, aracın alt kısmının kapağa çarpması ile hasara uğradığı gerekçesiyle davalı Maltepe Belediye Başkanlığı yönünden hizmet kusuru nedeniyle davanın görev nedeniyle reddine, 9.296,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, kararı davalı ...Ş. vekili ve davalı ... Kablo San. Tic.A.Ş.- ... Tel. İnş.Ltd.Şti. vekili temyiz etmiştir....
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, olayda hizmet kusuru bulunduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yasal faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, maddi tazminat hesabında muhtemel yaşam sürelerinin belirlenmesinde PMF 1931 tablosunun esas alınması gerektiği, maddi tazminat hesabında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından olay nedeniyle davacıya bağlanan gelirlerin yarar olarak indirilmediği, davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı araştırılmadan karar verildiği, olayda hizmet kusuru bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, ilk derece mahkemesince nihai karar verildikten sonra Bölge İdare Mahkemesinde miktar artırım talebinde bulunulamayacağı iddialarıyla kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir....
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir....
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın ve aynı olaya ilişkin temyiz dosyalarının birlikte incelenmesinden; 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı’nda meydana gelen patlamalar nedeniyle zarara uğrayan davacılar tarafından, olayın engellenememesi ve sonrasında zararın büyümesi, kayıpların artması sonucunu doğuracak şekilde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülmüş, ancak İdare Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varılmış, davacıların dosyalarda bulunan olaya ilişkin bilgi ve belgelerin değerlendirilmediği, temyiz aşamasında da hizmet kusuruna ilişkin iddiaları devam ettiğinden Dairemizce öncelikle bu hususa ilişkin ve davacıların temyiz iddiaları doğrultusunda olay öncesi, olay esnası ve olay sonrası olarak süreç değerlendirilmiştir....
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın ve aynı olaya ilişkin temyiz dosyalarının birlikte incelenmesinden; 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı’nda meydana gelen patlamalar nedeniyle zarara uğrayan davacılar tarafından, olayın engellenememesi ve sonrasında zararın büyümesi, kayıpların artması sonucunu doğuracak şekilde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülmüş, ancak İdare Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varılmış, davacıların dosyalarda bulunan olaya ilişkin bilgi ve belgelerin değerlendirilmediği, temyiz aşamasında da hizmet kusuruna ilişkin iddiaları devam ettiğinden Dairemizce öncelikle bu hususa ilişkin ve davacıların temyiz iddiaları doğrultusunda olay öncesi, olay esnası ve olay sonrası olarak süreç değerlendirilmiştir....
yapılacak ödemeler'' başlıklı 21. maddesinde anılan hallerde maddi zararların nasıl hesaplanıp karşılanacağının özel olarak düzenlendiği, bu düzenlemeyle, idarenin hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluğu bulunmayan terör olaylarında ödenebilecek maddi tazminat tutarının gösterildiği, genel hükümlere dayalı maddi tazminat isteminde bulunulmuş olsa dahi maddi tazminat hesabında 5233 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği açıktır....


