Davacı taraf 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'unun 162 nci maddede belirtilen, hayata kast, pek kötü muamele ve de ağır derece de onur kırıcı davranış hususlarını ispat edememiştir. Zira davacı kısıtlıya karşı eziyet boyutunda ve süreklilik arz eden bir işkencenin olmadığı, davacı tarafın pek fena muamele iddiasını destekler başkaca delil sunmadığı..." gerekçesiyle davacı tarafın Türk Medeni Kanun'unun 162 nci Maddesine dayalı olarak açmış olduğu boşanma davasının reddine, "... Türk Medeni Kanun'unun 166/1 nci maddesinde "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir." şeklinde belirtilmiştir. Dilekçeler teatisinde davalıya atfedilen kusurlarla ilgili tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesi 2020/37 Esas 2021/179 Karar sayılı dosyada düzenlenen 25.03.2020 havale tarihli sosyal inceleme raporunda kısıtlı ...'...
iddia ederek tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle, 161 inci maddesi uyarınca zina nedeniyle ve 162 nci maddesi uyarınca pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına ve 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
DAVA Davacı kadın dava dilekçesinde özetle; erkeğin düğün günü başladığı fiziksel şiddete evlilik birliği süresince devam ettiğini, bağımsız konut temin etmediğini, hizmetçi muamelesi gördüğünü, erkek ve ailesi tarafından sürekli aşağılandığını, hakaretlere maruz kaldığını, zorla tarlada çalıştırdığını, erkeğin ve ailesinin tehdit ettiğini, öfke kontrolünün olmadığını, kadının bunlara dayanamayarak evden ayrılmak zorunda kaldığını ileri sürerek öncelikle hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebi ile aksi kanaatte olunması halinde, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye bırakılmasına, kadın yararına aylık 1.500,00 TL, ortak çocuk ... yararına ise aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesine, dava kesinleştikten sonra aynı miktarlar üzerinden yoksulluk ve iştirak nafakasına hükmedilmesine, kadın yararına 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminatın erkekten tahsiline karar verilmesini talep...
DAVA Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların, evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve hayata kast ve pek kötü ve onur kırıcı davranış nedeniyle boşanmalarına ve ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Dava dilekçesi davalı-davacı kadına 25.10.2019 günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve davalı-davacı davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. 2.Davalı-davacı kadın vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedeniyle boşanmalarına, kadın eş lehine boşanmanın fer'îlerine ve düğünde takılan ziynet eşyalarının bedelinin ödenmesine hükmedilmesini talep etmiştir. III....
delil elde edilememesi sebebiyle takipsizlik kararı verildiği, soruşturma dosyasına aykırı kalan tanıkların davalı karşı davacının elinde veya evin giriş kısmında holde yer bıçak olduğuna dair beyanları inandırıcı görülmeyerek bu beyanlara itibar edilmediği, kaldı ki tanıkların da davacı karşı davalı kadında darp ve cebir izi gördüklerine dair bir beyanları olmadığı gerekçesi ile kadının hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış hukuksal sebebine dayalı boşanma istemi usulünce ispat olunamadığından bu sebebe dayalı boşanma davasının reddine karar verdiği, dinlenen tanık anlatımlarından, davalı karşı davacı erkeğin evlilik birliği devam ederken engel durum olmadığı halde çalışmadığı ve evin geçimine maddî katkı sağlamadığı, evin geçiminin davacı kadın tarafından sağlandığı, davacı karşı davalı kadından sürekli para talebinde bulunduğu keza kişisel harcamalarının davacı karşı davalı kadın tarafından karşılandığı, tır şoförlüğü yapan davalının bu işe işyeri ücret bordrolarından ve tanık...
bu yana aralarında sorunlar olduğu, özellikle erkeğin iş yerinde birlikte çalıştığı ... adlı kadın ile gönül ilişkisi yaşaması, bunu çevresinden de saklamadığı, birlikte çekilen fotoğraflarını halen cep telefonunda sakladığı, her ne kadar evine bakıp ihtiyaçlarını karşılasa da, güven sarsıcı eylemlerinin olduğu, sık sık eve alkollü olarak geldiği, en son yaşanan tartışmadan sonra erkeğin kadını darp ettiği, kadının da çocuklarını alarak ailesinin yanına sığındığı, bu olaydan sonra da biraraya gelmedikleri bu nedenle devamı beklenemeyecek derecede evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve geçimsizliğin meydana gelmesinde erkeğin kusurlu olduğu anlaşıldığından, kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verildiği gerekçesi ile kadının asıl davasının kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilerek,baba...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özellikle davacı kadının tanıklarının ifadesinde ve dosyaya sunulan fotoğraf değerlendirildiğinde; davalı erkeğin eşini aldattığı, davacı kadının her ne kadar zina özel nedeni ve onur kırıcı davranış nedeniyle boşanmayı talep etmişse de zina özel nedenine dayanılarak açılan boşanma davasında zinanın özel şekil şartlarına tabi olduğu ve bu şartların oluştuğu konusunda yeterli delillendirme bulunmadığı, onur kırıcı davranış nedeniyle de özel şekil şartlarının yerine gelmediği; davalı erkek kusurlu olmadığını, aldatma olayının olması halinde bile eşinin kendisini affettiğini ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesini gerektiğini ileri sürmüşse de davacı kadının önceki sadakatsizlik olaylarında eşini affetmiş olması son sadakatsizlik olayında da eşini affettiği anlamına gelmediği, bunun yanında sadakatsizlik olayının ortaya çıktığı tarihten sonra tarafların İngilterede bulunan şirketin kapatılması...
CEVAP Davalı-davacı kadın vekili, cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin evlilik birliğine ilişkin sorumluluklarını yerine getirmediğini, ilgisiz ve geçimsiz olduğunu, sadakat yükümlülüğünü, evine, eşine, çocuklarına karşı olan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, davacı-karşı davalının iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, baskı kurduğunu, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını bu nedenle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi uyarınca zina sebebiyle boşanmalarına karar verilmesine, bu olmazsa 162 nci maddesi uyarınca pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmalarına karar verilmesine, bu da kabul görmezse 4721 sayılı Kanun'un 166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, müvekkil ... için dava süresinde 1.500,00 TL tutarında tedbir nafakasına, dava sonuçlandığı takdirde müvekkilin...
Karar Düzeltme Sebepleri Davalı-davacı erkek vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Mahkemece tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına karar verilmesi gerekirken zina ve pek fena muamele nedeni ile boşanmaya karar verilmesinin hatalı olduğunu, tarafların 2013 yılında birlikte tatile gittiklerini, bu tatilden sonraki tarihe ilişkin kadının pek fena muamele iddiasında bulunmadığını, affın varlığının Mahkemece değerlendirilmediğini, yine zina iddiasının da bu tatil ile affedilmiş sayılması gerektiğini, kadının sigortasını yatırarak emekli olmasını sağladığını, geliri bulunduğunu, bu nedenle kadın yararına nafakaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen nafakaların da kaldırılması gerektiğini belirterek kusur belirlemesi, hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakaları ile maddî ve manevî tazminatlar yönünden onama kararının kaldırılması ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1....
DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalının canı istediği zaman işe gittiğini, her gün alkol aldığını, müvekkilini başka bir kadınla aldattığını, müvekkiline ve çocuklara şiddet uyguladığını, müvekkilini ölümle tehdit ettiğini, müvekkilini iki defa ormana götürüp bıçakla tehdit ettiğini, müvekkili istemeden cinsel birlikteliğe zorladığını, müvekkilinin doktora gitmesini engellediğini, ortak çocuk ...'nun düğününde takılan paraların bir kısmını aldığını, çocuklarının psikolojisini bozduğunu belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 161 inci, 162 nci veya 166 ncı maddesine göre zina veya hayatta kast, pek kötü muamele, onur kırıcı davranış, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, davacı lehine 100.000,00 TL maddî tazminat, 100.000,00 TL manevî tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline, mal rejimine ilişkin taleplerinin güvence altına alınması için dava konusu İstanbul İli, ... İlçesi, ......


