"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili ... tarafından, davalı ...Ş aleyhine 27/06/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız icra takibi nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Avukat ...tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde haksız haciz nedeni ile 5.000,00 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin görevsizliği cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava, haksız icra takibi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirket ile yaptığı sözleşme ile cep telefonu için internet bağlantısı yapmak üzere anlaştıklarını, ancak interneti hiç kullanamadığı halde kendisi hakkında haksız icra takibi yapıldığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Ziraat Bankası AŞ aleyhine 14/08/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız icra takibi nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12/03/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Gerekçeli karar başlığına dava tarihi olarak 14/08/2015 yazılması gerekirken 04/02/2019 yazılmış olmasının maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde düzeltilebileceği anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır....
Dava konusu icra takip dosyasında davacı şirket adına kayıtlı telefon hattı ile ilgili ödenmeyen 329,80 TL alacak için 17.02.2010 tarihinde icra takibinin başlatıldığı, davacının 09.03.2010 tarihinde itiraz etmesi ile takibin işlem yapılmadan durduğu anlaşılmaktadır.Davada, BK.nun 49.maddesi gereğince haksız icra takibi nedeniyle manevi tazminat talep edilmektedir.Manevi değerler, kişinin cinsiyeti, ırkı, dini, vatandaşlığı gibi değerleri doğuştan sahip olunan değerler, kişinin ahlak yapısı, hukuk kurallarına saygısı, mesleki faaliyetleri, yetenekleri, yaşam ve dünya görüşü tarzı gibi değerler sonradan çevre tarafından verilen değerlerdir.Manevi zarar, haksız bir fiil sonucu kişinin şahıs varlığında (kişisel değerlerinde) uğradığı kayıpları ifade eder....
Mahkemece, davacıya ait kayıp kimlik kartı kullanılması fiilinin haksız fiil niteliğinde olduğu, genel hükümlere göre davalının ikametgahında dava açılabileceği gibi haksız eylemin meydana geldiği yerde de dava açılabileceği, somut olayda davalının ikametgahının İstanbul, haksız fiilin meydana geldiği yerin ise Erzurum olduğu, davacının bu illerden birinde değil Van ilinde dava açmakla , seçimlik hakkın davalıya geçtiği ve ikametgahı mahkemesini işaret ettiği gerekçe gösterilmek suretiyle yetkisizlik kararı (dosyanın Şişli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere) verilmiştir. Davada, haksız icra takibi nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Haksız takibin, dolayısıyla haksız fiilin gerçekleştiği yer Van ilidir....
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı şirketin manevi tazminat talebinin tüzel kişilerin manevi tazminat talep etmesinin hukuken mümkün olmaması nedeniyle reddine, davacı ...’ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme karşı taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuşlardır. Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilerek, tüzel kişilerin de haksız icra takibi nedeniyle manevi tazminat talep edebilecekleri ve olayda manevi tazminatın şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davacı şirket yönünden reddedilen manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde;.......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ...Ş aleyhine 17.07.2013 gününde verilen dilekçe ile haksız icra takibi nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 13.11.2014 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. -K A R A R- Davacı vekili; müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığı halde davalı şirket tarafından telefon faturası borcu olduğunun iddia edildiğini, müvekkilinin hattın kendisine ait olmadığına yönelik itirazına rağmen davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur....
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu 24/04/2014 düzenleme tarihli keşide tarihli, 30/09/2014 vade tarihli, 5.000- TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, davacının isteminin ise haksız icra takibi/haksız fiil nedeniyle manevi tazminat olduğu, tarafların tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları niteliğinde bulunmadığı gibi mutlak ticari dava da olmadığı, haksız icra takibi sebebiyle açılacak manevi tazminat davalarında görevli mahkemenin genel olarak tazminat davalarında görevli olan asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşıldığından, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir....
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,kötüniyet tazminatı ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, davalının kendisi hakkında haksız icra takibi başlatarak evinde haciz yaptırması nedeniyle manevi zarara uğradığını öne sürerek 3.500TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiş, davalı, kötüniyetli olmadıklarını 2010/10404-2011/940 savunmuştur. Mahkemece şartları oluşmadığı gerekçesiyle davacının manevi tazminat talebi reddedilmiştir. Dava konusu icra takibi nedeniyle davacının konutunda 20.2.2008 tarihinde bir kısım menkul malın haczedildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır....
İcra Müdürlüğü’nün 2004/921 esas sayılı dosyasında kredi borcunun tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin süresinde ödeme emrine itirazları nedeniyle takibin durduğunu ve davalı banka tarafından itirazın iptali istemi ile açılan davada kredi sözleşmesinde yer alan imzaların müvekkilerine ait olmadığının tespit edildiğini, davalı banka tarafından icra takibinden önce müvekkilerinin hesabına yatan tütün alacaklarının kredi borcuna mahsup edildiğini belirterek, haksız icra takibi nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur....


