TTK’da yer verilen haksız rekabet suçlarına genel olarak değinecek olursak; TTK, haksız rekabet oluşturan tüm davranışları “suç” olarak tanımlamamıştır (ARKAN, s. 313). Kanun koyucu, sadece belirli bir vahamet arzeden haksız rekabet hallerini suç kabul etmiştir (DONAY/ ERMAN, s. 75; AYDIN, s. 118)....
Yapılan haksız eylem tacirin şöhret ve unvanına olumsuz tesir ettiği yani manevi zarar doğurduğu kadar, maddi anlamda zararına veya kar kaybına da neden olabilir. Her haksız rekabet bir haksız fiildir. Ancak her haksız fiil haksız rekabet olmaz. Eylemin sonuçları tacir kişinin maddi veya manevi zararına neden olsa bile özünde bir rekabet olgusu bulunmadıkça haksız rekabetten söz edilemez. Somut olaydan yola çıkarak anlatacak olursak, bir tacir hakkında basın yoluyla haksız karalama haberleri yapıldığında, mağdurun yani tacirin kar kaybına veya zararına neden olsa bile haksız rekabet olmaz. Doğan zarar için haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Hatta devam ediyorsa bu haksız fiilin önlenmesi de istenebilir. Ancak haksız fiil sahibinin eylemi ticari anlamda rekabet değildir. Haksız rekabetten söz edilmesi için başta rekabetin varlığı gerekir. Bu sebeple aslında istisnalar olsa bile (mesela işçinin haksız rekabeti) haksız rekabetin faili de tacirdir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesidir. Davalı tarafın internet sitesinde yer alan tanıtım yazılarının, davacı sitesindeki yazıların birebir aynısı olduğu ve bu eylemin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasındadır. Davacı taraf, davalı internet sitesindeki açıklamaların kendi internet sitesindeki açıklamalarla birebir aynı olduğunu ve bu eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ila 63. Maddeleri arasında yer verilen haksız rekabet hükümlerinin amacı bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabet ortamının teminidir. Bütün katılanlardan kasıt; tedarik edenler (rakipler), müşteriler ve kamu üçlüsüdür. Bu üçlü yapı gereği haksız rekabet davalarında davacı ve davalı taraflar yalnızca rakipler değildir; rakip olmayanların da haksız rekabet davaların tarafı olması mümkündür....
TTK m.54’te haksız rekabet hükümlerinin getiriliş amacı ve haksız rekabete ilişkin temel ilke düzenlenmiştir. a. TTK m.54/1’e göre, haksız rekabet hükümlerinin amacı; bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış bir rekabet ortamının sağlanması, yani iktisadi rekabetin korunmasıdır. ----- Bütün katılanlar ifadesi ile, haksız rekabet hukukunun ünlü üçlüsü olarak adlandırılan: ekonomi, müşteri ve kamu bir diğer deyişle, piyasanın tüm paydaşları ve toplum kastedilmiştir. ------ Katılan gibi çok geniş bir kavramın kullanılması ile de rekabet kurallarının yalnızca rakipler arasındaki ilişkilere uygulanmasının önüne geçilmiştir. Korunan menfaatler, piyasanın tüm paydaşlarının ve toplumun, işleyen rekabet sistemi dolayısıyla sağlamış olduğu menfaatlerdir. ----- uygun olan rekabetin, bozulmamış rekabet ifadesinden ise hilesiz ve güven tesis eden rekabet ortamının anlaşılması gerektiği söylenebilecektir. ------ b. TTK m.54/2, haksız rekabete ilişkin ilkeyi ortaya koymaktadır....
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Davalı tarafın eylemleri Türk Ticaret Kanunu madde 55/(1)c anlamında açıkça haksız rekabet teşkil ettiğini, bazı özel ve genel kanunlarda da haksız rekabet fiilleri tanımlanmış ve bu fiillerin hukuki sonuçları, TTK’daki haksız rekabet hükümlerine atıfta bulunularak madde 54 vd. hükümlerinde düzenlenmiş olduğunu,Müvekkili şirketin izni olmaksızın kullanılan görseller ve videoların, fikri mülkiyet hukuku bağlamında eser vasfını haiz olmamakla birlikte, müvekkili şirket için mali açıdan önem arz eden iş ürünü niteliğinde olduğunu, müvekkilinin iş ürünü niteliğindeki haber ve işbu haberin içeriğini oluşturur nitelikteki videonun, davalı şirketin yayıncısı olduğu internet haber sitesi tarafından, müvekkili logosunun kaldırılması suretiyle kullanılarak okuyucu ile paylaşılması açıkça haksız rekabet teşkil ettiğini,Haksız rekabete konu durum her ne kadar FSEK ve Basın Kanunu mevzuatlarına da aykırılık içermekte ise de ihtilaf konusu haber...
Ceza Dairesinin bozma kararında eylemin haksız rekabet suçunu oluşturduğu benimsenmiş mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkememiz ise eylemin haksız rekabet suçunu oluşturduğunu zaten kabul etmiştir. Ancak şikâyet dilekçesinde sadece takibi şikâyete bağlı olan marka hakkını ihlal etmek suçunun şikâyet konusu edildiği, ayrıca haksız rekabet suçuna yönelik bir şikâyetin bulunmadığı, haksız rekabet suçunun açıkca iddianamede dava konusu edilmediği, suçların birbirinden farklı olduğu, haksız rekabet suçu şikâyet konusu edilmeden ve haksız rekabet suçuna iddianamede yer verilmeden, marka hakkının ihlali suçunun oluşmaması hâlinde, haksız rekabet suçundan dolayı ceza verilemeyeceği, kaldı ki haksız rekabet suçunun mahkememizin görev alanının kapsamı dışında kaldığı, CMK'nin 5/1. maddesi gereğince mahkememizin haksız rekabet suçundan yargılama yapmasının mümkün olmadığı" gerekçesiyle direnerek, sanığın önceki hüküm gibi beraatine karar vermiştir....
Bazı hallerde haksız rekabet fiili tekrarlanabilir ya da süreklilik arz edebilir. Tekrarlanan fiil, davranış veya uygulamalarda zamanaşımı süresi her bir fiil bakımından ayrı ayrı hesaplanır. Buna karşılık süreklilik taşıyan haksız rekabet tülleri bakımından bir ve üç yıllık zamanaşımı süreleri haksız rekabet devam ettiği müddetçe başlamaz. Örneğin, bir işaretin ticaret unvanı veya marka olarak kullanılması durumunda, haksız rekabet fiili süreklilik arz eder ve bu nedenle zamanaşımı süresi haksız rekabet devam ettiği müddetçe işlemeye başlamaz. Esasen burada tek bir haksız rekabet fiili söz konusudur ve fakat bu fiil devam etmektedir. Bu prensibin sadece maddi ve manevi tazminat ise menfaat devri talepleri bakımından geçerli olduğunu hatırlatalım. Zamanaşımı definin ileri sürülmesi kimi halde de MK 2'ye aykırılık teşkil edebilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, Haksız rekabet HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62,52 maddeleri gereğince mahkumiyet, TTK 62/1 ceza verilmesine yer olmadığına Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili ve sanık müdafisi tarafından, haksız rekabet suçundan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Katılan vekili tarafından hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve haksız rekabet suçlarından verilen hükümler temyiz edilmesine rağmen, 11/06/2020 tarihli tebliğname başlık ve içeriğinden haksız rekabet suçu ile ilgili bir görüş bildirilmediği anlaşılmakla, ilgili hususta ek tebliğname düzenlenerek dairemize gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
kaldırılmasını, ekmek üretiminde kullanılan araçların işletmeden çıkarılmasını, haksız rekabetin tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan durumun ortadan kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davacı, TTK 56/e, TBK 58 maddeleri uyarınca haksız rekabet sonucu firmanın uğradığı itibar kaybı dolayısıyla manevi tazminat da talep etmiş ise de, davacı davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemi sonucu kişilik haklarının zedelendiğini, itibar kaybına ve manen zarara uğradıklarını kanıtlamakla yükümlüdür....


