DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle; haksız haciz ve muhafaza işlemi yapılması ve teminat mektubunun paraya çevrilmesi sebebiyle ---- tarihinden sonra uğranıldığı belirtilen kar kaybının tazminine yönelik maddi ve şirket ortaklarının manevi tazminat istemine ilişkin bulunmaktadır....
Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Davacılar tarafından iddia olunan zarar, haksız fiilden kaynaklandığından, tazminat, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/2782 Esas ve 2019/11935 Karar 12/12/2019 tarihli kararı) Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/8964 Esas 2022/15530 Karar sayılı ilamında "...Uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu olan davalar, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır....
Mahkemece, davalı tarafından ikinci kez alınan ihtiyati haciz kararının ve bu kararın infazının haksız haciz niteliğinde olduğu gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden 818 sayılı BK’nın 49. maddesindeki (6098 sayılı TBK'nın 58.maddesi) koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir. (Bkz. Prof. B....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki haksız haciz ve muhafaza işleminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 04/12/2018 gün ve 2016/9728-2018/7567 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı Onur Tekstil Hayvancılık San. ve Tic. AŞ ve davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dava, haksız haciz ve muhafaza işleminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan ... ve ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, davalılar Onur Tekstil Hayvancılık San. ve Tic....
Haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan tazminat davasında tazminata hükmedilebilmesi için ihtiyati haciz talebinin dayanağı hak iddiasının asılsız olduğu, başka bir anlatımla açılan davanın reddedilmiş ve kararın kesinleşmiş olması, ihtiyati haciz kararının icra edilmesi ve karşı tarafın bu haksız ihtiyati haciz kararından dolayı zarar görmüş olması yeterlidir. Kusura dayalı haksız fiil sorumluğu 6098 Sayılı TBK. 49 maddesinde "kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür" şeklinde düzenlenmiştir. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 259/1.maddesinde düzenlenen kusursuz sorumluluğa dayalı tazminat maddi tazminat olduğundan, manevi tazminata hükmedilmesi için ise İcra ve İflas Kanunu hükümlerinde yer alan şartlar değil, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesinde yer alan “Kişilik haklarının zedelenmesi” hükmünde öngörülen şartlar aranmaktadır....
Hukuk Dairesi 28/11/2022 gün ve ... esas, ... karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararında "Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olduğunu" belirtmiş ve manevi tazminat istemli davalarda salt manevi tazminatın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektiği gerekçesiyle ihtiyati haciz istemlerinin reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğuna işaret etmiştir....
İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 14/10/2022 tarih, 454-553 sayılı kararla "tarafları aynı ve aynı borca ilişkin olan karara yönelik ayrı bir takip başlatılmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı, bu durumun hukuk düzenince korunamayacağı" gerekçeleri ile (miktar itibariyle yasa yolları kapalı ve kesin olmak üzere) takibin iptal edildiği anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz kararı alan alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından geçerli olup, manevi tazminat yönünden TBK'nın 58. maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise kusura dayalıdır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/229 Esas KARAR NO : 2023/561 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 24/05/2019 KARAR TARİHİ : 04/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı bankanın haksız ve mesnetsiz olarak 9 ay boyunca müvekkilinin maaşının tamamı üzerine konan blokenin kaldırılmasını, haksız olarak alınan kesintilerin iadesi için şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ve hukuka aykırı işlem nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, yargılama giderleri ve ücreti vekaleti davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/436 Esas sayılı dosyasında davacı şirketin borçlu olmadığının tesbit edildiğini, bu haksız takip ve buna bağlı haksız hacizler nedeni ile maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek, 15.000,00 TL maddi, 15.000,00 manevi tazminatın davalıdan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçelerinde; tazminat davasının zamanaşımına uğradığını, haksız haciz olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... davalı tarafından davacının davalıya karşı sorumluluğunun bulunduğu ancak takip tarihi itibariyle henüz talep edilebilir hale gelmeyen bononun icra takibine konulduğu, takibin kesinleşmesinden sonra davacı şirkete ait bir araca haciz konulduğu, bunun dışında ......
Dava dilekçesine ekli belgelerden, davacıların desteği yolcunun davalı sevk ve idaresindeki aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu desteğin öldüğü anlaşılmaktadır. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Yukarıda belirtilen belgelerde nazara alındığında haksız fiil (ölüm) tarihi itibarıyla davacıların maddi (destek) ve manevi tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir. İhtiyati haciz talep edildiği, davanın ilk açıldığı aşamada zararın miktarının net olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyetle bağdaşmaz. İİK 257.madde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmünü içermektedir....


