İlk derece mahkemesi, davalının taşınmazları edinirken şirket kaynaklarını usulsüz kullandığını ileri sürdüğünü ve taşınmazların ödemelerinin tartışmalı olduğunu belirttiğini, bu iddia tapu iptal ve tescil talebine dayanak oluşturabilecek bir hukuki sebep olarak değerlendirilemeyeceğini, davalı adına yapılan tescil işlemlerini sakatlayan ve yolsuz kılan ve iptali gerektirecek somut bir olgunun söz konusu olmadığını, şirket kaynaklarının usulsüz kullanıldığı ve taşınmazların bu suretle alındığı iddiasından doğan uyuşmazlığın çözüm yolunun tapu iptal ve tescil davası olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir....
Bu durum karşısında kural olarak mahkemece yapılacak ..., davacının, 17.11.1989-14.6.1993 tarihleri arasında ödediği hak ediş bedellerinin çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle (azalan alım gücünün) (enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs.) ortalamaları alınmak suretiyle davacının taşınmazın tapusunun kendisine verilmeyeceğini öğrendiği yani ifanın imkansız olduğu tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiği 11.6.2001 tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücü, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar altında ve gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişi veya kurulundan nedenlerini açıklayıcı taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak belirlenmeli, bu yolla belirlenecek miktara istemle de bağlı kalınarak hükmedilmelidir. Mahkemenin bu yönleri göz ardı ederek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.....
Belge tarihinden sonra ortaya çıkacak inşaat maliyeti nedeni ile davalının önceden ibra edilmesi düşünülemez zira davalının inşaat maliyetine katlanma yükümlülüğü aşağıda ayrıntısı ile izah edileceği üzere kooperatif tasfiye oluncaya kadar devam edecektir ve henüz yapılmamış inşaat maliyetinden yani doğmamış bir haktan yıllar önce feragat edilmesi mümkün değildir. Davacının terditli taleplerinden ilki olan tapu iptal tescil talebi nedeni ile mahkememizce taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti için keşif yapılmış ve bilirkişi raporu alınmış, davacı taraf, taşınmazın dava tarihinde tespit edilen değeri üzerinden eksik kalan harcı tamamlamıştır. Yapı kooperatiflerinin temel amacı ana sözleşme uyarınca ortaklarına uygun fiyatlarla taşınmaz kazandırmaktır....
in kendisini dolandırdığını anladığını, mağduriyetinin giderilmesi amacıyla müvekkilince açılan tapu iplal ve tescil davasının ise süresinde açılmadığından reddedildiğini ileri sürerek; davanın kabulünü, taşınmazın TMK'nın 724 üncü maddesi hükümleri uyarınca müvekkili adına tescilini; terditli olarak binanın, meyve ağaçlarının ve müvekkilince tarıma elverişli hale getirilmiş araziye etki eden unsurların değerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...; davacıyı da davadışı ...'i de tanımadığını, engelli olması nedeniyle oksijeni bol yerde olduğundan bahisle taşınmazı ... isimli şahıstan tapu siciline güvenerek satın aldığını, davacının daha önce açtığı tapu iptal ve tescil davasının da süresinde açılmadığından reddedildiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur. Dahili davalılar vekili; davalı ...'...
DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : ... YAZIM TARİHİ :.....
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın haksız ve yersiz olduğunu şöyle ki, davacının 2000 yılında kaba inşaatı bitmiş halde satın aldığı gayrimenkulünü davalı kooperatifin haksız tutum ve davranışları sebebiyle ancak 27/04/2006 tarihinden sonra adına tescil ettirebildiğini, buna ilişkin .......
Mahallesi, 2143 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın tamamını 29.11.2007 tarihinde 1.900.000,00 TL bedelle dava dışı şirketten satın aldığını, ihalenin iptali için açılan davanın kabulü üzerine ihale alıcısı aleyhine açılan tapu iptal tescil davasının kabulü kararının kesinleşmesi üzerine tapunun 10.05.2013 tarihinde davalı adına hükmen tescil edildiğini, iptal edilen ihale bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini; bu talebinin kabul edilmemesi halinde ise 1.900.000,00 TL alacağın 10.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı; davacı ile aralarında hukuki ilişki bulunmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini ve lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III....
un malvarlığı üzerine aynı amaçla 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulü ile davalı ... adına tesis edilen tapu kaydının, davalıdan çok önce davacıya tesis edilmiş olması ve davalı ...'in kötüniyetinin sabit olması nedeniyle yokluk nedeniyle butlanına, usulen yoklukla batıl sayılmayacağının takdir edilmesi halinde ise iptali ile davacı lehine kat irtifakı tesisine, HMK'nın 107. maddesi uyarınca daha sonra artırılmak üzere, butlan veya iptal taleplerinin yerinde görülmemesi halinde, icra dosyalarında alacaklı görünen ancak gerçekte alacaklı olmadıklarının menfi tespit davasında tespit edilen davalı ... İnşaat ve davalı ... aleyhine şimdilik 40.000,00 TL tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
İcra Müdürlüğünün 2013/29466 sayılı takip dosyasında davacının, alacaklı dava dışı ... adına vekaletname ibraz edip taşınmazlarına hacizler koydurduğunu, bu hususun güven ilişkisini zedelediğini, tapu iptal ve tescil davasında takyidatlardan ari istemli olarak dava açılmadığından taşınmazların üzerindeki takyidatlarla adlarına tescil edildiğini, bu hususun tasarruf yetkisini kısıtlayıp davacı vekilin özen yükümlülüğünün ihlali anlamına geldiğini ve yine aynı dava dosyasının temyiz edilmeksizin kesinleşmesine sebebiyet verildiğini, davacının görevi kötüye kullanma suçundan .... Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/503 esas sayılı dosyasında yargılamasının devam ettiğini, azlin bu sebeplerle haklı olup davacının vekalet ücretine hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. İlk derece mahkemesince; davacının kazanacağı avukatlık ücretinin .......
Köyü, ... mevkiindeki davalı adına 22/09/1988 tarih 21 numaralı tapuda kayıtlı bulunan 177/2 sayılı zeytincilik parseli üzerinde inşa edilmekte olan 35 blok ve 70 adet dubleks meskenden oluşan kargir apartmanda 55 ve 56 numaralı meskenlerin kat irtifaklarına ayrılmış olan 2/140'ar dan toplam 4/140 arsa payına ait tapu kaydının ... sözleşmesi ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri gereğince tapu kaydının iptal edilerek adına tescili istemiyle Milas Asliye Hukuk Mahkemesinde 1997/37 esas sayılı dosyasında açtığı davanın yargılaması sırasında dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmalarının yapılarak 192 ada 1 parsel numarası ile tutanak düzenlendiği nedeniyle 25.03.2002 tarihli karar ile Kadastro mahkemesine aktarılarak 2002/138 esas sırasına kayıt edilmiş,dosyalar arasında bağlantı bulunması nedeniyle 2002/132 esas sayılı dosya ile birleştirilmiştir.Davacı Hazine, davalılar ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ...'ne husumet yönelterek ......


