Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır, Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 02.06.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.05.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, 39 parsel sayılı taşınmaz lehine, 103 parsel sayılı taşınmaz aleyhine zorunlu geçit irtifakı kurulmasına karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.07.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 94 parsel sayılı taşınmaz lehine 95 parsel sayılı taşınmaz üzerinden (B) ile gösterilen 56.85m2 yerden geçit hakkı tesis edilmiştir....
Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan 11.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda gösterilen 4 numaralı güzergahtan geçit hakkı tesis edilmiş ise de; davacının mülkiyetinde bulunan 30 parsel sayılı taşınmaz yönünden kesintisizlik ilkesi ihlal edilmiştir. Lehine geçit hakkı tesisi istenilen 30 parsel sayılı taşınmaz yararına 1254 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit hakkı tesis edilmiş, 30 parsel sayılı taşınmaz için güzergahın genel yola ulaşmadığı, genel yol ile arasında 470 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu ancak bu taşınmaz üzerinden geçit hakkı tesis edilmediği görülmüştür. Bu durum kesintisizlik ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. 3- Kabule göre de; mahkemece davacıya ait 30 parsel sayılı taşınmaz lehine 1254 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit hakkı kurulmuş ve üzerinden geçit kurulan 1254 parsel maliki lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Geçit davalarında davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekir....
Kısaca, komşu olan 5 ve 9 sayılı parsellerden geçit kurulması halinde daha çok zarar görecek olan 9 sayılı parseldir. Burada 9 sayılı parselden geçit güzergahı tayin edilmekle, komşular arasındaki fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi ihlal edilmiştir. Davacının, kişisel yararının geçit güzergahı tayinine etkisi olduğu düşünülemez. Bu itibarla geçitin 5 sayılı parsel üzerinden kurulması gerekirken, 9 sayılı parsel üzerinden kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 25.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, 13.11.2007 tarihli kararında, davacı taşınmazı yararına, teknik bilirkişinin 27.08.2007 tarihli raporunda tespit ettiği alternatiflerden A,B,D ve E ile gösterilen, 999, 1504, 1502 ve 1501 parsellerden geçen yerden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, mahkeme hükmü Dairemizin 08.05.2008 tarihli ilamı ile “kurulan geçidin davalı taşınmazların sınırların tahrip etmesi nedeni ile 1504 parselin batı sınırından geçit kurulması gerektiği” belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş fakat bozma ilamının gereği yerine getirilmeyerek davacıların kendi taşınmazlarından geçebilecekleri gerekçesi ile dava reddedilmiş, kararı davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir....
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabul kısmen reddiyle, 104 ada 52 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit hakkı kurulması talebinin reddine 104 ada 51 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit hakkı kurulması talebinin kabulü ile; 104 ada 51 parsel sayılı taşınmaz lehine, 104 ada 44 parsel sayılı taşınmaz aleyhine, 07/05/2015 tarihli kadastro bilirkişisinin raporunda kırmızı kalemle boyalı A harfi ile gösterilen 3 metre genişliğinde 163,75 m2'lik alanda geçit hakkı tesisine karar verilmiştir....
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nispi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir. Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.03.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 1246 parselden, 22.03.2012 tarihli bilirkişi heyeti raporuna ekli krokide A1 ve A2 harfi ile gösterilen kısımdan geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.05.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Davacı malik olduğu 156 parsel sayılı taşınmazı lehine geçit hakkı kurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalılardan ..., ..., ..., ... ve ..., davacının zeminde yolu olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece teknik bilirkişilerin 01.10.2014 tarihli raporuna göre 1 numaralı alternatiften 156 parsel sayılı taşınmaz lehine, 155, 159 ve 160 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir....


