Mahkemece, aynı tapuda hissedar olan kişilerin birbirinden geçit istemesi mümkün olmadığından davacının 1479 parsel sayılı taşınmazın diğer hissedarları olan davalılara karşı açmış olduğu davanın reddine, davalı ... hakkındaki geçit davasının kabulüne, davacının 1479 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 126,02 m2'lik kısmı üzerinde bu taşınmazın müşterek maliklerinden olduğu için akdi geçit irtifakı kurulması konusunda muhtar olduğunun bildirilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır....
Mahkemece, aleyhine geçit hakkı kurulmasına karar verilen 40 parsel sayılı taşınmazdan kurulacak geçit hakkının en kısa ve en az zarar verecek alternatif olduğu belirtilmek suretiyle aleyhine geçit hakkı tesis edilmiş ise de yukarıda açıklandığı gibi geçit hakkı kurulurken tarafların sübjektif arzularına göre değil fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi prensibi esas alınmak suretiyle tesis edilmelidir. Somut olayda; aleyhine geçit hakkı kurulan 40 parsel sayılı taşınmaz 596,30 metrekare, alternatif olarak belirlenen 29 parsel sayılı taşınmaz ise 4436,30 metrekare yüzölçümündedir. Teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 28.05.2012 tarihli rapor ve ekindeki krokide iki numaralı alternatif olarak belirlenen ve 29 parsel sayılı taşınmazdan geçen güzergâh fedakârlığın denkleştirilmesi ve taşınmazların ekonomik kullanımı ilkesine daha uygundur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.08.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.03.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.09.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ile davalılardan ... , ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir....
Bunların yanında, dairemizin yukarda açıklanan ilkelerinde belirtildiği üzere geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmazlar leh ve aleyhine kurulması gerekirken davacı lehine geçit hakkı kurulması da doğru olmadığı gibi kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu sicilinin beyanlar sütununda gösterilmesine karar verilmesi de gerekir. Mahkemece, yukarıda değinilen hususların gözardı edilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 31.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Mahkemece, davanın kabulüne, 39 parsel sayılı taşınmaz yararına uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18.07.2011 tarihli rapor ve eki krokide 3. alternatif olarak gösterilen 22 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine taraf sıfatı bulunmayan davacının davasının reddi istemiyle HUMK.nun 427/6. maddesi gereğince Kanun yararına bozma istemiştir. Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Yararına geçit hakkı kurulan 39 parsel sayılı taşınmaz tapuda dava dışı ..., ... Baba ve ... adına kayıtlıdır. Davacı ..., dava dilekçesinde yararına geçit hakkı kurulan 39 parsel sayılı taşınmazda 81/200 payı mevcut bulunduğunu öne sürerek geçit hakkı talep etmiştir....
Köyü, 103 ada 175 ve 176 parselde kayıtlı taşınmazlar lehine, aynı yer 103 ada 177, 178 parsel ve 223 parsel No'lu taşınmazlar üzerinden geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Hükmü, davacılardan ... vekili ve davalılardan ... temyiz etmiştir. İncelenen dosya kapsamına göre; lehine geçit hakkı talep edilen 175 parsel sayılı taşınmaz davacılardan Halil, 176 parsel sayılı taşınmaz ise davacılardan Metin adına tapuda kayıtlı olup davacılar arasında "ihtiyari dava arkadaşlığı" bulunduğundan, geçit hakkına ilişkin hükmün her bir parsel yönünden ayrıca, açıkça ve yüklü taşınmazlar gösterilmek suretiyle kurulması gerekirken, hüküm fıkrasının "1" No'lu bendinde, "175 ve 176 parselde kayıtlı taşınmazlar lehine" yazılmak suretiyle hükmün infazında karışıklığa yol açabilecek ifadelerle geçit hakkı kurulması doğru görülmemiştir. Ayrıca; geçit hakkı kurulması davalarında amaç, genel yola bağlantısı olmayan taşınmazların yolla bağlantısının sağlanmasıdır....
Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir....
Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir....
Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine "mutlak geçit ihtiyacı" veya "geçit yoksunluğu", ikincisine de "nispi geçit ihtiyacı" ya da "geçit yetersizliği" denilmektedir. Somut olayda; davacıya ait 163 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kadastral yola cephesi olduğu, dolayısıyla geçit ihtiyacı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yola cephesi bulunan ve geçit ihtiyacı bulunmayan taşınmaz yararına geçit hakkı kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan harcın iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi....


