WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Yine bu genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde tutanağın 8.maddesinin oylanması sırasında ... ve ... vermiş oldukları teklifi “Daha önce verilen kararlar ile genel kurul ve yönetim kurulu kararı alındığından yeniden kesin maliyet çıkarılmaması sebebiyle yeniden karar alınmasına muhalif oy verdim ve muhalefet şerhi koyuyorum bu konuda dava açacağım” muhalefet şerhi konulmasını talep ettiği belirlenmiştir. Her ne kadar davacılar vekili dava dilekçesinde yönetim kurulunun 2019 yılı genel kurul tutanağında yönetim kuruluna kesin maliyet çıkarılmasına dair yetki verilmediğini belirterek yapılan kesin maliyetin kabulünün haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirtmiş ise de 2019 yılında yapılan 2018 yılına ait genel kurul toplantısında evvelce yapılan kesin hesapların ana sözleşmenin 61.maddesine uygun hazırlanmadığı belirtilerek yönetim kuruluna 2018 yılı genel kurulunda yetki verildiği belirlenmiştir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, kooperatif başkanı dava dışı ...’in genel kurul ve yönetim kurulu kararı olmaksızın davalılar ile daire karşılığı adi yazılı şekilde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin şekil şartlarını taşımadığıdnan geçersiz olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin taşınmazları satış yetkisinin bulunmadığını ve tescilin yolsuz olduğunu, davalılar adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek kooperatif adına tescilini talep ve dava etmiştir....

GEREKÇE :Dava, 08/10/2020 tarihli, 2020 yılı Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına ilişkin yönetim kurulu kararının yok hükmünde sayılması, toplantı kararı neticesinde 09/10/2020 tarihinde yapılmış olan olağanüstü genel kurul toplantısında alınmış olan kararların iptaline, şirkette bulunan haklarının iadesine, yok hükmündeki genel kurul kararı neticesi ile 19/10/2020 tarihinde alınmış olan yönetim kurulu kararının iptaline, yok hükmündeki kararlar nedeniyle davacının uğradığı maddi zarar kapsamında yoksun kalınan kar tazminatı ile davacı şirketteki hissesine karşılık gelen bedele ilişkin kar payının ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkememizin 30/03/2022 tarihli duruşmasında; dosyada bulunan davacı tarafın imza örnekleri, toplanan imza örnekleri ile davaya konu genel kurul ve yönetim kurulu kararı tutanaklarındaki imzaların karşılaştırılarak sahte olup olmadığı yönünde rapor alınmasına karar verilmiştir....

-K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften tapuda yapılan satım işlemi ile konut satın aldığını, davalı kooperatife üye olmamasına rağmen genel kurul ve yönetim kurulu kararı ile site etrafına yapılan istinat duvarının bedelinin haksız olarak müvekkilinden tahsil edilmek istendiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatife üye olmadığının ve davalıya ....507,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili kooperatifin üyesi olmadığını ancak imar işlemleri gereği söz konusu istinat duvarının yapılmasının gerektiğini, davacının da diğer malikler gibi bu imalattan istifade edeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir....

-K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften tapuda yapılan satım işlemi ile konut satın aldığını, davalı kooperatife üye olmamasına rağmen genel kurul ve yönetim kurulu kararı ile site etrafına yapılan istinat duvarının bedelinin haksız olarak müvekkilinden tahsil edilmek istendiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatife üye olmadığının ve davalıya 2.507,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili kooperatifin üyesi olmadığını ancak imar işlemleri gereği söz konusu istinat duvarının yapılmasının gerektiğini, davacının da diğer malikler gibi söz konusu durumdan istifade edeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir....

, bu anlamda bakıldığında söz konusu kararın yok hükmünde olduğunu, bu karara dayanak yapılmak suretiyle yapılan satış işleminin de geçerliliğinden bahsedilemeyeceğini, kooperatifin kuruluş amacının arsa alıp konut yapmak olduğu için kooperatife ait bulunan gayrimenkulun satışının kooperatin amacına aykırı olduğunu, ana sözleşmeye aykırı alınan her kararın genel kurul ve yönetim kurulu kararı yok hükmünde olduğunu, bu nedenlerle daha önceki yönetim kurulu tarafından .../.../... tarihli ... olağan genel kurul toplantısında alınan kararların hem kooperatifler kanun hemde kooperatif ana sözleşmesi gereği yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olduğu, davacının davalı kooperatifte bir üyeliğinin bulunduğu 1......dubleks dairede ikamet ettiği, davacının kooperatife ödediği 1.000,00 TL. aidat dışında herhangi bir ödemesi bulunmadığı, davacı ve eşi .... huzur hakkı alıp almadığı veya bunun ödenip ödenmediğinin tespit edilemediği, her ne kadar davacının eşi ....147.800,00 TL. üyelik hesabı bulunuyor ise de davacının eşinin iki adet üyeliğin tek üyeliğe düşürülmesi talebinin davalı kooperatif nezdinde kabul gördüğüne dair herhangi bir genel kurul ve yönetim kurulu kararı bulunmadığı, üyeliklerinin bağımsızlığı nazara alındığında, bu hususun tamamen davalı kooperatifin insiyatifinde olduğu ve talebin kabulü yönünde kanuni bir zorunluluğun bulunmadığı, davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihracına yönelik yönetim kurulu kararının yasaya ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....

Birleşen 2010/385 E. sayılı davada davacı vekili, davacı kooperatifin 2006, 2007, 2008-17.07.2009 tarihleri arasında, yönetim kurulu başkan ve üyeleri olarak görev yapan davalılarca, genel kurul ve yönetim kurulu kararı olmadığı halde 2008 yılında davalı ...'ın oğlu ...'dan 52.000,00 TL alınmış gibi kasaya giriş yapılarak ve adı geçen şahsa usulsüz olarak 21.000,00 TL ödeme yapılarak kooperatifin zarara uğratıldığını ileri sürerek, 21.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir....

Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....11.2010 gün ve 2006/96-2010/655 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.09.2012 gün ve 2011/6191-2012/12990 sayılı kararı aleyhinde bir kısım davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davacı şirketin halka açık çok ortaklı bir şirket olduğunu, şirketin aktifinde olan 154.000 TL nominal bedelli 154.000 lot Gediz İplik A.Ş. hisse senedinin anasözleşmeye ve kanun hükümlerine aykırı olarak genel kurul ve yönetim kurulu kararı olmaksızın kasti olarak hiçbir ticari ilişki bulunmayan MBT Turizm Paz. San. A.Ş.'nin TEB A.Ş.'...

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Vergi Usul Kanunu'nun md.10/2 hükmü uyarınca bir tüzel kişinin vergi borcundan dolayı yönetim kurulu üyelerine takip yöneltilmesi için asıl vergi borçlusu hakkında tüm takip yollarının tüketilmiş olması, asıl borçlunun borcu karşılayacak düzeyde haczi kabil malının bulunmaması veya bulunan malların satışından elde edilen paranın borcu karşılamaya yetmemesi ve sonuçta amme alacağının asıl vergi borçlusu tüzelkişiden kısmen veya tamamen tahsil imkanının bulunmadığının somut, ikna edici ve hukuksal geçerliliği olan bilgi ve belgelerle kanıtlanmış olmasının şart olduğu; dava konusu işlemde ise bu şartın yerine getirilmediği, asıl borçlu şirket hakkında tüm takip yollarının tüketilmediği; yönetim kurulu üyeliğine 4/7/1997 tarihinden itibaren "3 yıl" süre için seçilmiş olup şirket genel kurul ve yönetim kurulu kararı gereği bu sıfatının 03/07/2000 tarihinde sona erdiği; dolayısıyla dava konusu borcun doğum tarihi olan 23/10/2007'de yönetim kurulu...

UYAP Entegrasyonu