Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 09.06.2008 gününde verilen dilekçe ile ve birleşen dosyada davalı ... aleyhine geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava ve birleşen dava geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Davalı ... ile birleşen davanın davalısı ... uygun yerden geçit hakkı kurulmak şartıyla davaya bir diyecekleri olmadığını belirtmişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davacıya ait 24 parsel sayılı taşınmaz lehine 05.01.2010 günlü rapor ve ekindeki krokide yeşil ve ... renkle gösterilen kısımdan ( davalı ...'...
Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine "mutlak geçit ihtiyacı" veya " geçit yoksunluğu", ikincisine de "nispi geçit ihtiyacı" ya da " geçit yetersizliği" denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemeyen dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalılar aleyhine 18.04.2013 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Davacı 408 sayılı parsel lehine, 407 sayılı parsel üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir....
Somut olayda, aleyhine geçit tesisine karar verilen 120 ada 31 parsel sayılı taşınmazdan yaklaşık üç kat fazla yüzölçümüne sahip bulunan ve bilirkişi raporunda alternatif geçit yeri olarak belirlenen diğer davalıya ait 120 ada 40 parsel sayılı taşınmazda (B) harfi ile gösterilen 82,26 m2’lik kısımdan geçit kurulması komşuluk hukuku ilkelerine ve taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibine daha uygun olup bu taşınmaz üzerinden geçit kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile 31 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit kurulması doğru görülmemiştir. Diğer taraftan, geçit hakkı bir gayrimenkul mükellefiyeti olduğundan lehine geçit istenen davacı parselleri ayrı ayrı bağımsız olarak değerlendirilmeli, dava konusu her bir parsel yararına geçitin başladığı yerden ulaştığı genel yola kadar olan güzergahtaki aleyhine geçit kurulan tüm parseller ayrı ayrı belirtilmelidir....
Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca ... siciline kaydı da gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda, davacının geçit hakkı isteminde bulunabilmesi için taşınmazının genel yolla bağlantısının bulunmaması başka bir ifadeyle geçit ihtiyacı içerisinde olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı, 3758 parsel sayılı taşınmazı lehine 3759 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulması talebinde bulunmuştur....
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olaya gelince; aleyhine geçit hakkı tesisi istenilen taşınmazlardan olan 181 ada 46 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmaz yargılama sırasında davalılardan ... tarafından davacıya satış suretiyle devredilmiş, davacı tam mülkiyet hakkı kazanmıştır. Bu durumda mahkemece mahallinde uzman bilirkişiler refakatiyle yeniden keşif yapılarak 181 ada 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazlardan akdi veya bedeli karşılığında geçit irtifakı tesisinin mümkün olup olmadığı araştırılmalı, mümkün olması halinde davacı tarafa makul süre verilerek davacıya 181 ada 46 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar arasında akdi geçit hakkı kurulması sağlanmalı sonra geçit hakkı ile ilgili hüküm kurulması gerekir. 181 ada 25 parsel lehine aynı ada 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı tesisi mümkün olmaması halinde şimdi ki gibi karar verilmelidir....
Mahkemece, davanın kabulüne, 956 No'lu parselden (A) harfi ve yeşil renkli boyalı olarak gösterilen yerde 252,30 metre uzunluğunda ve 3,00 metre genişliğindeki kısım üzerinde davacıya ait 1212 No'lu parsel yararına geçit hakkı tesis ve tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04/08/2014 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22/03/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkillerine ait 145 ada 23 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısı bulunmadığından 145 ada 17 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davanın kabulüne, 145 ada 23 parsel lehine 145 ada 17 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı tesisine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Pazarcık Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.08.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Davalı vekili, başka alternatiflerin de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur....


