Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit davalarında uygulanacak kesintisizlik ilkesi gereğince lehine geçit hakkı kurulan taşınmazdan itibaren genel yola ulaşıncaya kadar geçit hakkı kurulması gerekir. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir....
Aleyhine geçit kurulan taşınmazların yüzölçümlerinin doğudaki 277 parsel sayılı taşınmazdan çok daha küçük oldukları ortadadır. Bu sebeple geçit hakkı tesisi davalarındaki fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi de gözetilerek, 277 sayılı parselden geçit kurulmasına karar verilmesi gerekirken daha küçük parsellerden ve bu parsellerin ekonomik kullanımlarına zarar verecek şekilde geçit kurulması doğru görülmemiştir. Kaldı ki; 277 sayılı parselden geçit kurulması halinde hesaplanan geçit bedeli ile 271 ve 272 sayılı parsellerden geçit kurulması halinde hesaplanan geçit bedelleri arasında önemli bir fark da mevcut bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir. Kabule göre de; Dairemizin yukarıdaki ilkelerine aykırı olarak geçit eninin kaç metre olduğunun belirtilmemesi ve davalı ...’ın adının Halim Savran olarak yazılması yerinde değildir....
Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. 1- Mahkemece hüküm kurulurken sadece 2637 parsel lehine geçit hakkı kurulmuş diğer davacılara ait 2629 ve 2633 parseller için geçit tesis edilmemiştir. Ne var ki anılan parseller malikleri davacılar kararı temyiz etmediğinden bu hususa değinilmekle yetinilmiştir. 2- Geçit davalarında uygulanan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi gereğince üzerinden geçit kurulan parsele en az zarar verecek yerden geçit kurulması gerekir. Somut olayda aleyhine geçit kurulan 2628, 2629, 2630 ve 2631 sayılı parsellerin kuzey kısmında genişlikleri oldukça dar olup 2,5 metre eninde geçit kurulması halinde genişlikleri daha da daralacak ve kullanımı zorlaşacaktır....
Hukuk Dairesinin 28.05.2018 tarihli ve 2015/13505 Esas, 2018/4157 Karar sayılı kararıyla davacı taşınmazı lehine 1963 yılında kurulan geçit hakkının yetersiz olması nedeniyle davacı taşınmazının nispi geçit ihtiyacının mevcut olduğu, bu nedenle mümkünse davacı taşınmazı lehine daha önce kurulan geçitin bulunduğu güzergahın genişletilmesi suretiyle, mümkün olmaması halinde ve daha uygun bir güzergah belirlenmesi halinde bu güzergahtan davacı taşınmazı lehine geçit hakkı kurulması gerektiği ve güncel parsel numaraları üzerinden infaza elverişli hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B....
Mahkemece, davalının 286 ada 17 parsel sayılı taşınmazını ikiye bölecek biçimde geçit hakkı kurulduğu anlaşılmaktadır. Geçit davalarında aleyhine geçit kurulan parsellerin ekonomik kullanım bütünlüğünün bozulmaması ayrıca fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince yüzölçümü daha büyük olan parsellerden geçit kurulması gerekir. Mahkemece, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım şekli ve ekonomik bütünlüğü bozulacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, yeniden keşif yapılarak 286 ada 19 parsel sayılı taşınmazın kuzeyindeki 286 ada 23 ve kuzey doğusundaki 286 ada 24 parsel sayılı taşınmazlardan genel yola ulaşacak şekilde parseller bölünmeksizin geçit kurulmasının mümkün olup olmadığı araştırılmalı, bu konuda bilirkişilerden rapor alınmalı, mümkün değil ise yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda alternatifler belirlenmelidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.06.2003 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Davacı, 2424 parsel sayılı taşınmazı yararına, davalılar adına tapuda kayıtlı 2410, 2411, 2412 ve 2413 sayılı parsellerden geçit hakkı tesisi edilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır....
Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.10.2014 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Davacı, 218 parsel sayılı taşınmazının anayola cephesi olmadığından, davalıya ait 219 sayılı parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, 218 parsel sayılı taşınmaz lehine, 219 parsel sayılı taşınmazdan 37,38 m2'lik alanda geçit hakkı tesisine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.04.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ile davalılar ..., ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, TMK'nın 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Davacı tarafından 22 parsel sayılı taşınmaz lehine civardaki davalılara ait parseller üzerinden geçit kurulması talep edilmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.01.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır....


