WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı erkek Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı fiili ayrılık nedeniyle boşanma isteminde bulunmuş, davalı kadın ise süresinde verdiği cevap dilekçesi ile davanın reddini, boşanmaya karar verilmesi halinde ise tazminat ve nafaka talebinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kabulü ile karşı davalının karşı davasının boşanma yönünden kabulüne karar verilmiştir. Davalı kadın tarafından açılmış usulüne uygun bir boşanma davası mevcut değildir. Harcın alınmış olması talebi, tek başına dava haline getirmez....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece tarafların eşit kusurlu olduğu kanaatine varılarak, Türk Medeni Kanunu'nun 166/son maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş ise de, tüm dosya kapsamından; davacı erkeğin reddedilen ilk boşanma davasını açarak başanma sebebi yaratıp, fiili ayrılığa neden olduğu reddedilen ilk davadan sonra fiili ayrılık döneminde kadının başkaca bir kusurunun da ispatlanamadığı anlaşılmaktadır....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından; nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının, ergin çocuklarla ilgili nafaka isteği hakkında karar verilmemiş olmasında bir yanlışlık bulunmamasına göre bu yöne ilşkin temyiz itirazları yersizdir. 2- Tarafların, Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesinde yer alan sebeple boşanmalarına karar verilmiştir. Davacı tarafından daha önce açılan ve reddedilen boşanma davasında "davacının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu sebeple kusurlu olduğu" hükmen belirlenmiştir. Fiili ayrılık süresi içinde davalının kusuru ispatlanamamıştır....

İlk derece mahkemesi kararına karşı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesi; kadının fiili ayrılığa sebebiyet verdiğinin kanıtlanamadığının, erkeğin de fiili ayrılık döneminde ev sahibine kadın ve çocuğun oturduğu evin boşaltılacağına dair ihtar çekerek birlik görevlerini yerine getirmediğini, taraflara ilk derece mahkemesince yüklenen diğer kusurların sabit olduğunu belirterek, erkeğin ağır kusurlu olduğundan bahisle, kadının kusur belirlemesi, tazminatlar ve iştirak nafakasının miktarına ilişkin istinaf taleplerini kabul etmiş, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırılmış ve kadına maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kendi davasının reddi ile kadının davasının kabulü ve ferileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-karşı davalı erkek tarafından Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı fiili ayrılık nedeniyle ayılmış boşanma davasına karşı, davalı-karşı davacı kadın tarafından da, "karşı boşanma" davası açılmış ve harcı yatırılmıştır. Mahkemece erkeğin boşanma davasının reddine, kadının davasının ise. Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi uyarınca kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadın tarafından açılan boşanma davasının reddedildiği ve üç yıllık süre içerisinde tarafların tekrar bir araya gelmedikleri, fiili ayrılık nedeniyle boşanmanın kanuni koşullarının oluştuğu, dosyada tanık olarak dinlenen ortak çocukların beyanından, tarafların evlilik birliği içerisinde erkeğin ailesi ile aynı apartmanda oturdukları, boşanma davasının reddedilmesinden sonra kadının barışma kapsamında ayrı bir eve çıkma yönündeki teklifinin erkek tarafından "Kendi evimizde oturuyoruz" şeklinde söylenerek kabul edilmediği, kadının barışma girişimini kabul etmeyen erkeğin kusurlu olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak boşanmakla en azından eşinin desteğinden yoksun kalacak kadın lehine maddî tazminata karar verilmesi gerektiği ile gerekçesi ile asıl ve karşı davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin son fıkrası...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi uyarınca fiili ayrılık boşanma hukuki sebebine dayalı olarak açılmıştır. Mahkemece, feragat nedeniyle verilen ret kararının kesinleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının daha önce açtığı boşanma davası feragat sebebiyle reddedilmiş, feragat tarihinden itibaren boşanma davasının açıldığı 22.05.2015 tarihine kadar üç yıl geçtiği anlaşılmaktadır. Feragat davaya son veren bir taraf usul işlemidir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 311. maddesi uyarınca feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat nedeniyle verilen ret kararının tebliğe çıkartılarak kesinleşme işleminin yaptırılmasına gerek yoktur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının kabulü, kendi tazminat taleplerinin reddi, erkek lehine manevi tazminat verilmesi, yoksulluk nafakası talebinin reddi, tedbir nafakasının miktarı yönünden, davalı-karşı davacı erek tarafından ise; davacı-karşı davalı kadının kabul edilen boşanma davası, yararına verilen manevi tazminat miktarı, tedbir nafakası, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-karşı davacı erkeğin, eşine fiili ayrılık tarihinden önce birkez fiziksel şiddet uyguladığının ve boşanmaya sebep olan olaylarda mahkemeninde kabulünde olduğu gibi davacı-karşı...

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dava Türk Medeni Kanununun 166/son maddesinden kaynaklanan fiili ayrılık sebebine dayalı boşanma istemine ilişkindir. Koca tarafından şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı olarak açılan ilk dava retle sonuçlanmış, fakat kesinleşmediği gibi, ret tarihinden itibaren bu dava tarihine kadar 3 yıllık sürede dolmamıştır. Kaldı ki Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi koşulları da oluşmamıştır....

Bu davadan sonra fiili ayrılık döneminde ise davalı-karşı davacı erkeğin, davacı-karşı davalı kadına hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayanak teşkil eden ve retle sonuçlanan ilk davayı açarak boşanma sebebi yaratıp birlikte yaşamaktan kaçınan ve fiili ayrılık döneminde eşine hakaret eden davalı-karşı davacı erkeğin tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Durum böyleyken; mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. 3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk...'in ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir....

UYAP Entegrasyonu