Temyiz Sebepleri Borçlu temyiz dilekçesinde; faiz oranının düzeltilmesi için dosya hesabı aranmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, takip sonrası faiz oranına itiraz yönünden icra mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde faize itiraz ile ödeme emrinin yasaya uygun düzenlenmediği iddiasına dayalı takibin kısmen iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK md. 62/1 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
. - K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili; müvekkilinin ödeyemediği son 2 taksit borcunu kabul ettiğini, faize itiraz ettiklerini bildirerek, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece; bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne, davalıların takibe itirazlarının iptaline, itiraza konu 50.000 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, davalıların %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....
- K A R A R - Dava, kredi kartı kullanımından doğan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davaya konu icra takibinde sadece faize itiraz edildiği, faiz toplamı itibariyle HUMK 8. maddesi uyarınca davanın dava tarihi nazara alınarak Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli bulunduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Görevsizlik kararları usule ilişkin nihai kararlardandır. Bu durumda mahkamece hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi uyarınca kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan davalı yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir....
in borcun tamamına, diğer davalıların ise faize itiraz ettiklerini, itirazların haksız olduğunu belirterek davalıların itirazlarının iptali ile % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ..., ... ve ... vekili, kefil olmalarına rağmen yapılan iki ayrı takipte mükerrer tahsilatı önleyici tedbir alınmadığından davalıların itiraz etmek zorunda kaldıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
Ltd.Şti'ne kullandırılan genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine girişilen icra takibinde davalıların haksız olarak faize itiraz ettiklerini belirterek, davalıların faize yönelik itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, toplana delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının 19.949.81. YTL'lık kısım ve fer'ilerinden BSMV 997.49 YTL'ye yapılan itirazın iptaliyle, asıl alacağa takipten itibaren %84 faiz yürütülmesine davalıların %40 oranında inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava genel kredi sözleşmesine dayalı olarak alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır....
Davalı vekili cevabında, kusura, hasara ve faize itiraz ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile 4.438.09YTL'ye olan itirazın iptaline, takip talebinden %38 faiz oranının çıkarılarak asıl alacağa faize faiz işletilmemek koşuluyla 25.5.2004 ödeme tarihinden tahsile kadar yasal faiz işletilmesine ve takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 240.00.-YTL peşin harcın onama harcından mahsubuna 11.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin faturaya dayalı olarak davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının icra dairesinin yetkisine ve işlemiş faize itiraz ettiğini ... sürerek davalının 6.295.000.000.TL işlemiş faize itirazının iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece davacının sicil adresinin ... İcra Dairelerinin yetki alanı içerisinde bulunması nedeniyle davalının icra dairesinin yetkisine itirazının reddine, davalının ihtarname ile temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalıdan 13.964.406.235.TL alacaklı olduğunun tespitine, 3.690.665.453.TL faiz alacağına itirazın iptaline, takibin ana para 10.273.740.782.TL'ye %57'yi geçmemek üzere reeskont faizi uygulanarak devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir....
Davalı vekili, müvekkili hakkında yapılan takibe konu edilen asıl alacağın, müvekkilince ödendiğini, işlemiş faize itiraz ettiğini ve bu kısım üzerinden takibin durduğunu, İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/749 Esas sayılı dosyası ile davacının davalıdan bir alacağı olmadığının belirlendiğini ve bu kararın kesinleştiğini müvekkilini temerrüde düşürecek ihtar ve bildirim olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın faize yönelik olduğu, davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının işlemiş faize, faiz oranına ve icra masraflarına itiraz etiğini ileri sürerek, 1.584,33 TL alacağa yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, icra takibinin yetkisiz olduğunu, icrada kabul edilen dışında borçları bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının yetki itirazının yerinde olmadığı ve davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle itirazın iptali ve 9.097,60 TL alacak üzerinden takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine yaptığı temyiz itirazının redine, 2-İtirazın iptali davasına konu icra takibine, davalı borçlu yalnızca takip tarihine kadar olan işlemiş faize itiraz etmiş olup asıl alacağa itirazı yoktur....
K A R A R Davacı, su aboneliğinden doğan borcun ödenmediği gerekçesiyle, davalı tarafça aleyhine icra takibi yapıldığını, yapılan icra takibinde faize itiraz ettiğini bunun için ... tarafından itirazın iptali davası açıldığını, ana para borcunun ise taksitler halinde ödemeye devam ettiğini, ancak davalının işyerinin suyunu kestiğini, sözleşmede suyun kesileceğine dair bir hüküm bulunmadığını icra takibi semeresiz kalmadıkça sözleşmenin feshinin mümkün olamayacağını belirterek davalı belediyenin suyun kesilmesi için yarattığı haksız muarazanın menine ve suyun kesilemeyeceğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacı ile 29.6.1999 tarihli su abone sözleşmesi imzalandığını, 2005-2007 yılları arası su borcunun ödenmediğini, davacı hakkında icra takibi başlatılıp 18.4.2007 tarihinde suyun kesildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir....


