WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

İcra Müdürlüğünün 2005/434 Esas sayılı dava dosyası içeriğine göre, borçlu şirketin borca ve faize itiraz etmesi nedeniyle hakkındaki icra takibi 21.04.2005 tarihinde durdurulmuş olup, alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasının ise İstanbul Anadolu 2....

Davalılar ... ve ..., yetkiye, kusura, hasara ve faize itiraz ederek davanın reddini istemiştir. Davalı ..., yetkiye, hasara, kusura ve faize itiraz ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta, dava konusu kaza ile ilgili olarak ... plakalı aracın hasarına ilişkin olarak ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2003/52 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını bildirerek, aynı aracın hasarı için iki ayrı teminatın ödenmesi olası olmadığından, anılan davanın bekletici mesele yapılmasını, sigortalılarının kusuru ve poliçe limiti dahilinde zarardan sorumlu olduklarını, temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davalı .... tebligata rağmen cevap vermemiştir....

- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacağının tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hesabın süresinde takibe aktarılmadığını, faize faiz işletilerek borç miktarının büyütüldüğünü bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile takibin 6.766.321.090 TL üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. İtirazın iptali talebi ile açılan iş bu davada davacı asıl borca ve işlemiş faize itiraz etmiştir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu gerekli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta değildir....

Süre aşımı bakımından temyiz dilekçesinin (REDDİNE); 2-Alacaklının temyiz isteminin incelenmesinde; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine faturadan kaynaklı hakediş alacağı için genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, borçlunun, asıl alacağın 11.760,18 TL’sine ve takipten önce faiz işletilemeyeceğini ve işletilen faizin fazla ileri sürerek işlemiş faize itiraz ettiği, alacaklı tarafından, asıl alacağa ve faize yapılan itirazın kaldırılması talebiyle icra mahkemesine başvurulduğu anlaşılmaktadır....

KARAR Davacı, davalı kulübe 24-26 Nisan 2003 tarihleri arasında konaklama ve diğer hizmetleri sunduğunu, davalının konaklama hizmet bedelini ödemediğinden aleyhine başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini, ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, ... İcra Dairesinin yetkili olduğunu, sadece faize itiraz edildiğini, davanın reddi ile takibin 3.9.2004 tarihinden sonra işleyecek %45 faiz oranıyla devamını, %40 icra inkar taminatına hükmedilmesini istemiştir....

Davalı borçlu kefil itiraz dilekçesinde, eşi ...’ın kiraladığı ve lokanta olarak işlettiği dükkana ilişkin kira sözleşmesinde kefil olduğunu, dükkanın bulunduğu yere hastane yapılacak olması nedeni ile kiraların arttığını, dükkan sahibinin de bu yüzden burayı boşaltmalarını istediğini, eşinin ve kendisinin kira borcu olmadığını, her ay kira bedelinin elden alındığını bildirerek borca ve faize itiraz etmiştir. Davalı borçlu kiracı itiraz dilekçesinde, şahsının böyle bir borcu olmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden şahsın kira bedellerini elden aldığını, dükkanın yakınına yeni bir hastane yapılacağını, kira bedellerinin yükseleceğini, dükkan sahibinin de bu yüzden burayı boşaltmalarını istediğini bildirerek borca ve faize itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur....

Davacı 10.7.2009 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 1.8.2008 tarihli 8.800 TL kira alacağı ile 2.321,27 TL işlemiş faizin tahsilini istemiş, davalı kira borcu bulunmadığını belirterek borca ve işlemiş faize itiraz etmiştir. Takibe dayanak olan kira sözleşmesine ve imzaya itiraz edilmediğinden takipte istenen kira bedelleri kesinleşmiştir. Davacı vekili 14.6.2010 tarihli dilekçesiyle takibe konu olan kira bedellerini açıklayarak 2008 yılı Mayıs ve devamı aylarına ait sekiz aylık kira bedelinin aylık 1.100 TL'den tahsilini talep ettiğini bildirmiştir. Bu durumda 2008 yılı Mayıs ve devamı aylara ait sekiz aylık kira bedeline ve işlemiş faizine hükmetmek gerekirken altı aylık kira bedeline göre hesaplama yapan bilirkişi raporunun esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir....

- K A R A R - Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatife olan borcundan dolayı yapılan icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı duruşmalardaki beyanında, davacıdan hizmet aldığını, asıl alacağa itirazı olmadığını, fakat faize itiraz ettiğini beyan etmiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davalının 2013 yılı çeltik sulama hizmetin kaynaklanan 19.858,64 TL borcu olmasına rağmen, davacı tarafa 11/12/2013 tarihinde 20.000,00 TL ödeme yapmış olduğu, sonuç olarak davalının davacıya ödenmesi gereken borcu olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

-K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin 13.000,00 TL aidat ve 4.500,00 TL gecikme faizi borcundan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki, görev ve borcun esasına ve faize itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 11.000,00 TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne ve itirazın bu miktar için iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....

. - K A R A R - Davacı vekili, davalının müvekkilinden aldığı malın bedelini ödemediğini, 4 adet fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı temsilcisi, davacı vekili ile protokol imzaladığını, bir kısım ödeme yaptıklarını, kalan kısmı taksite bağladıklarını savunarak anlaşma nedeniyle davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı icra takibinde borca ve faize itiraz etmiş ise de, duruşmada davacı ile arasındaki akdi ilişkiyi kabul ettiği, davalı temsilcisi ile alacaklı... vekili arasında imzalanan protokolün takip konusu borçla ilişkisinin tespit edilemediği, protokolde imzası bulunan ......

UYAP Entegrasyonu