- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, takipte hem asıl borca hem de faize itiraz ettiğini, davacının sadece faize itiraz edilmiş gibi bu davayı açtığını, asıl alacağın 8.123.03 YTL olup, tüm borcun ise 11.656.58 YTL olduğunu, bu durumda Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının 8.123.03 YTL’ si asıl alacak olmak üzere toplam 11.656.58 YTL için takip başlattığı, davalının da hem asıl borca hem de faize itiraz ettiği gerekçeleriyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Yetkiye ve faize itiraz K A R A R Davacı ... tarafından davalılar ..., ..., ..., ... aleyhine açılan yetkiye ve faize itiraz davasının reddine ilişkin hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan inceleme sonunda Daire'nin 11.03.2013 tarih ve 2013/1093 Esas, 2013/3155 Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Mahkemece, onama kararı HUMK'nun 438. maddesi (HMK'nun 372. m.) gereği usulüne uygun şekilde taraflara tebliğ edildikten sonra taraflardan birinin karar düzeltme yoluna başvurması halinde dosyanın inceleme yapılmak üzere Yargıtay'a gönderilmesi gerekirken, onama kararı taraflara tebliğ edilmeksizin, taraflardan birinin kanun yoluna ilişkin bir başvurusu da bulunmadığı halde dosya Dairemize gönderilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlunun icra mahkemesine başvurusu faize itiraz ve ilamın zamanaşımına uğradığı iddiasına yöneliktir. Mahkemece faize itiraz incelenip buna yönelik karar verilmiş ise de zamanaşımı konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu nedenle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin kredi sözleşmesi uyarınca davalılardan olan alacağının tahsili için başlatığı icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...; asıl borca itirazının olmadığını, faize itiraz ettiğini belirtmiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir....
İcra MahkemesiTARİHİ : 19/04/2007NUMARASI : 2007/1018-2007/855 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :Borçlular hakkında İİK. 149b-150 maddelerine göre ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile 9 örnek takip yapılmaktadır.Takip prosedürü itibariyle borçlular yasal süresi içinde icra dairesi nezdinde yetkiye, borca, faize itiraz etmişlerdir.İİK. 150a/1 maddesi göndermesi ile uygulanması gereken, aynı kanunun 66/ı maddesi uyarınca, müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Takibin devamı alacaklının mahkemeden getireceği olumlu bir kararın varlığına bağlıdır.Somut olayda, alacaklı icra mahkemesinden sadece yetki itirazının kaldırılması isteğinde bulunduğundan mahkemece taleple bağlılık ilkesi gereği bu konu incelenerek yetkiye yönelik itirazın kaldırılmasına karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Faize itiraz KARAR İnceleme konusu karar; kombiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız takipte faize itiraza ilişkin olup, temyiz incelmesi Yargıtay iş bölümüne göre belirgin biçimde (12.) Hukuk Dairesi Başkanlığına ait olup, (12.) Hukuk Dairesi'nce görevsizlikle gönderildiğinden, görevli dairenin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay Hukuk Başkanlar Kuruluna SUNULMASINA 12.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
- K A R A R - 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ilama dayanan nafaka alacaklısının rehin hakkına göre önceliği olmamasına, İcra ve İflâs Kanunu'nun 101’inci maddesindeki hacze takipsiz iştirak hükümlerinin sadece hacizlere özgü olup, rehinler hakkında uygulanma imkânı bulunmamasına göre şikayet eden ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Şikâyet eden İş Bankasının borçlu hakkında başlattığı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip üzerine, borçlunun faize itiraz etmesinden dolayı Ticaret Mahkemesinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. Rehin ... kapsamında kalan faiz miktarı için rehin ... sahibi Bankaya muvakkaten pay ayrılarak, itirazın iptali davası sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, borçlunun faize itiraz etmesi nedeniyle şikayetin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlunun, borca, faize, faiz oranına yönelik itirazlarını İİK’nun 168/5 maddesi gereğince ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş günlük yasal süre içerisinde icra mahkemesine bildirmesi gerekmektedir. Bu süre, hak düşürücü nitelikte olup, mahkemece re'sen gözetilmelidir. Somut olayda, takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin borçluya 19/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun bu tarihten sonra beş günlük yasal süre içerisinde 24/03/2015 tarihinde işlemiş faize itiraz ettiği ancak faiz oranına yönelik itirazlarını ise beş günlük yasal süre geçtikten sonra itiraz hakkında ek beyanlarını içeren 18/06/2015 havale tarihli dilekçe ile bildirdiği, bu durumda işleyecek faiz oranına yapılan itirazın süresinde olmadığı faiz oranının kesinleştiği anlaşılmaktadır....
-YTL. asıl alacağa ve işlemiş faize itiraz ettiğini, işletilen faize itiraz haklı olmakla birlikte bakiye 1.343.67.-YTL. itirazının ve kabul edilen 3.340.00.-YTL.nin icra gideri ile bunun vekalet ücretinden davalının sorumlu olduğunu belirterek davalının takip tarihinden önce işletilen faize itirazı dışındaki 1.343.67.-YTL. asıl alacağa, icra masrafı ve vekalet ücretine ilişkin itirazının iptaline, takibin devamına, % 40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, taraf defterlerinin incelenmesi ile düzenlenen bilirkişi raporları, toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne, davalının asıl alacağın 1.343.67....
. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili hakkında 2003 yılında yapılan takip sırasında borca ve faize itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, Emekli Sandığının ödediği, emekli aylığından yapılan kesintilerle 6.377 TL paranın tahsil edildiğini, bu şekilde borç sona ermiş olmasına rağmen alacaklının 1.176 TL daha tahsil amacıyla Emekli Sandığından kesinti talep ettiğini belirterek, müvekkilinin 1.176 TL borçlu olmadığının tespitini, fazla ödenen paranın yasal faiziyle iadesini talep etmiştir. Davalı vekili, icra takibi sırasında borca ve faize itiraz edilmemesi nedeniyle borcun ve faiz oranının kesinleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur....


