İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacı-karşı davalının ... isimli kadınla yaşadığı, zina eyleminde bulunduğu, davalı-karşı davacının ise ortak çocukların ihtiyaçları ile ilgilenmeme, yemek yapmama, ütü yapmama, evin temizliği ile yeterince ilgilenmeme, yersiz kıskançlık göstererek tartışmalara neden olma, ortak konutu terk ederek evlilik birliğinin üzerine yüklemiş olduğu sorumlulukları yerine getirmeme ve davacının kıyafetlerini kesme şeklinde eylemleri nedeniyle kusurlu olduğu, geçimsizlikte her iki tarafında kusurlu bulunduğu ancak erkeğin daha ağır kusurlu olması nedeniyle asıl davanın 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle, karşı davanın ise 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesinde düzenlenen zina nedeniyle kabulüyle tarafların boşanmalarına, davalı-karşı davacının terditli talebi olan 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesi ve 166 ncı...
istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisine, davacının zina nedenine dayalı boşanma talebinin reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma talebinin kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, mevcut ve beklenen menfaatleri boşanma yüzünden haleldar olan ve kişilik hakları saldırıya uğrayan davacı lehine, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya sebebiyet veren olaylardaki kusur durumu, davacının yaşı ve yeniden evlenme şansı, evlilik birliğinin süresi ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak 50.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata, boşanma veya ayrılık davası açılınca geçici önlemler re'sen alınacağından tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile günümüz ekonomik şartları dikkate alınarak davacı lehine ara karar ile hükmedilen aylık 600,00 TL tedbir nafakasının İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi...
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacı ile dava dışı eş Mustafa Başarı’nın evli olduğu, davacı tarafından zina nedenine dayalı açılan boşanma davasıyla dava dışı eş tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı açılan boşanma davasının ... ... 10. Aile Mahkemesi’nin 2014/460 esas sayılı dosyasında birleştirildiği, davanın derdest olduğu ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Şu durumda, davacı ile dava dışı eşi arasındaki zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davasının derdest olduğu, kararın henüz kesinleşmediği, bu davanın sonucunun eldeki davayı etkileyeceği anlaşılmaktadır. Mahkemece, boşanma davasının kesinleşmesi beklenmeli ve oluşacak sonuca göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalının zina olayının 2020 Temmuz ayında öğrenilmesi üzerine davalı erkeğin eşyalarını toplayıp evi terk ettiğini, daha sonra ise 2021 Mart ayında müvekkilini arayarak "ben yokum, benden bu kadar, Allah işini gücünü rast getirsin" dediği, bu görüşmeden sonra tekrar görüşmediklerini, davalının eşini aldattığı ...'nin eşini ve çocuklarını bırakıp davalı ... ... ile birlikte yaşamak amacıyla ayrıldığının ve 2021 yılı Mart ayından itibaren davalı ile ...'nin karı-koca hayatı yaşadıklarının öğrenildiğini, davalı erkeğin zina eyleminin devam ettiğini ve evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını beyanla, öncelikle davalı erkeğin zinası sebebiyle, aksi halde evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuk ...'...
DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı erkeğin 06.11.2018 tarihli evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davası açtığını, tarafların dava açıldıktan sonra birlikte yaşamaları nedeniyle birbirlerini affetmiş, hoşgörü ile karşılamış olmaları sebebiyle davanın reddine karar verildiğini, kararın 05.03.2019 tarihinde kesinleştiğini, boşanma davası devam ederken davalı erkeğin iş yerinde çalışan ... isimli bayan ile nişanlandığını, ... ile davalının, davalı tarafından , Fundaya ev alınmaması nedeni ile ayrıldıklarını, sonrasında davalının Neşe isimli kişiyle ilişki yaşadığını davalı erkeğin evlilik birlikteliği yükümlülüklerinden olan sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 161 ... maddesi gereğince boşanmalarına aksi halde davalı erkeğin, evlilik birlikteliğinin çekilmez hale gelmesinde kusurlu olması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini, ortak çocuğun velâyetinin davacı anneye...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2020 tarihli ve 2020/129 Esas, 2020/327 Karar sayılı kararıyla; erkeğin açmış olduğu zina hukuksal sebebine dayalı boşanma hükmünün taraflarca istinaf edilmemiş olması nedeniyle eşlerin 05.01.2018 tarihinde zina sebebiyle boşanmalarının kesinleştiği, zinanın mutlak boşanma sebebi olması karşısında artık genel boşanma sebebi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılamayacağı, evlilik boşanma ile sona erdiğinden erkeğin ve kadının açmış oldukları 4721 sayılı Kanun`un 166 ncı maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı davaları hakkında bir karar verilemeyeceği, kadının zina kusurunun kesinleştiği, zinadan önce erkek eş tarafından gerçekleştirilen kusurlu davranışların evlilik birliğinin devam etmesi nedeni ile kadın tarafından affedilmiş sayılması gerektiği, dolayısıyla kadının zinası karşısında erkeğin eşine şiddet uygulaması ve evin aboneliklerini iptal ettirmesi, ayrıca manevî anlamda bağımsız konut temin etmemesi...
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dava; erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası, birleşen dava ise kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasıdır....
Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-karşı davalı kadın asıl davada zina (TMK m. 161), haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) hukuki sebebi ile boşanmaya karar verilmesini talep etmiş, erkek ise karşı davasında evlilik birliğinin sarsılması (TMKm. 166/1) hukuki sebebi ile boşanma, kadın birleşen davasında ise pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) hukuki sebebi ile boşanma talep etmiş, mahkemece verilen 22.01.2015 tarihli ilk hükümle, asıl davada kadının zina davasının ve haysiyetsiz hayat sürme davasının ve birleşen dosyada onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davalarının reddine, erkeğin karşı boşanma davasının reddine, kadının asıl davada ve birleşen davada Türk Medeni Kanunu’nun 166/1’e dayalı boşanma davalarının kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına, kadın lehine maddi ve manevi tazminata, kadının tedbir...
ve güven sarsıcı davranışlar sebebiyle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ilişkin boşanma davası olduğu, dava dilekçesinde terditli değil " ve" ibaresiyle iki davanın birlikte açıldığı, kadının zinasına ilişkin davanın özel boşanma sebebi olması sebebiyle öncelikle incelenmesi gerektiği, zina olgusunun ve kadın ve 3. kişi erkek arasındaki cinsel ilişki olgusunun ispat edilemediği, ancak A.T. ile gönül ilişkisinin ve servis şoförüyle güven sarsıcı davranışlarının evlilik birliğini temelinden sarstığı erkeğin zinaya dayalı boşanma davasının reddine karar vermek gerektiği, erkeğin ve kadının karşılıklı olarak açtıkları 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava yönünden ise; evlilik birliğinin geldiği aşamada kadının ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile davacı- karşı davalı erkeğin 4721 sayılı Kanun'un 161 ncı maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine, erkeğin terditli olarak 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeni İle Boşanma (Çekişmeli) K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık, boşanma ve ziynet alacağı isteğine ilişkindir. Yargıtay Başkanlar Kurulunun 10.01.2020 tarihli ve 1 sayılı kararı ile hazırlanan, 23.01.2020 tarihli ve 2020/1 sayılı kararı ile Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kabul edilen, 28.01.2020 tarihli ve 31022 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.02.2020 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (2.) Hukuk Dairesinin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 11.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....


