WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Sulh Hukuk Hakimliğince verilen 16.05.2012 gün ve 2011/962-2012/550 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kat Mülkiyeti Yasası’ndan kaynaklanmış olup eser sözleşmesi ilişkisi yoktur. Eser sözleşmesi davalı ile dava dışı ... arasındadır. Davada bu sözleşme uyarınca ortak yere yaptırılan inşaat nedeniyle davacının bağımsız bölümlerine isabet eden ödeme miktarının tahsili istemiyle girişilen icra takibinde, takibin kesinleşmesi sonucu ödenen fazla bedelin istirdadı istenilmektedir. Uyuşmazlığın bu niteliğine göre temyiz incelemesi görevi Dairemize ait olmayıp Yargıtay Yüksek 18.Hukuk Dairesi'nin görev alanında kaldığından dosyanın görevli Daireye gönderilmesi uygun bulunmuştur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eser sözleşmesi 11/04/2015 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6644 Sayılı Kanun'un 2.maddesi ile değiştirilen 2797 Sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60.maddesi gereğince, dosya kendisine gönderilen ilgili hukuk dairesi bir ay içinde yapacağı ön inceleme sonucunda iş bölümü bakımından kendisini görevli görmez ise gerekçesiyle birlikte dosyayı Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu'na gönderecektir. İnceleme konusu karar, eser sözleşmesi istemine ilişkindir. Bu durumda; Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu İş Bölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin görevi içine girmektedir....

Dava, taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklıdır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanun'un 3. maddesi (L) bendinde "gerçek veya tüzel kişilerle tüketiciler arasında kurulan eser sözleşmelerini tüketici işlemi kapsamına almıştır. Kanun'un 73/1. maddesi ise tüketici işlemlerinden doğan davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirlenmiştir. 6502 sayılı Kanun'un 3. maddesi gerekçesinde eser sözleşmelerinin kanun kapsamına alınmasına herhangi bir açıklama getirilmemiştir. Ancak, Kanun'un sistematiği nazara alındığında kanunda zikredilen eser sözleşmelerinden kastın; ticari ve mesleki olmayan amaçlarla, salt kişisel ihtiyaçları için kullanma ve tüketme amacıyla gerçek ve tüzel kişi ile tüketici arasında yapılan eser sözleşmeleri olduğu anlaşılmaktadır....

Kanunun 73/1. maddesi ise tüketici işlemlerinden doğan davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirlenmiştir. 6502 sayılı Kanunun 3. maddesinin gerekçesinde eser sözleşmelerinin Kanun kapsamına alınmasına herhangi bir açıklama getirilmemiştir. Ancak kanunun sistematiği nazara alındığında kanunda zikredilen eser sözleşmelerinden kastın; ticari ve mesleki olmayan amaçlarla, salt kişisel ihtiyaçları için kullanma ve tüketme amacıyla gerçek ve tüzel kişi ile tüketici arasında yapılan eser sözleşmeleri olduğu anlaşılmaktadır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri 818 sayılı BK'nın 155 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinin kendine özgü bir türüdür. Bu sözleşmelerin bir tarafı arsa sahibi diğer tarafı yüklenicidir. Bu tür sözleşmelerde arsa sahibinin Tüketici Kanununda 3/k maddesindeki tüketici tanımına uymadığı anlaşılmaktadır....

Genel kurul, dava konusunun eser sözleşmesinden kaynaklandığını ve davanın genel mahkemede görülmesi gerektiğini kabul etmiştir. Davanın genel mahkemede görülmesi ve aralarındaki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklandığı konusunda da bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bu nedenle, genel kurul kararı açısından usuli kazanılmış hakkın ihlali de mevzubahis değildir. Tam tersine, taraflar arasındaki bir eser sözleşmesi bulunduğu dikkate alınmadan iş mevzuatında olduğu gibi sözleşmenin tarafı olmayan davalının sorumlu tutulması halinde Hukuk Genel Kurulu’nun kararı ile oluşan usuli müktesep hakkın ihlali söz konusu olacaktır. Davaya konu olayda, Hukuk Genel Kurulu’nun da kabul ettiği üzere, bir eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Bu eser sözleşmesine göre de davalı ile davacıların murisi arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır....

Mahkemece, taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğu kabul edilerek BK’nın 73/II ve HUMK’nın 10. maddeleri uyarınca davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Oysa taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmadığı gibi davalı yanca alacağın esasına da itiraz edilmiş olmakla mahkemece dayanılan BK’nın 73. maddesi hükmünün somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Yine yapıldığı ileri sürülen imalatın ifa mahalli de, mamülün davalıya teslim yeri olan ... İlçesidir (HUMK’nın 10. maddesi). Bunun dışında yasa gereği veya tarafların kendilerinin kararlaştırdıkları başka herhangi bir yer icra dairesi de bulunmadığından davalının yerleşim yeri olan ... İcra Müdürlüğünün, İİK’nın 50 ve HUMK’nın 9. ve 10. maddeleri uyarınca yetkili olduğunun kabulü gerekir....

KARŞI OY Davalılar, ..., ..., ... ve ..., kendilerine ait arsa üzerinde yapılacak konut projesinin yapımı işini anahtar teslimi eser sözleşmesi ile diğer davalı ...' ye vermiştir. Bahadır şirketi ile diğer şirketler arasındaki sözleşme eser sözleşmesi olduğundan Bahadır şirketi dışındaki davalılara husumet yöneltilemez. Taraflar arasındaki ilişkiyi asıl/alt işveren ilişkisi kabul eden sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 19/01/2016...

Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu ve dava konusu çeklerin davacı tarafından davalıya iş bedeli karşılığı verildiği çekişmeli değildir. Çekişme, davacının dava konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu çeklerin dava tarihinden önce veya sonra davalı tarafından dava dışı 3. kişilere devredilmiş olması davacının eser sözleşmesi hükümlerine dayanarak menfi tespit davası açmasına engel değildir. Davacının dava açmakta hukuki yararı vardır. Bu nedenle mahkemece tarafların delilleri toplanıp, iddia ve savunma değerlendirilerek varılacak sonuca göre davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken davanın konusu kalmadığından bahisle yazılı şekilde esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir....

Uyuşmazlık asıl davaya yönelik olduğundan uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “eser sipariş sözleşmesi” hakkında açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır. 17. Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “eser sipariş sözleşmesi”, dava tarihinde yürürlükte olan ve uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 355. maddesi ile düzenlenen istisna akdi niteliğindedir. Anılan maddede istisna akdi; “istisna bir akittir ki onunla bir taraf (müteahhit) diğer tarafın (iş sahibi) vermeyi taahhüt ettiği bir semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder” şeklinde ifade edilmiş; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde de, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. 18. İstisna akdinin tarafları müteahhit (yüklenici) ile iş sahibidir....

Davacının dayandığı hukuksal ilişki, niteliğine göre bir hizmet akdî ilişkisi olmayıp, eser sözleşmesi ilişkisidir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355 ilâ 371 arası maddelerinde (...) düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre, zararlandırıcı olayın gerçekleşmesine etkili olan yüklenici kusurunun tespitinde, iş güvenliği mevzuatından da yararlanılması olanaklı ise de, sadece bu mevzuata göre yüklenicinin kusuru belirlenemez. Eser sözleşmelerinde yüklenici yaptığı işin uzmanı olup, eser denilen sonucun gerçekleşmesini taahhüt eder. İş sahibinden talimat almaz, ona karşı bağımsızdır. Yanında işçi çalıştırıyorsa işçisine karşı da işveren durumundadır. Dolayısıyla eser sözleşmelerinde yüklenici işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına göre iş yerinde tüm tedbirleri almak ve bu konuda denetimi sağlamak yükümlüğü altındadır. İş sahibinin ise, böyle bir yükümlülüğü yoktur. İş sahibi ancak hile veya ağır kusuru durumunda sorumludur....

UYAP Entegrasyonu