- K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, sözleşmenin feshi nedeni ile uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacı, sözleşmenin haksız feshi nedeni ile uğradığı müspet ve menfi zararlarının tazminini talep etmektedir. Müspet zarar (olumlu zarar), sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden dönülmüş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki farktır....
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle talep edilen iş gücü kaybı ve mahrum kalınan bedel nedeniyle alacak istemi müspet zarar vasfında olup davacı tarafça ödenen iş bedelinin tamamı talep edilmek suretiyle sözleşmeden dönüldüğü ve sözleşmeden dönme halinde müspet zararının talep edilmesinin mümkün bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davada davalı yüklenicinin ayıplı tamiratı sebebiyle 2. tamirat nedeniyle daha fazla ödeme yapılmak zorunda kalındığı ileri sürülerek bununla ilgili olarak 1.000,00 TL zararın tahsili de talep edilmiştir. Söz konusu zarar iddiası feshin haklı olması halinde menfi zarar niteliğinde olduğundan yükleniciden talep edilebilir....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, araç iz dizaynının yapılması işini konu alan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi, müspet zararlar ile manevi tazminat talebinden ibarettir. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı iş sahibi vekili, müvekkiline ait aracın iç dizaynının yapılması için davalıya teslim edildiğini ve bu iş için 23.288,48 TL bedel belirlendiğini, 23.250,00 TL bedelin davalıya ödendiğini, bedelin ödenmesine rağmen aracın tesliminin gerçekleşmediğini, müvekkilinin zarara uğradığını, banka taksitlerini ödeyememesi nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığını, takip sonucu aracın davalı elinde iken haczedildiğini, 23.250,00 TL menfi zarar, 1.000,00 TL yoksun kalınan gelir nedeniyle müspet zarar ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir....
edildiğinden müvekkilinin sözleşmeden dönme hakkının mevcut olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın davalı tarafından tanzim edilmesi gerektiğini iddia ederek; davanın kabulünü, eser sözleşmesinden dönme talebinin kabulü ile ürünlerin davalı şirket tarafından masrafları davalıya ait olmak üzere iade alınarak ödenen bedelin ödendiği tarihten itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
Bu bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde; mahkemece yapılacak iş; sözleşmenin feshinde tarafların kusur durumları, kusurlu olup olmadıkları değerlendirilerek davacının öncelikli talebi olan müspet zararının tazmini bakımından olumlu veya olumsuz hüküm tesis etmek, davacının sözleşmenin feshinde kusurlu bulunmadığının değerlendirilmesi halinde, kesinti yöntemine göre yüklenicinin fesih sebebiyle yapamadığı sözleşme konusu işlerin geri kalan kısmından dolayı mahrum kaldığı kâr kaybının, öncelikle yapılmayan işin sözleşmenin feshi tarihindeki bedelinin (eser tamamlanmış, borç ifa edilmiş olsaydı yüklenicinin eline geçecek bedel ile sözleşmesine göre yapılan imalât sebebiyle yükleniciye ödenen ya da ödenecek bedel farkı) tespit edilmesi, bulunacak bu bedelden yüklenicinin işi fesih sonucu tamamlayamaması nedeniyle yapmaktan kurtulduğu giderler (malzeme ve işçilik giderlerinden yaptığı tasarruf) ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar, sözleşme bedelinden...
Mahkemece bilirkişi kurulundan rapor ve iki kez ek rapor alınmış, 30.....2008 tarihli kök raporda sözleşme konusu makinenin davacı yanca üretime geçirilemediği, makinenin davacının beklediği amaca hizmet edemediği, bu haliyle ayıplı sayılması gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporundaki açıklamalardan makinenin iş sahibinin kullanamayacağı ve nefaset kaidesine göre kabule icbar edilemeyeceği derecede kusurlu ve sözleşme şartlarına aykırı olduğu anlaşıldığından, davacı iş sahibi seçimlik hakkını sözleşmeden dönme yönünde kullanmakta haklıdır. Bu durumda mahkemece sözleşmeden dönen tarafın ancak menfi zararlarını isteyebileceği, müspet zararlarını isteyemeyeceği gözetilerek, ödenen bedelin istirdadına ödenmeyen bedel yönünden borçlu bulunulmadığının tespitine ve ayıplı makinenin davalı yükleniciye iadesine karar verilmesi, ıslahla davaya eklenen kâr kaybı, cezai şart ve manevi tazminat istemlerinin ise reddi gerekir....
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak davalının kusuru ve işin hakkaniyete göre davacı tarafından kabulünün beklenilemeyecek kadar ayıplı ve eksik olması nedeniyle davacının sözleşmeden dönebileceği ve dönme nedeniyle verdiği bedelin iadesini ve yapılan işin kal'ini isteyebileceği, buhar kazanının zamanında yapılmaması nedeniyle ödenen 802.175,24 TL fazla yakıt bedelinin ise her ne kadar menfi zarar olarak nitelendirilmiş ise de, müspet zarar niteliğinde olup, sözleşmeden dönme halinde aksi kararlaştırılmış olmadıkça, talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 169.950 Euro karşılığı 305.910,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müspet zarar taleplerinin reddine karar verilmiştir. VII. TEMYİZ A....
Dava, sözleşme tarihine göre uygulanması gereken TBK 470 ve devamı maddelerde düzenlenen ve konusu ev yapılması işi olan eser sözleşmesine dayalı olarak açılmış alacak davasıdır. TBK 125. maddede borçlunun temerrüdü halinde alacaklının seçim hakları düzenlenmiş olup, alacaklı sözleşmeden dönme yolunu seçmiş ise, sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zarar (menfi zarar), kapsamında kalmayan müspet zararlarını isteyemez. Gecikme cezası ve cezai şart alacağı müspet zarar kapsamında kaldığından, sözleşmede aksine açık bir hüküm olmadıkça sözleşmeden dönen tarafın isteyebilmesi mümkün değildir. Ancak sözleşmede feshedilemiyen süre varsa bu süre ile sınırlı olmak üzere, bu süreden sonra yapılan feshe rağmen cezai şart alacağı talep edilebilir. ........
Menfi zarar sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılması gereken fiili giderler ile sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zararlardır....
HD’nin 19/04/2011 gün ve ...E. ...K. sayılı emsal içtihadına göre de, "Davacı iş sahibi şirket davalı yüklenici ile aralarında düzenledikleri sözleşmeyi feshetmiştir. Bu aşamadan sonra davacı sadece menfi zararlarını isteyebilir, ayrıca müspet zararların da talep edilebilmesi için sözleşmede bu konunun hükme bağlanması gerekir." Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde müspet zararın ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığından davacının sözleşmeden dönme halinde, bu müspet zararını isteyemeyeceği sonucuna varılmış ve müspet zarar tazminatı talebi reddedilmiştir. Davacının terditli ilk talebi olan, sözleşmeden dönme nedeniyle verilen bedelin faiziyle beraber iadesi ve müspet zararın tazmini talebi kısmen kabul edildiğinden, terditli 2. talebin incelenmesine geçilmesine gerek görülmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....


