Borçlar Yasasının 355. maddesinde ise, istisna akdi (eser sözleşmesi) düzenlenmiş ve bir tarafın iş sahibi, bir tarafın ise, yüklenici konumunda olan ve bedeli karşılığında bir şeyin imalinin yapılması hususunun eser sözleşmesi olarak açıklandığı yer almıştır. Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser de ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusudur. Somut olayda; hizmetten ziyade eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de Genel Hükümler ve Borçlar Yasasının 355. maddesinde düzenlendiği, uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasanın 3/d Maddesi kapsamında hizmet olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi değil genel mahkemelerdir. O halde, uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince İzmir 11....
Borçlar Yasasının 355. maddesinde ise, istisna akdi (eser sözleşmesi) düzenlenmiş ve bir tarafın iş sahibi, bir tarafın ise, yüklenici konumunda olan ve bedeli karşılığında bir şeyin imalinin yapılması hususunun eser sözleşmesi olarak açıklandığı yer almıştır. Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser de ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusudur. Somut olayda, hizmetten ziyade eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de Genel Hükümler ve Borçlar Yasasının 355. maddesinde düzenlendiği, uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasanın 3/d Maddesi kapsamında hizmet olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi değil genel mahkemelerdir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince ... Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 23/09/2008 gününde oybirliği ile karar verildi....
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine konu işin üst düzey teknolojiyi gerektirmesi, sözleşme kapsamında taşınmaz satış vaadi ve inşaat sözleşmelerinin de bulunduğu nazara alındığında, 6502 sayılı Kanunda kanun koyucunun salt kullanma ve tüketme amacına yönelik mutfak, dolap yaptırmak ve araç tamiri yapmak gibi dar kapsamlı eser sözleşmelerini kastettiğini, arsa karşılığı inşaat sözleşmelerinin ise bu kapsamda olmadığının kabulü gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı şirket ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamış, inşaat yapımı sırasında sözleşmede belirlenenden farklı bir inşaat projesi uygulanması nedeniyle elde edilen fazla dairelerden, davacı payına düşen miktar kadar alacak talep etmiştir. Bu durumda uyuşmazlık 6502 sayılı Kanun kapsamında kalmadığından, davanın, HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....
Somut olayda, davacı ile davalının, davacıya ait evin PVC pencere işlerinin yapılması konusunda eser sözleşmesi yaptıkları, sözleşme bedelinin davalıya ödendiği, ancak davalının siparişi zamanında yapmadığı gerekçesiyle ödenen bedelin geri verilmesi talep edilmektedir. Eser sözleşmesi genel hükümler ve Borçlar Yasasının 355. maddesinde düzenlendiğinden, 4077 Sayılı Kanun kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın genel mahkemelerde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK.’nun 21., 22. ve 23. maddeleri gereğince Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 16.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Borçlar Yasasının 355. maddesinde ise, istisna akdi (eser sözleşmesi) düzenlenmiş ve bir tarafın ... sahibi, bir tarafın ise, yüklenici konumunda olan ve bedeli karşılığında bir şeyin imalinin yapılması hususunun eser sözleşmesi olarak açıklandığı yeralmıştır. Somut olayda, uyuşmazlığın sigorta edilen halı dokuma eser sözleşmesine dayalı olduğu ve eser sözleşmesinin de Genel Hükümler ve Borçlar Yasasının 355. maddesinde düzenlendiği, uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasa kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, görevli mahkeme tüketici mahkemesi değil genel mahkemelerdir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 01/11/2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Borçlar Yasasının 355. maddesinde ise, istisna akdi (eser sözleşmesi) düzenlenmiş ve bir tarafın iş sahibi, bir tarafın ise, yüklenici konumunda olan ve bedeli karşılığında bir şeyin imalinin yapılması hususunun eser sözleşmesi olarak açıklandığı yer almıştır. Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser de ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusudur. Somut olayda, hizmetten ziyade eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de Genel Hükümler ve Borçlar Yasasının 355. maddesinde düzenlendiği, uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasanın 3/d Maddesi kapsamında hizmet olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi değil genel mahkemelerdir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince ... Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 23.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
eser sözleşmesinin bulunmadığı, ilişkinin ticari satım sözleşmesi kapsamında kaldığı kanaatine varıldığını, her ne kadar bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olmadığı, satım sözleşmesi olduğu ve davacının bu sözleşme uyarınca davalıdan alacaklı bulunduğu sonucuna varılmış ise de, esasen davacı tarafça açılan iş bu davadaki taleplerin dayanağı eser sözleşmesi ve bu sözleşme uyarınca yapılan çadırların ayıplı bulunmasına dayandığını, yani davacı ayıplı olduğunu ileri sürdüğü ve davalıya iade ettiğini ispatlayamadığı çadır bedelleri ile eser sözleşmesinden kaynaklanan diğer bedelleri talep ettiğini, uyuşmazlığın bu yönüyle değerlendirildiğinde, davacı tarafça eser sözleşmesinin mevcutiyeti ve alınan çadır / kumaşların iade edildiği ispatlanamadığından, davacı tarafça talep edilen ayıplı imalat bedeli, ayıplı imalat nedeniyle yanan teminat, karar pulu ve damga resmi ile kontrol amaçlı çadır kurma işçiliği ve iptal nedeniyle mahrum kalınan kar ve diğer giderlerin...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2022/298 Esas KARAR NO : 2022/391 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/04/2022 KARAR TARİHİ : 15/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 21/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalıların oluşturduğu iş oraklığı (... İnşaat ve Ticaret A.Ş. İle ... Yapı İnş. Tur. Pet.Mad.Gıda Oto. Teks. İth. İhr. San ve Tic Ltd....
Davacı iş sahibi tarafından talep edilen eksik ve ayıplı işler bedelinin davalı yüklenici şirket yönünden eser sözleşmesi kapsamında diğer davalı müşavir şirket yönünden ise vekâlet sözleşmesi kapsamında değerlendirilerek taraf iddia, savunma ve delillerde dikkate alınarak esasın incelenmesi gerekirken davanın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek rücuen alacak davası olarak nitelendirilip davanın reddi kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 07.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacının tüketici olduğu, uyuşmazlığın temelinde, kullanım amaçlı eser sözleşmesi bulunduğu, 4077 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... .. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 20/06/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....


