WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Davacı iş sahibi, menfi zarar kalemlerinden kaçırılan fırsatın tazminini talep etmiştir. Yargıtay 15. HD’nin 2018/5648 Esas sayılı ilamında “Bu yönteme göre de menfi zarar, sözleşmenin feshi halinde eksik bırakılıp yapılmayan imalâtın (kalan işin) yüklenici ile sözleşme yapılan tarihte işin yükleniciye değil ona en yakın fiyat veren başka bir yükleniciye verilmiş olması halinde ödenecek bedel (kaçırılan fırsat) ile fesih tarihinden itibaren kalan işin makul bir süre içinde başka bir yükleniciye tamamlatılması halinde mahalli piyasa rayiçleri ile ödenmesi gereken bedel arasındaki fark olarak hesaplanmalıdır.” şeklinde kaçırılan fırsatın ne şekilde hesaplanacağı belirtilmiştir. Anılan içtihada uygun olarak hazırlanan 25/08/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda sözleşme konusu işlerin sözleşme tarihindeki piyasa rayicinin 57.000 TL olduğu ve 45.000 TL’nin mahsubuyla davacının zararının 12.000 TL olduğu tespit edilmiştir....

Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı birleşen davada davacı İMZA İthalat İhracat Makine İnş. Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl dava eser sözleşmesinin feshi sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümlerince ödenen bedelin iadesi, birleşen dava eser sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle müspet ve menfi zararın tazminine ilişkindir....

Davacı eldeki davada konut satım sözleşmesinden dönmeden, hem sözleşmenin devamını ister şekilde müspet zarar olan kira kaybını, hem de sözleşmeyi sona erdirecek şekilde menfi zarar kapsamındaki masraflarla birlikte ödenen bedellerin tahsilini istemekle çelişkiye düşmüştür. Çünki bir sözleşmesel ilişkide menfi ve müspet zarar birlikte talep edilemez. Zira olumsuz zararın tazmini istenebiliyorsa borç hükümsüz sayılıyor demektir ki hüküm ifade etmeyen borcun ifasına ilişkin çıkarın tazmini istenemez. öte yandan davacının hem alıcı hem de tüketici sıfatı göz önüne alındığında davadışı borçlunun da temerrüdü gerçekleşmesi halinde davacı TBK 125. maddesinde yazılı seçimlik haklarından birini kullanabilecektir. Bedel iadesi sözleşmeden dönmenin, geç teslim nedeniyle kira ve diğer tazminatları istemekte ifanın devamını istemenin sonuçlarından biridir....

feshinden kaynaklanan bir çekişme olmadığı halde BK'nın 106. maddesinden söz edilerek davacının zarar ve ziyan isteyebileceğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile sözleşmenin geriye etkili feshine, müspet zarar, ayıplı işler ve kira bedeli ile yüklenicinin edimine göre devri gereken bağımsız bölümlerin belirlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir....

İşte müspet zarar bu iki bedel arasındaki farktan ibarettir. Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi hâlinde söz konusu olur. Bu durumda sözleşme ortadan kalkmamakta, yalnızca alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı almaktadır. Burada sözleşmenin feshedilmesinden değil, borcunun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu göz ardı edilmemelidir. Menfi zarar ise, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir deyişle, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, s. 427). Bu husus Borçlar Kanununun 108’inci maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmaktadır....

Yapı Şirketi ile 01.01.2015 tarihinde Anahtar Teslimi Götürü Bedel Elektrik İşleri Taşeron Sözleşmesi imzaladığı ve bu sözleşme ile ... inşaatındaki tüm elektrik işlerini üstlenmiş olduğu, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, sözleşmenin davacı tarafça Üsküdar ... Noterliğinin 09.02.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile sözleşmenin feshedilmiş olduğu ihtilafsızdır. Feshedilen sözleşme yönünden öncelikli olarak tasfiyenin hangi şekilde yapılacağı hususunun irdelenmesi gerekmektedir. Eser sözleşmelerinde sona erme üzerine, her iki tarafında talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, TBK’nın 125/III. maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler....

Maddesi ile TBK'nın 123. Maddesinin nakit bedel karşılığı eser sözleşmesinden dönme halinde uygulanma yeri bulunmadığından, davacı iş sahibinin bu sözleşme kapsamında avans mahiyetinde davalıya ödemiş olduğu davaya konu çeki iade talebi haklı bulunmaktadır. Davacı iş sahibi, sözleşmeden dönmede haksız olsa da, davalının açıkça ifada bulunduğu bir imalat bedeli ve zarar talebi bulunmadığından, bu durumun incelemeye konu dava bakımından bir önemi bulunmamaktadır....

gerektiği, halbuki davacının huzurdaki dava ile eksik ifa ile oluşan zararın giderimini talep ettiği, bu talebin niteliği itibariyle sözleşmeden dönme halinde istenilebilecek olan olumsuz (menfi) zarar değil, borcun gereği gibi ifa edilmemesi haline özgü olumlu (müspet) zarar niteliğinde olduğu, davacı, seçimlilik hakkını kullanırken T.B.K.m.125/2 hükmünce aynen ifaden vazgeçtiğini bildirerek olumlu (müspet) zararın giderini istemediği aksine sözleşmeden dönme yönündeki seçimlilik hakkını tercih etmiş olduğu, yerleşik içtihatlar gereğince T.B.K.m.125/son hükmünce sözleşmeden dönen tarafın sadece olumsuz zararlarının giderimini talep edebileceği, yukarıda denildiği gibi olumlu zarar kapsamına giren eksik ifadan doğan zararın giderimini talep edemeyeceği değerlendirilerek" davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.Kararın İstinaf incelemesini yapan ------sayılı kararı ile mahkememizin kararı; "------- Dosyadaki delil ve belgeler...

gerektiği, halbuki davacının huzurdaki dava ile eksik ifa ile oluşan zararın giderimini talep ettiği, bu talebin niteliği itibariyle sözleşmeden dönme halinde istenilebilecek olan olumsuz (menfi) zarar değil, borcun gereği gibi ifa edilmemesi haline özgü olumlu (müspet) zarar niteliğinde olduğu, davacı, seçimlilik hakkını kullanırken T.B.K.m.125/2 hükmünce aynen ifaden vazgeçtiğini bildirerek olumlu (müspet) zararın giderini istemediği aksine sözleşmeden dönme yönündeki seçimlilik hakkını tercih etmiş olduğu, yerleşik içtihatlar gereğince T.B.K.m.125/son hükmünce sözleşmeden dönen tarafın sadece olumsuz zararlarının giderimini talep edebileceği, yukarıda denildiği gibi olumlu zarar kapsamına giren eksik ifadan doğan zararın giderimini talep edemeyeceği değerlendirilerek" davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.Kararın İstinaf incelemesini yapan ------sayılı kararı ile mahkememizin kararı; "------- Dosyadaki delil ve belgeler...

Bu nedenle müspet zararın tazmini halinde malvarlığının ulaşacağı değerin, sözleşmenin ifası halinde malvarlığının ulaşacağı değeri geçmemesi gerektiği gözetilerek hesaplama yapılmalıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir. "Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar: Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır....

UYAP Entegrasyonu