WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Davada, kök muristen intikal eden taşınmazın tümüyle davalı paydaşlar tarafından kullanıldığı, davacının yararlandırılmadığı ileri sürülerek ecrimisil istenilmiş; mahkemece, dava konusu taşınmazda davacının da bir süre ikamet ettiği sonradan daha iyi koşullarda yaşamak için boşalttığı, elbirliği mülkiyetinde belirgin bir hisse kullanımın da olamayacağı gerekçeleriyle istemin reddine karar verilmiştir. Ecrimisile konu edilen taşınmazda taraflar paydaştır. Paydaşlar (kural olarak) intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler....

Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/1074 esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasında almış oldukları yetkiye istinaden bu davayı açtıklarını belirtmiş, ancak yargılama sırasında dosya içerisine yetki belgesini sunamamış olduğundan Dairemizin 16/01/2012 günlü ve 2011/15449 esas, 2012/288 karar sayılı geri çevirme kararında adı geçen yetki belgesinin dosyaya ibrazı istenmiştir....

Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Somut olayda, dosya içerisinde bulunan 14.03.2016 tarihli fen bilirkişisi raporu ekindeki krokiye göre davalının B harfi ile gösterilen 2.204,73 m2 yeri fıstıklık olarak kullandığı, A harfi ile gösterilen yerin ise kullanılmadığı anlaşılmaktadır....

Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Hükme esas alınan fen bilirkişi raporuna göre; dava konusu 27 parsel sayılı taşınmazın C harfiyle gösterilen kısmının, 31 parsel sayılı taşınmazın G harfiyle gösterilen kısmının, 33 parsel sayılı taşınmazın ise D ve F harfiyle gösterilen kısımlarının davalı tarafından kullanılmadığı belirtilmiştir....

Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgileri ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.Somut olaya gelince; davacı ...'nin dedesinin kardeşleri olan paydaşlar ... ve ... açısından da düzeltme istendiği, ancak davacının isminin düzeltilmesini istediği ... ve ...'ün mirasçısı olmadığı gibi dava konusu taşınmaza ilişkin açılmış ortaklığın giderilmesi davasında davacıya verilmiş yetki belgesinin de bulunmadığı açıktır....

Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Açıklanan bu ilke ışığında somut olaya gelince; dosya içerisinde mevcut 13.10.2014 tarihli bilirkişi raporunun ekli krokisinde; dava konusu taşınmazda iki adet binanın mevcut olduğu ve bu binaların dışında da boş bir alanın bulunduğu görülmektedir....

Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir....

KARAR Davacı, davalılar ayrıldıktan sonra 1/2' şer hisseye sahip oldukları taşınmaz ile ilgili davalı ... vekili olarak diğer davalı aleyhine ortaklığın giderilmesi davası açtığını, bu davada bilirkişi tarafından belirlenecek değerin %20' oranında vekalet ücreti ödenmesi hususunda davalı ... ile 10.03.2009 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi imzaladıklarını, 06.05.2009 tarihinde davalıların birlikte elerek yeniden evleneceklerini ve davayı takip etmeyeceklerini bildirmeleri üzerine avukatlık ücreti olarak 4.000.00.TL ödenmesi eğer bu bedelin 12.05.2009 tarihine kadar ödenmemesi halinde sözleşmeden ve davadan kaynaklanan tüm avukatlık ücretlerinin ferileri ile birlikte talep edileceğini hüküm altına alan anlaşma tutanağının davalılarla birlikte imzalamalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek sözleşmeden doğan ve yargılama gideri mahiyetindeki karşı taraf vekalet ücreti olarak toplam 12.000.00.TL vekalet ücreti alacağının aylık %10 faizi il birlikte tahsiline karar verilmesi istemiştir...

Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır." hükmü, 702. maddesinde "Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır." hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemeler göstermektedir ki, miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, tereke payları ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece, mirasçıların somut ve bağımsız payları mevcut değildir....

Davalı, işlem tarihinde mirasbırakanın bilincinin yerinde olduğunu, sözleşmeden doğan bakım borcunu yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece Mahkemesince, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince esastan reddedilmiş, anılan kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; “...Somut olaya gelince; mirasbırakan temlik tarihinde 70 yaşında olup kanser hastasıdır. Mirasbırakanın ölümünden bir yıl önce murisi ...’den intikal eden 8 parça taşınmazın ortaklığın giderilmesi davasına konu edilmesi üzerine mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. Davalı tanığı olarak dinlenen tarafların annesi ..., murise ve kendisine davalının baktığını bildirmiş, dinlenen davacı tanıkları ise mirasbırakanın davacılardan mal kaçırmasını gerektirir somut bir olgu ortaya koymamışlardır....

UYAP Entegrasyonu