"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına ve ecrimisil talebinin ise reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, müvekkilinin kayden maliki olduğu 613 parsel sayılı taşınmaza davalıların bağ ve asma dikmek suretiyle tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve muhdesatın kal’ine, toplam 6.500 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve kal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin ise reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Taşınmaza zilyet olanlar tapu kaydı veya bir hakka dayandığı takdirde TMK'nın 683. maddesindeki mülkiyet hakkının korunmasından yararlanarak istihkak davası veya elatmanın önlenmesini isteyebileceği gibi salt zilyetliğe dayalı olarak TMK'nın 981 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması hükümleri gereğince istemde bulunma hakkına da sahiptir. Davacı, dava konusu mülkiyeti Hazineye ait taşınmazların kök muris ...tarafından ecrimisil bedelini ödeyerek 2001 yılından bu yana kullandığını, davalının bu taşınmaza haksız olarak müdahale ettiğini bu nedenle kullanıcısı olduğu taşınmazdaki davalının haksız müdahalesinin önlenmesini talep ettiği anlaşıldığına göre, davacının şahsi hakka dayalı olarak elatmanın önlenmesi talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, dava salt zilyetliğe dayalı bir dava olmayıp, hakka dayalı bir davadır....
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava; TMK nun 683. maddesi uyarınca açılan aynı hakka ilişkin elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz hakkında, davanın açıldığı 19.11.2007 tarihinden sonra ve karar verilmeden önce 113 ada 50 parsel numarasıyla 05.06.2008 tarihinde kadastro tutanağı düzenlenerek, tutanak itiraz edilmeden 23.01.2009 tarihinde kesinleşmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesine göre, “Kadastro Müdürü, çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemelerinde, bu alandaki taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla, hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili tüm tapu, vergi, harita ve diğer belge örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenliğine verir.”...
(HGK'nin 25.11.2009 tarihli ve 2009/8-518 Esas, 573 Karar). TMK'nin 981. maddesinde; zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir, denilmektedir. Aynı Kanunun 973. maddesinde ise; bir şey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir, biçiminde tanımlama getirilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 683. maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 sayılı TMK m.684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar....
TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 827 ] "İçtihat Metni" Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.09.2003 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki kaydın terkini, ecrimisil karşı davada da üst hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; kaydın terkinine ve ecrimisil isteminin kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 27.12.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı (k.davacı) Ömer D... Vakfı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Karşı davada üst hakkı kurulması talep edilmiştir. Mahkemece mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi istemi kabul edilmiş, ecrimisil istemi kısmen hüküm altına alınmıştır. Hükmü davalı ve karşı davacı Ömer D... vakfı temyiz etmiştir....
Mahkemece, Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı, Dairece; “...yapılan uygulamada yanların bağımsız bölümleri arasında inşa ettikleri duvarın davacının 2 nolu bağımsız bölümü içinde yer aldığı ve 5.72 m2 lik yerin davalıların bölümüne katıldığının görüldüğü, bu durumda, davada ileri sürülen isteğin Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinde sözü edilen mülkiyet hakkına dayalı olduğu ve ortak duvarın yıkımı ile projeye uygun hale getirme isteğinin bu açıdan genel mahkemenin görevinde olduğu, ortak yere yönelik elatmanın önlenmesi isteği bakımından ortak alana ne gibi bir müdahale olduğu belirlenmediği ve mahkemenin görevli olup olmadığının tartışılmadığı...” gerekçesiyle bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yargılamaya devam edilerek, bağımsız bölümler bakımından elatmanın önlenmesine, yıkım ve ecrimisil isteklerinin kabulüne, ortak alana yönelik istek yönünden ise mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir...
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanaları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davacı vekilinin el atmanın önlenmesi yönünden temyiz itirazlarına gelince; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683. maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerine dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. Yani; asıl olan mülkiyet hakkıdır. Ve malik ile davalı arasında akdi bir ilişki yoksa, malikin dava açma hakkı her zaman için vardır....
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile, davalılar Emine ve Gülten'in kayden davacıya ait çaplı taşınmaza fen bilirkişisi raporunda belirtildiği şekilde müdahale ettikleri, bu kısımda bulunan ağaçlardan faydalandıkları belirlenmek ve 4721 sayılı TMK'nin 683 vd. maddeleri uyarınca davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi davacının ıslah talebine karşı davalılarca zamanaşımı definde bulunulmadığı ve usulüne uygun bilirkişi raporu doğrultusunda ecrimisil hüküm altına alındığından yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğundan, davalıların temyiz itirazlarının reddine....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine; karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ..., adli yardım talepli olarak istinaf kanun yolu başvurusundaki sebepler ve re'sen belirlenecek nedenlerle temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2....
G.. vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, .//.. 2- Davacılar-birleştirilen dava davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, paylı mülkiyete konu taşınmazda elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. (TMK.m.683 vd). Dava konusu dairenin bulunduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin getirtilen tapu kaydının incelenmesinde; taşınmazın arsa niteliği ile paylı mülkiyet olarak kayıtlı olduğu ilk davanın davacıları yanında dava dışı başka paydaşları da olduğu görülmektedir. 4721 sayılı Yasa'nın 683. maddesine göre; " bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, tasarruf özgürlüğüne yönelik saldırılara karşı elatmanın önlenmesi davasını açabilir" kuralı mevcuttur....


