WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Mahkemece, davalı tarafından kendisine ait dükkandan koku, is ve duman yaymak suretiyle yapmış olduğu rahatsızlığın ve müdahalenin engellenmesine ve kal'ine, yasal şartları oluşmayan manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.01.2012 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve yıkım talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.03.2014 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.05.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.09.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, elatmanın önlenmesi ve ka'l istemine ilişkindir....

getirmesinin zorunlu olduğu, öte yandan, davacı-karşı davalı tarafından ibraz edilen 25.11.2008 tarihli satış sözleşmesi başlıklı fotokopi şeklindeki belgede taşınmazın davalı-karşı davacının bankadan çektiği kredi borcuna karşılık teminat olmak üzere devrinin ve borcun tamamen ödenmesi halinde mülkiyetin davacı-karşı davalıya iadesinin kararlaştırıldığı, ancak bu süreçte davacı-karşı davalının bedelsiz oturması konusunda bir düzenlemeye yer verilmediğinin görüldüğü, hemen belirtmek gerekir ki, davalı-karşı davacının TMK 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkı bulunduğuna, çap iptale kadar geçerli olduğuna göre, kayda üstünlük tanınmak suretiyle davacı-karşı davalının haksız işgali nedeniyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinin haklı olduğu, hal böyle olunca, belirtilen ilkeler doğrultusunda taraf delillerinin toplanması, eksikliklerin tamamlanması, inananın tapu kaydının iptalini ve adına tescilini isteyebilmesi için Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi (Borçlar Kanunu'nun...

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın elatmanın önlenmesi yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ecrimisil yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, müvekkili kooperatif tarafından inşa ettirilen meskenlerden 48 adedinin işgal edildiğini, davalının 22/3 kapı numaralı meskende haksız olarak oturduğunu ileri sürerek, davalının tahliyesi ile ecrimisil alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ARPAÇAY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/11/2013 NUMARASI : 2012/445-2013/484 Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi . .. 'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Davacılar, paydaş oldukları 29 parsel sayılı taşınmazlarını beş yıldır tüm uyarılarına rağmen davalının kullandığını ileri sürerek haksız elatmanın önlenmesi ve beş yıllık 5000,00 TL. ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir....

Hâl böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istekleri ile ilgili olarak keşfen saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, dava dilekçesinde gösterilen tazminat bedeli üzerinden harç alınmakla yetinilerek işin esası bakımından hüküm kurulması isabetsizdir. Kabule göre de; bilindiği üzere, T.M.K.'nun 683.maddesine dayalı elatmanın önlenmesi istekli davaların konusunu haksız eyleme dayalı tasarrufların oluşturduğu kuşkusuzdur. Eylem kim tarafından yapılırsa, davanın ona yönelik olarak açılması ve sonucundan onun sorumlu tutulması asıldır. Ancak taşınmazın bir başkasının kullanımına sunulması halinde, haklı ve geçerli bir nedene dayalı olmaksızın taşınmazı kullandıranın sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı da açıktır. Haksız elatmaya dayalı davalarda kullanan ve kullandıran birlikte sorumludur....

Eşya üzerindeki egemenliğin üçüncü kişilere karşı korunması için malike verilen bu yetkilerin yaptırımı olan davalar, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesinde belirlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Mülkiyet Hakkının İçeriği” başlıklı 683. maddesi (Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi 618. madde); “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmünü içermektedir. Mülkiyet hakkının sağladığı yetkilerin malik tarafından gereği gibi kullanılmasını önleyen ve üçüncü kişilerden gelen etkilere karşı korunma aracı olarak haksız elatmanın önlenmesi, taşkınlığın giderilmesi, durdurulması için, elatmanın önlenmesi davası hakkı tanınmıştır....

Ancak, o paydaşın taşınmazda payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa elatmanın önlenmesi davası dinlenemez. Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu elatmanın önlenmesi davasıyla değil kesin sonuç sağlayacak taksim veya şüyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözülebilir. Somut olaya gelince; Yapılan keşif, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinden davalının 295, 425, 426, 428 ve 293 sayılı parselleri tamamen değil kısmen kullandığı saptanmıştır. Dolayısıyla, bu parsellerde davacının yararlanma hakkına engel olma durumu söz konusu edilemeyeceğinden bu taşınmazlarla ilgili davanın reddi gerekir. Diğer taraftan, davalının 427 ve 429 sayılı parselleri hiç kullanmadığı belirlendiğinden, bu taşınmazlara davalının haksız elatması söz konusu edilemez. Bu taşınmazlarla ilgili davanın açıklanan nedenle reddi gerekir....

UYAP Entegrasyonu