Olağanüstü genel kurulda da genel kurula çağrı yönetim kurulu tarafından yapılmaktadır (2821 sayılı SK m. 12/5, 6356 sayılı STİSK m. 12/5) Ancak burada olağanüstü genel kurula gidilmesine dair yönetim kurulu kararı kurucu nitelikte olup yönetim kurulu kararının bulunmaması genel kurulun oluşumunu sakatlayacağı gibi genel kurulun hukuki dayanaktan yoksun olmasına neden olur. Zira olağanüstü genel kurul ancak yönetim kurulu veya denetleme kurulunun gerekli gördüğü hâllerde ya da genel kurul üye veya delegelerinin beşte birinin yazılı isteği üzerine toplanabilir (2821 sayılı SK m. 12/4, 6356 sayılı STİSK m. 12/4 )....
Öte yandan, davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görev olduğuna, federasyon üyeliklerinden ihraca dair son kararı verme yetkisi genel kurula ait bulunduğuna, bu sebeple davacının talebinin federasyon üyeliğinden çıkarılmasının onaylanmasına dair genel kurul kararının iptalini de kapsadığına göre, Mahkemece davacının federasyon üyeliğinden ihracının onaylanmasına dair genel kurul kararının iptaline karar verilmesi gerekirken yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteğinin esastan reddine dair kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekir....
Öte yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 74. maddesinin 2. fıkrasında, dernek olağan genel kurul toplantılarının en geç üç yılda bir yapılmasının zorunlu olduğu; 84. maddesinde, yönetim kurulunun, beş asıl ve beş yedek üyeden az olmamak üzere dernek tüzüğünde belirtilen sayıda üyeden oluştuğu; 85. maddesinde, derneklerin yönetim kurulunun, derneğin yürütme ve temsil organı olduğu; temsil görevinin, yönetim kurulunca üyelerden birine veya bir üçüncü kişiye verilebileceği hükmü yer almaktadır. Anılan madde uyarınca dernek tüzel kişiliğini temsil yetkisi yönetim kuruluna ait olup; dernek yönetim kurulunca temsil yetkisinin yönetim kurulu üyelerinden birine veya bir üçüncü kişiye verilmesi halinde bu kişiler, kanuni temsilci sıfatını taşımaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava konusu ödeme emrine konu borcun, ......
Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, … Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü Derneğinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …-…; … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir....
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Denizli Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün 01/08/2013 tarihli yazısı ve eklerine göre, davacının 08/06/2006, 28/02/2007, 28/02/2009 ve 07/04/2010 tarihli olağan genel kurul toplantılarında yönetim kurulu üyesi seçildiği, 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nda da yönetim kurulu üyelerinin derneği temsile yetkili olduklarının düzenlendiği, davacının 2006-2010 yılları arası derneğin yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle dernek iktisadi işletmesinden tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borçlarından sorumlu olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: İleri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir....
yönündeki aleyhine dava yoluna müracaat edilmekle hukuken kesinleşmemiş genel kurul kararı bulunan iş bu davaya temel ve dayanağını teşkil eden Genel Kurul Kararı aleyhine İstanbul 2....
83. maddesi hükmü olduğu, bu düzenlemenin aksine davacı dernek tüzüğünde bir düzenlemenin bulunmadığı, davacının dava açmadan önce genel kurul nezlinde itirazının varlığının iddia edilmediği, davalı tarafça sunulan dernek kayıtlarında da itirazın olduğunu gösterir bir kaydın bulunmadığı dikkate alındığında özel dava şartı olan TMK'nın 83/2....
Olağan Genel Kurulunun ve bu genel kurulda alınan tüm kararların iptali istemine ilişkindir. 3289 sayılı Gençlik Ve Spor Hizmetleri Kanunu'nun "Bağımsız spor federasyonları" başlığı ile Kanuna 04.03.2004 tarihli ve 5105 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile eklenen ek 9. maddeye 29.03.2011 tarihli ve 6215 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile eklenen ek fıkrası; "Spor federasyonları ile ilgili olarak bu Kanun'da hüküm bulunmayan konularda 04.11.2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu ile 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanır." hükmünü içerdiği, dolayısı ile 3289 sayılı Kanunda hüküm bulunan hallerde Dernekler Kanunu ile Türk Medeni Kanunu hükümlerinin uygulama yeri olmadığı, yani federasyon genel kurulunun iptali yönünden 4721 sayılı TMK'nin 83.maddesinde düzenlenen dernek genel kurul kararlarının iptali için toplantıda hazır bulunanlar için karar, hazır bulunmayanlar için kararın öğrenilmesinden itibaren bir ay ve herhalde toplantıdan itibaren üç ay içerisine...
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, sendika genel merkez yönetim kurulu kararına karşı iptal davasının bir aylık hak düşürücü süre içinde açılması ve bu konuda mülga 743 sayılı Türk Kanuni Medenisi'nin 68’inci maddesinin uygulanması gerektiğini ifade etmiştir (YHGK., 2000/9-54 esası, 2000/43 sayılı kararı). Bu genel açıklamalar ışığında temyiz itirazlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davalı sendika genel yönetim kurulunun 30/03/2018 tarih ve 337 sayılı kararının ikinci bendinin iptali talep edilmektedir. Dava konusu genel yönetim kurulu kararı 02/04/2018 tarihinde sendika ...Şubesi’ne tebliğ edilmekle birlikte, davacı ...Şube başkanı tarafından 01/06/2018 tarihinde dava açıldığından, somut uyuşmazlıkta davanın açılabilmesi için bir aylık hak düşürücü süre geçmiş durumdadır. Diğer taraftan dava konusu genel yönetim kurulu kararının yok hükmünde olması yahut mutlak butlanla hükümsüz sayılmasını gerektiren bir durum da söz konusu değildir....
KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki dernek üyeliğinden çıkarma ve diğer kararların alındığı genel kurul kararlarının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş ve Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması sonrası İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 22.06.2023 tarihli ve 2022/4197 Esas, 2023/3940 Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir....


