WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

Ankara Ticaret Odası da 21.12.1948 tarihli 6 nolu teamül kararı ile açık-kapalı fatura uygulamasının bir örf adet hukuk kuralı haline gelmesini sağlamıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde, Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkimin, örf ve âdet hukukuna göre karar verebileceği ifade edilmiştir. Türk Ticaret Kanununun 2. maddesinde de, bu düzenlemeye paralel olarak, Kanunda aksine bir hüküm yoksa, ticari örf ve âdet olarak kabul edildiği belirlenmedikçe teamülün mahkemenin yargısına esas olamayacağı düzenlenmiştir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/481 KARAR NO : 2022/603 DAVA : TAZMİNAT (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/06/2022 KARAR TARİHİ : 17/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakkının saklı kalması kaydıyla, davalının arz ve izah edilen olaylar muvacehesinde haksız rekabetin teşkil eden eylemlerinin tespitini, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin men’ini, ... linkinde yer alan haber yazının erişiminin tedbiren durdurulmasını, içeriğin tedbiren yayından kaldırılmasını, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri bakımından şimdilik TTK md. 58 gereği 100.000,00-TL manevi tazminatın ve ayrıca TTK md. 58/son gereği şimdilik 1.000TL manevi tazminatın; ilk haberin yayınlandığı 20.01.2022 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir...

Somut uyuşmazlıkta, davacının, dava dışı şirketteki ortaklıktan ve müdürlük görevinden noter kanalıyla 02.12.2004 tarihinde ayrılmasına karşın, bu durumun ticaret sicil gazetesinde 26.11.2007 tarihinde yayımlandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında, davacının dava dışı şirketteki temsil yetkisinin sona ermesi ve yerine yeni temsilci atanmasının ticaret sicil gazetesinde ilanının, işlemin hukuken varlık kazanmasına değil, bu hususun üçüncü kişilere açıklanması amacına yönelik olduğu, dolayısıyla inşai değil bildirici bir işlem olduğu açıktır. Davacının şirketi temsil yetkisi, 02.12.2004 tarihinde sona ermiş olup kurum tarafından talep edilen davaya konu alacaktan bir kısmı, davacının kendisinin fiilen gerçekleştirdiği bir hukuki işlemden kaynaklanmadığı gibi kendisinin sorumlu olduğu dönemde ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen bir prim borcu da değildir....

-Türk Patent ve Marka Kurumu ... Tasarım Tescil Belgesi 3.1 Nolu Halı Tasarımına Tecavüz- ... -Türk Patent ve Marka Kurumu ... Tasarım Tescil Belgesi 5.1 Nolu Halı Tasarımına Tecavüz- ... -Türk Patent ve Marka Kurumu ... Tasarım Tescil Belgesi 6.1 Nolu Halı Tasarımına Tecavüz- ... -Türk Patent ve Marka Kurumu ... Tasarım Tescil Belgesi 6.1 Nolu Halı Tasarımına Tecavüz- ... -Türk Patent ve Marka Kurumu ... Tasarım Tescil Belgesi 7.1 Nolu Halı Tasarımına Tecavüz- ; Davalı yanın ihlali ile İlgili olarak Mahkemenizin ......

Uyuşmazlıkta; davacının Türk vatandaşı ile evliliğine ilişkin yapılan tahkikat sonucu düzenlenen 01/04/2013 tarihli tutanakta; davacının beyan etmiş olduğu adrese gidildiğinde davacının evde bulunamadığı, bunun üzerine site görevlisi G.A. isimli kişi ile görüşüldüğü, bu kişinin, davacı ve Türk vatandaşı eşini tanıdığını, davacının bu adreste çocuğu ile birlikte yaşadığını, Türk vatandaşı eşi ise nadiren bu evde gördüğünü, bazen gelip bir gece kaldıktan sonra gittiğini, Manavgat'ta çalıştığını bildiğini, davacıyı, ismini İsmail olarak bildiği bir emlakçıyla birlikte gördüğünü, bu şahsın sıklıkla gelip bu adreste kaldığını, evliliğin anlaşmalı bir evlilik olabileceğini, davacı ile görüşmesinde davacının kendisine eşinden ayrılmayı düşündüğünü söylediğini beyan ettiği; 03/07/2013 tarihli tutanakta; yine site görevlisi G.A. isimli kişi ile görüşüldüğü, bu kişinin Türk vatandaşı eşin 2 aydır eve gelmediği, emlakçılık yapan İsmail isimli şahsın eve sıklıkla geldiği ve kaldığı, davacının değişik...

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, davalı tarafından sunulan ve yetki şartı içeren sözleşmenin davacı tarafından imzalanmadığı ve haksız rekabetin Türkiye'de gerçekleşmiş olması nedeniyle Türk Mahkemelerinin yetkili olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin niteliğinin acentelik veya adi ortaklık olarak nitelendirilmesinin sonuca etkili olmadığı, davalı tarafından da inkar edilmeyip bilgilendirme kapsamında kaldığı iddia olunan e-postaların içerikleri ispatlanamadığından ve bu e-postalarla davalının doğrudan sözleşme ilişkisi içinde olmadığı davacının müşterileri olan televizyon kanallarıyla davacının sözleşmelerini sonlandırıp kendisi ile sözleşme yapmalarını istemesinin haksız rekabet niteliğinde olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....

DAVALININ_SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, davanın süresinde olup olmadığının resen tetkiki ile süresinde açılmamış olması halinde bu yönüyle davanın reddi gerektiği, esas yönünden davacının Bulgaristan’da yaptığı askerlik için 08/01/2013 tarihinde askerlik borçlanması talebinde bulunduğu, 28/01/2013 tarihinde 6.264 TL yatırdığı, ancak davacının nüfus bilgilerine göre Türkiye’ye 1994 yılında geldiği 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 27/03/2002 tarih 200/3956 sayılı kararıyla Türk vatandaşlığını kazandığı, 2013/11 sayılı Genelgeye 2019/9 sayılı Genelge ile eklenen ibare uyarınca yalnızca "zorunlu göçe tabi tutulan" Türk soyluların vatandaşlığa alındıkları tarihte 22 yaşını doldurmuş olanların geldikleri ülkelerde askerlik yapmış olmaları halinde bu süreleri borçlanabilecekleri, Kurum işlem ve dayanağı düzenlemelerde Kanun ve mevzuat hükümlerine aykırılık arz eden bir husus ve hukuka aykırı bir işlem bulunmadığı, 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan...

Aynı Yasanın 27. maddesi hükmüne göre haklı nedenin varlığı halinde, soyadın değiştirilmesi mümkün olup hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusunda bir yasal düzenleme bulunmadığından ve esasen bu konuda bir kıstas belirlenmesi de sözkonusu olmadığından, haklı sebebin var olup olmadığı, her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Yargıtay uygulamalarında, kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadı ile anılmayı ve onu kayden de taşımayı istemesinin haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir. Soyadı Nizamnamesinin 15. maddesinde; "evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuklar babalarının soyadını taşırlar..." ve Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 22. maddesinde; "Evlilik içinde veya herhangi bir nedenle evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde Türk babadan olan veya Türk anadan doğan çocuklar doğumlarından başlayarak Türk vatandaşlığını kazanırlar....

Aynı Yasa'nın 27. maddesi hükmüne göre haklı nedenin varlığı halinde, soyadın değiştirilmesi mümkün olup hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusunda bir yasal düzenleme bulunmadığından ve esasen bu konuda bir kıstas belirlenmesi de sözkonusu olmadığından, haklı sebebin var olup olmadığı, her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Yargıtay uygulamalarında, kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadı ile anılmayı ve onu kayden de taşımayı istemesinin haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir. Soyadı Nizamnamesinin 15. maddesinde; "evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuklar babalarının soyadını taşırlar..." ve Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 22. maddesinde; "Evlilik içinde veya herhangi bir nedenle evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde Türk babadan olan veya Türk anadan doğan çocuklar doğumlarından başlayarak Türk vatandaşlığını kazanırlar....

Aynı Yasanın 27. maddesi hükmüne göre haklı nedenin varlığı halinde, soyadın değiştirilmesi mümkün olup hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusunda bir yasal düzenleme bulunmadığından ve esasen bu konuda bir kıstas belirlenmesi de sözkonusu olmadığından, haklı sebebin var olup olmadığı, her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Yargıtay uygulamalarında, kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadı ile anılmayı ve onu kayden de taşımayı istemesinin haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir. Soyadı Nizamnamesinin 15. maddesinde; "evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuklar babalarının soyadını taşırlar..." ve Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 22. maddesinde; "Evlilik içinde veya herhangi bir nedenle evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde Türk babadan olan veya Türk anadan doğan çocuklar doğumlarından başlayarak Türk vatandaşlığını kazanırlar....

UYAP Entegrasyonu