nın ayrı ayrı hapis cezası aldığını, davalıların ceza mahkemesinde yapılan yargılamasında çocuğun gerçekte annesinin kendisi olduğunu kabul ve ikrar ettiklerini, bu nedenlerle, ... isimli çocuğun nüfus kayıtlarında gerçeğe aykırı olan anne adı ... olduğu belirtilen kayıtların iptali ile çocuğun genetik annesi olarak ... olarak tescil edilmesine, küçük ...'ın dosyaya sunulan doğum belgesi ve davalıların ceza mahkemesindeki savunmalarından anlaşılacağı üzere ... Özel ......
DAVA TÜRÜ :Çocuğun Mutad Meskene İadesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1980 tarihli La Haye Sözleşmesine göre, mutad meskeni ülkesine iadesi talep edilen 11.02.2005 doğumlu çocuk evlilik dışında dünyaya gelmiş, davalı baba ile soybağı "tanıma" yoluyla kurulmuştur. Bu çocuğun davalı tarafından annesinin rızasıyla ve İsviçre makamlarından alınan izinle Türkiye'ye getirildiği sabit ise de, izin süresinin bitiminden sonra çocuğun Türkiye'de alıkonulması, annenin velayet ve ziyaret hakkını ihlal ettiğinden sözleşme hükümlerine göre hukuka aykırıdır (Söz.m.3)....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı, annesinin davalı ile olan beraberliğinden doğduğunu, davalının biyolojik babası olduğunu belirterek babalığın tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle dava reddedilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 301/1, 303/2. maddelerine dayalı olarak, çocuk tarafından açılan babalığın tespitine ilişkindir....
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; tarafların 2007 yılında anlaşmalı şekilde boşandıkları, 2001 doğumlu müşterek çocuğun velayetinin anneye verildiği, çocuk lehine aylık 200,00 TL iştirak nafakası takdir edildiği, annenin 2009 yılında artırım davası açtığı, yargılama sonunda aylık 40,00 TL artırımla iştirak nafakasının aylık 240,00 TL'ye çıkarılmasına karar verildiği, 2014 yılında eldeki artırım davasının açıldığı, müşterek çocuğun dava tarihi itibariyle 13 yaşında olduğu ve devlet okulunda okuduğu, her iki tarafında boşanmadan sonra yeniden evlendikleri, bu evliliklerden de çocukları olduğu, davacı annenin Kuran Kursu öğretmeni olup aylık 1.800,00 TL kazandığı, davalı babanın işçi olduğu, asgari ücret aldığı anlaşılmıştır. TMK'nın 331. maddesi gereğince durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler. Kural olarak boşanma kararı ile velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır....
Ceza Dairesinin 05.03.2019 tarih ve Esas: 2018/10447, Karar: 2019/3055 sayılı ilamı ile "suç tarihinde nüfus kaydına göre 11 yaşında olan suça sürüklenen çocuğun, alınan 14.06.2013 tarihli Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporuna göre yaşının 17 olduğunun tespit edilmesine rağmen, suça sürüklenen çocuğun yaşının düzeltilmesi halinde annesi ile arasında 12 yıldan az bir süre olduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun annesinin yaşının düzeltilmesi için mahalli Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması, bu hususun bekletici mesele yapılması ve annesinin yaşı düzeltildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun yaşının CMK'nın 218/2. maddesi uyarınca yaşı usulüne uygun düzeltilmeden yazılı şekilde karar verilmesi" gerekçesiyle bozulması üzerine işbu davada Van Cumhuriyet Başsavcılığı davanamesi ile suça sürüklenen çocuğun annesi olan ...'...
OLAY VE OLGULAR Suç tarihinden önce Facebook isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinde tanışan sanık ve mağdurenin bir müddet arkadaşlıklarının bu sitede devam ettiği, aralarındaki mesajlaşmanın sürdüğü, süreç içerisinde aralarında duygusal bir ilişkinin başlaması üzerine buluşmaya karar verdikleri, mağdurenin okulunun önünde buluştukları, suç tarihi olan 03.11.2014 tarihinde keza sanığın mağdurenin okumuş olduğu okulun girişine sabahleyin gittiği, burada mağdure ile buluştuğu ve onu yine kendi evine götürdüğü, eve vardıklarında başlangıçta sanığın annesinin evde olmasına karşın annesinin bir müddet sonra evden ayrıldığı, annesinin ayrılmasından sonra sanığın mağdure ile basit istismar kapsamında cinsel yakınlık kurduğu, mağdurenin okula gitmediğini anlayan şikâyetçinin mağdureyi sıkıştırması ve söylememesi üzerine sosyal medyadaki hesabını kontrol etmesi ve yazışmaları görmesi ile intikalin gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1....
İncelenen dosya kapsamından; Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede suç adı 5490 sayılı Kanuna muhalefet ve sevk aynı kanunun 67. maddesi olarak gösterilmiş ise de sanığın fiili; "evlilik dışı ilişkisinden çocuklarının doğduğu, annesinin söz konusu tarihte başka birisiyle evli olması nedeniyle boşanmadan sonra kanundaki sınırlayıcı hükümden kurtulmak gayesiyle şüphelinin kızının gerçek doğum tarihini gizleyerek nüfusa tescil ettirdiği, bu kapsamda nüfus görevlilerine gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle atılı suçu işlediği" şeklinde anlatılarak, soy bağını değiştirmek suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14. maddesinin tebliğnamenin düzenlendiği ve Özel Dairelerin görevsizlik kararlarının verildiği tarihi itibarıyla yürürlükte olan üçüncü fıkrasındaki; "Ceza dairelerinde; Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır....
Mahkemece; davalı müşterek çocuğa annesinin ölümü sonucunda 487 TL yetim aylığı bağlandığı, davalı babanında 460 TL emekli aylığının bulunduğunu, davacı çocuğun gelirinin davalı babadan daha çok olduğu gerekçesiyle nafakanın kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vasisi tarafından temyiz edilmiştir. TMK 182/2 maddesine göre velayet kendisine verilmeyen eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. TMK 327/1 maddesine göre; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderleri ana ve baba tarafından karşılanır. Aynı yasanın 328/1 maddesine göre; ana ve babanın bakım borcu çocuğun ... olmasına kadar devam eder. TMK 331.maddesinde de; durumun değişmesi halinde hakim istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır hükmü yer almaktadır. Müşterek çocuk, davalı ... 29.06.1993 doğumlu olup, dava tarihi olan 18.12.2009 tarihi itibariyle reşit olmayıp Anadolu Lisesi öğrencisidir....
Ceza Dairesinin dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucu verdiği 06.06.2017 gün ve 2017/1432 esas, 2017/1182 sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından; suça sürüklenen çocuğun suçu ağır tahrik altında işlediği ve haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna yönelen sebeplerle temyiz edildiği görülmekle bu sebeple sınırlı olarak yapılan temyiz incelenmesinde, temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Oluşa ve dosya içeriğine göre; suça sürüklenen çocuğun annesi olan tanık Hanife'nin, maktul ile olay tarihinden önceye dayalı yaklaşık 4-5 yıldır ilişkisi bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki beyanlarına göre, annesi ile babası evli iken annesinin maktul ile ilişkisinden haberdar olduğu, olay günü suça sürüklenen çocuğun annesiyle birlikte yaşadığı eve gittiğinde, annesinin hareketlerinden şüphelenerek ../.....
CEVAP Davalı-karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; kadının davasının haksız ve yasal dayanağı olmadan açıldığını, davacının evde düzenli yemek yapmadığından müvekkilinin annesinde yemek yendiği, tarafların tüp bebek denemesinin müvekkilinden kaynaklanmayıp, ortak çocuğun doğal yolla dünyaya geldiği, davacının o dönem 36 yaşında olup yaşının geçmekte oluşu ve riskli gebelik olabileceğinden denendiği kadının annesinin, kızına birşey olursa öldüreceğini söyleyerek tehdit ettiği, kadının aile bağları zayıf olup tarafların arasını açmaya, eşler arasındaki güven ilişkisini zedelemeye çalıştıkları,kadının annesi çocuğun doğumunda gelince yine hakaret ve tehditlere başladığı, kadının annesinin, bebek ve davacı kızı ile müşterek konutta kalacaklarını, müvekkilinin annesinde kalmasını istediği, bu durumun 30 gün sürdüğü, müvekkilinin kaynanası yatalak annesine baktığından 30 günün sonunda memleketine döndüğü, müvekkilinin eşinin ve çocuğunun da ...'...


