WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Velayet hukukuna ilişkin olarak mirasen kalan taşınmazların intikali için izin verilmesi hakkında açılan davada Sivrihisar Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk (Aile) Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, kısıtlanarak annesinin velayeti altında bırakılan (TMK 419/3. maddesi) ergin çocuğun babası olan muris Rıza Yücel'den kalan malların ve hakların devri ve yönetilmesi ile ilgili işlemler yapılması için veliye izin verilmesi isteğine ilişkindir. Sulh Hukuk Mahkemesince, kısıtlanarak annesinin velayeti altında bırakılan ergin çocuğun taşınmazdaki miras hissesinin intikali için istenen izin talebi hakkında velayet hükümlerinin uygulanacağı belirtilip görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olduğu bildirilerek görevsizlik kararı verilmiştir....

Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa hakim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velayeti babaya verir.” hükmü yer almaktadır. Aynı Yasanın 336/3 maddesine göre de "Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir." hükmü yer almakta ise de, çocuğun annesinin reşit olmadığı, babası tarafından tanınmadığı ve vesayet altında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, küçüğün Menemen ilçesinde doğduğu ve adres kayıt sisteminde de yerleşim yeri olarak aynı ilçenin gösterildiği anlaşıldığından davanın Menemen Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Menemen Sulh Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 12.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Küçük Elif, 1.11.2000 doğum tarihiyle, o tarihte yürürlükte olan Türk Kanunu Medenisinin 290. maddesine göre annesinin bildirimi üzerine “evlilik dışı çocuk” olarak 11.12.2000 tarihinde nüfusa tescil edilmiştir. Küçüğün resmi sicildeki doğum tarihi, annenin evliliğinin sona ermesinden 315 gün sonradır. Mahkemece; çocuğun muhtemel doğum tarihinin 2000 yılının ilk yarısı içinde olduğuna ilişkin Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 13.12.2006 tarihli radyolojik tetkike dayalı raporu esas alınarak “bu rapora göre küçüğün, annesinin evliliği içinde doğduğu, evlilik içinde doğan çocuğun babasının da koca olduğu, bu soybağı reddedilmeden babalığa karar verilemeyeceği” gerekçe gösterilerek dava reddedilmiştir. Adli Tıp Biyoloji İhtisas Dairesi ise, 24.4.2003 tarihli raporunda “davalının, ...in %99,99 ihtimalle babası olabileceğini” bildirmiştir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece kadına, kadının erkeğe baba olduğunu 20 gün sonra söylemesi kusurlu davranış olarak yüklenmiş ise de, bu hususta dinlenen erkeğin tanığı olan annesinin bu hususa ilişkin görgüye dayalı bilgisi olmayıp bu hususu oğlundan duyduğunu söylediği, kadına kusur olarak yüklenmesinin hatalı olduğu, yine mahkemece davalı/k.davacının annesinin aile birliğine müdahalesine ses çıkarmayarak müşterek haneden ziyade annesinin evinde vakit geçirmek suretiyle kusurlu olduğu, annesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığı vakıaları kadına kusur olarak yüklenmiş ise de, tanık anlatımlarının yer, olay ve zaman bildirmeyen soyut anlatımlar içerdiği, bu hususların ispatlanamadığı, bu nedenle kusur olarak yüklenemeyeceği, ancak davalı-k. davacı kadının, ...'...

Dosya kapsamında tarafların 1999 yılında boşandıkları, çocuğun velayetinin anneye verildiği, taraflar arasında 11/09/2002 tarihinde nafaka, eğitim giderleri konusunda özel PROTOKOL düzenlendiği, protokol gereği ödenmeyen çocuğun okul taksitleri için icra takibi yapıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda; uyuşmazlığın temeli, boşanmadan sonra düzenlenen nafaka ve eğitim giderine yönelik olup, temelde nafaka hususu tartışma konusu olacağından nafakayla ilgili hükümlerin de T.M.Y.nın 2. kitabında yer aldığı anlaşılmakla, 4787 Sayılı Aile Mahkemeleri Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasanın 4. maddesine göre davanın Aile Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince Ankara 6. Aile Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 07/02/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ise, dava anne adının nüfus kaydında tashihi olarak açılmış ve davalı ... .... gerçek annesinin kardeşi olan davacı olduğunu kabul ve beyan etmişse de çocuğun babasının da önce ... ..., sonra ... ... olduğunu belirtmesi nedeniyle uyuşmazlığın nesebin düzeltilmesi istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Somut olayda davacı, ... ... isimli şahıs ile gayri resmî evliliğinden 2002 doğumlu ... isimli kızının dünyaya geldiğini, İstanbul ilinde çalıştığından kızına bakamadığından, kızını öz kardeşi olan ... ..'e bakması için verdiğini, ... ... annesinin davalı olmayıp, kendisinin olduğunu belirterek anne olarak davalı üzerine kayıtlı bulunan 2002 doğumlu ... ... annesinin davacı ... ...'ın çocuğu olup olmadığının tespitinin, kendisinin çocuğun annesi olduğu kanıtlandığı takdirde çocuğun annesi hanesinde nüfüs kütüğüne tesciline karar verilmesini talep etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Konut dokunulmazlığını ihlali HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı konut dokunulmazlığını ihlali suçundan eylemine uyan TCK'nın 116/1, 119/1-c, 31/3. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 maddeleri uyarınca belirlenen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının 12/11/2015 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ve suça sürüklenen çocuğun annesinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 19/10/2021 tarihinde...

Aile Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Yasasının 352. ve devamı maddeleri uyarınca açılan çocuk mallarının korunması istemine ilişkindir. Türk Medeni Yasasının 21. maddesine göre velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri ana ve babanın ortak yerleşim yeridir. Somut olayda, malların korunması istenen çocuğun babası ... olduğundan velayeti kullanan annesinin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olacağı hususu kuşkusuzdur. Dosya kapsamından, annenin ...'da öğretmen olduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın ... 1. Aile Mahkemesinde çözüme kavuşturulması gerekir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince ... 1. Aile Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 20/02/2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada, taraflar boşandıktan sonra davalı kadının çalışmaya başladığı, otomobili olduğu, davalı müşterek çoçuğun ise dava tarihinden önce 18 yaşını ikmal ettiği, davacının ise ekonomik durumunun boşanmadan sonra bozulduğu belirtilerek, yoksulluk nafakasının kaldırılması iştirak nafakasının da çocuğun 18 yaşını doldurması nedeniyle sona erdiğinin tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir....

DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2016 tarihinde evlendiklerini, ortak bir çocuklarının olduğunu, ortak çocuğun doğumundan sonra yaşanan hadiselerin evlilik birliğinin devamında fayda bırakmadığını, ortak çocuğun doğumundan sonra sarılık geçirdiğini ve kuvöze alındığını, davalının annesinin ısrarla çocuğun kuvözden çıkarılmasını istediğini, bu nedenle davacı ile tartışmaya başladığını, davalının da annesinin yanında yer aldığını ve davacı ile tartıştığını, evde bu tartışmanın devam ettiğini, davalının evde kapıları yumrukladığını, tekmelediğini, davacı ve ailesine hakaret ettiğini, küfür ettiğini, onları evden kovduğunu, davacının annesinin üzerine yürüdüğünü, kadına ve ailesine psikolojik şiddet uyguladığını, daha önceki zaman diliminde kadının telefonunu fırlatıp kırdığını, evdeki eşyalara zarar verdiğini, kadını evlilik birliğini sonlandırmakla tehdit ettiğini, son 1,5-2 ay boyunca yatağını ayırdığını, cinsel yükümlülüklerini ihlal ettiğini, kadına "seni sevmiyorum...

UYAP Entegrasyonu