Boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren tedbir nafakası olarak verilen ve boşanma kararının kesinleşmesinden sonra da yoksulluk nafakası olarak devamına dair hüküm kurulan ve temyiz aşamasında olan bir karar varken aynı konuda, ek tedbir nafakası adı altında yeniden nafaka takdiri, derdest bir davanın varlığı dikkate alınmadan verilmiş bir karar olup doğru görülmemiş ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1.fıkrasında yer alan "...tedbir nafakasının 7.11.2007 tarihinden itibaren boşanma kararı kesinleşene kadar 100,00 TL olarak devamına" ifadelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 23.9.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
DAVA TÜRÜ : Nafaka-Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; erkeğin kabul edilen boşanma davası, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise nafaka davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-karşı davalı vekili Av. ... 21/11/2016 tarihli dilekçesiyle erkeğin kabul edilen boşanma davası ve yoksulluk nafakasına dair temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiğinden temyiz dilekçesinin boşanma davası ve yoksulluk nafakası yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı-karşı davalı vekili Av. ... 21/11/2016 tarihli dilekçesiyle tedbir nafakası talebinden feragat ettiğini bildirdiğinden bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün tedbir nafakası davası yönünden bozulması gerekmiştir....
Kocanın boşanma davasında koca tarafından yapılan temyiz masraflarının koca üzerinde bırakılması gerekirken, bu masrafların davalı-karşı davacıdan alınması, yine davalı-davacı kadının tedbir nafakası davasında yaptığı masrafların istek ve kabul edilen miktar üzerinde oranlama yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde masrafın hatalı oranlanması, kadının tedbir nafaka dosyasında kendini vekille temsil ettirmesine rağmen, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kadın lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, sadece reddedilen boşanma dava dosyasındaki tek bir ücreti vekaletle yetinilmesi doğru olmamıştır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Eldeki 2012/371 esas sayılı dava, kadın tarafından açılan bağımsız "tedbir nafakasına" ilişkindir. Bu dava ile birleştirilen bir boşanma davası mevcut değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tedbir Nafakasının Artırılması Aile Konutu Şerhi Konulması ve Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki “tedbir nafakasının artırılması ve aile konutu şerhi konulması” davası ile, daha sonra davalı tarafından açılan “boşanma” ve buna karşı davacı tarafından açılan “karşı boşanma” davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (boşanma davasının davacısı)-karşı davalı ... tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle, davalı tarafından eşinin ortak konuta dönmesi için 19.02.2013 tarihinde ihtar talebinde bulunulmuş, istek doğrultusunda verilen ihtar kararı kadına 26.02.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafından terk sebebine dayanan boşanma davası ise 22.05.2013 tarihinde açılmış olup, her ne kadar ihtar kanuni şekle uygun...
DAVA TÜRÜ : Tedbir Nafakası-Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından erkeğin boşanma davasının kabulü, yoksulluk nafakasına hükmedilmemesi, kişisel ilişki tesisi yönünden; davalı-davacı erkek tarafından tedbir nafaka davasının kabulü, birleşen boşanma davasında kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi ve kişisel ilişki süresi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı-davacı erkeğin tedbir nafaka davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2005 tarih ve 2005/3-169 esas - 2005/235 karar sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır....
Somut olayda takibe konu ilamda, TMK’nun 197. maddesi uyarınca ayrı yaşamakta haklılık nedeninden kaynaklanan bağımsız tedbir nafakası davası kabul edilerek tedbir nafakasına hükmedilmiştir. Bu ilam TMK’nun 169. maddesi gereğince verilmiş tedbir niteliği taşımadığı için anılan ilamdaki tedbir nafakasının boşanma ilamının kesinleşmesi ile yoksulluk nafakasına dönüşmesi de söz konusu değildir. Bu nafakanın hüküm altına alınmasından sonra boşanma ilamının kesinleşmesi ise tedbir nafakasına ilişkin anılan ilamı bertaraf etmez. Bu durumda, takibe konu edilen alacak TMK'nun 197. maddesine göre ayrı yaşamakta haklılık nedenine dayanan tedbir nafakasına ilişkin olup, bu nafakanın reddine ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesine kadar borçlunun nafaka ödeme yükümlülüğü devam eder. Anılan kararın kesinleştiği 19/01/2015 tarihi itibariyle borçlunun ödeme yükümlülüğünün sona erdiğinin kabulü gerekir....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma - Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından reddedilen boşanma davası ve kadınınbirleşen nafaka davasında kadın yararına ilk derece mahkemesince hükmedilen tedbir nafakasının bölge adliye mahkemesince arttırılan miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-davalı erkeğin "Reddedilen boşanma davasına" yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde; İlk derece mahkemesince bu yöne ilişkin olarak verilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir....
Bu durumda, hakim eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya ilişkin önlemi alır.Eşlerden birinin haklı bir sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi durumunda da diğer eş parasal katkı talebinde bulunabilir.Somut olayda, davalı koca tarafından 2006 yılında davacı aleyhine boşanma davası açıldığı, açılan boşanma davasının reddine karar verildikten sonra tarafların fiilen ayrı yaşamaya devam ettikleri,davacı kadın tarafından 05.03.2009 tarihinde ayrı yaşamada haklı olduğu gerekçesi ile tedbir nafakası davası açıldığı, davalı koca tarafından 13.08.2009 tarihinde yeniden açılan terk nedenine dayalı boşanma davasının iş bu nafaka dosyası ile birleştirildiği, birleştirme sonrası mahkemece yapılan yargılama neticesinde; birleşen dava yönünden, tarafların boşanmalarına, davalı eş için hükmedilen aylık 250 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar davacıdan tahsiline, asıl dava yönünden, aylık...
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, nafaka davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Tarafların tedbir nafaka davasına yönelik temyiz dilekçelerinin incelenmesinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2005 tarih ve 2005/3-169 esas - 2005/235 karar sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır....


