WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Açıklanan maddi olgu, iddia ve savunma ile bozma ve direnme kararlarının kapsamları itibariyle Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; Türk Medeni Kanunu'nun 166/3 maddesine dayalı anlaşmalı boşanma davasında taraflar arasında akdedilmiş olan boşanma protokolünde yer alan mal rejimi hukukundan kaynaklanan anlaşma maddelerinin tamamının açıkça ve ayrıca mahkeme hükmünde yer almaması ve yine protokolün mahkemece açıkça onaylanmamasının mal rejiminden kaynaklanan taleplerin istenmesine engel olup olmayacağı; boşanma davasında sunulan protokolün mahkeme içi ikrar niteliğinde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, noktalarında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümüne geçilmeden önce, "ikrarın" hukuki niteliği, konusu ve ispat kuvveti açısından türleri üzerinde durulmasında yarar vardır....

in yanında kaldığı, katılan ve sanık ... arasında bazı malların paylaşımı ile ilgili olarak anlaşmazlıklar olup, katılanın istikrarlı anlatımlarına göre sanığın bu konuda gerek telefonda gerek yüz yüze katılanla görüştüğü ancak katılanın boşanma gerçekleştikten sonra malların paylaşımı sorununu çözmek istemesi nedeniyle taleplerini reddettiği, bu nedenle sanık ...'nin arkadaşı olan diğer sanık ...'nun, sanıkları ... ile ....'...

Taraflar, 02.10.1998 tarihinde evlenmiş, 19.08.2014 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 05.02.2015 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK'nun 225/2.m.) Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM'nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TMK'nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.). Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Davacı Z., boşanma davasının 27.11.2014 tarihli son oturumunda, "Ben aylık 200 TL nafaka istiyorum, başkaca maddi-manevi tazminat talebim yoktur " şeklinde açıklamalarda bulunmuştur....

Şöyle ki, tasfiyeye konu taşınmaz yönünden davalı erkek tarafından 24.06.2017 tarihinde açılan inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasında 07.09.2017 tarihinde verilen kararla bir kısım hisselerin ... adına tesciline karar verildiği, kararın 25.09.2017 tarihinde kesinleştiği, 04.10.2017 tarihinde 643/120000 hissenin ... adına ‘mahkeme kararıyla satış’ nedeniyle tescil edildiği, davalı erkeğin taşınmazdaki hissesini 13.10.2017 tarihinde sattığı, mal rejimin sona erdiği boşanma dava tarihinin 03.10.2017 olduğu, tasfiyeye konu taşınmaz her ne kadar tapuda davalı adına boşanma dava tarihinden sonra tescil edilmiş ise de taşınmaz mülkiyeti mahkeme kararıyla tescilden önce kazanıldığından (TMK mad. 705/2) tasfiyeye konu taşınmazın mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olduğu anlaşılmaktadır....

Taraflar Salihli 2.Asliye (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Hukuk Mahkemesinin boşanma davasının taraflar arasında düzenlenen boşanma anlaşması dikkate alınarak TMK.nun 166/3. maddesi gereğince kabulüne ilişkin 3.7.2007 tarih 2007/379 Esas 2007/365 Karar sayılı hükmünün 3.7.2007 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Boşanma davasında taraflar düzenledikleri boşanma anlaşmasında herkesin kendi eşyalarını aldıklarını, eşyaların taraflar arasında paylaşıldığını ve birbirlerinden boşanma ile ilgili maddi ve manevi hiçbir tazminat talep etmeyeceklerini açıklamışlardır. Görülmekte olan dava, evlilik birliği içinde edinilen 2753 ada 17 parsel üzerindeki binanın 3.kat 4 numaralı meskeni ile ilgili mal rejiminin tasfiyesi sebebiyle açılmış alacak isteğine ilişkindir. Tarafların boşanma davasındaki anlaşmaları tümüyle değerlendirildiğinde boşanmanın feri niteliğindeki hususları içerdiği, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak talebini kapsamadığı anlaşılmaktadır....

MAL REJİMİMALLARIN İADESİ 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 202 ] 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 225 ] 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 226 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflar 25.6.2003 tarihinde evlendiklerine ve mal rejimi sözleşmesi yapmadıklarına göre aralarında yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğunda tereddüt bulunmamaktadır (TMK. md. 202/1). Mahkemece evliliğin iptal ve boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi halinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK. md. 225/2). Mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye halinde her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır (TMK. md. 226/1)....

Davalılar; çekişme konusu taşınmazın boş arsa iken taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşaat yapıldığını, murisin kendilerine 1/5 oranındaki payını temlik ettiğini,tenkis isteği yönünden hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu,annelerine düşecek miras payına ilişkin istek yönünden ise muristen sonra ölen annelerinin böyle bir istekte bulunmadığı için davacının da talepte bulunamayacağını, murisin ve annelerinin ölmeden önce çocukları arasında makul bir mal paylaşımı yaptığını, muris ile annelerinin amacının davacıdan mal kaçırmak olmayıp paylaştırmaya yönelik olduğunu,davacının da 554 parsel sayılı taşınmazı yükleniciye vermek suretiyle daire ve dükkan edindiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddianın kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davadan dolayı Yerel Mahkemece verilen hüküm davalı ... ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dosyada yer alan, ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI - Bağlı ve İlgili Kuruluşlar Dairesi Başkanlığının, müsteşar yardımcısı ... imzasıyla, mahkemeye gönderilen B.15.0.BİK.01 (090-99) 2504 sayı ve taşınmaz mal paylaşımı konulu 11/09/02007 tarih 1189 (11590) sayılı yazısında, ......

Davalı Nedim Uçak’a gelince, adı geçenin ilk haczi aynı cadde üzerinde fakat 26 no.lu yerde 06.01.2004 günü infaz edilmiş olup, bu şekilde haczedilen malların aynı mal olduğunu kabule imkan bulunmamaktadır. Davalının yediemindeki malları haciz tarihi 24.02.2004 olup, bu haciz de davacının haczinden sonradır. Sıra cetveli aynı mal üzerine konulan hacizlerin tarih sıralarına göre düzenlenir. Bunun için bedeli paylaşıma konu malların taraflarca müştereken haczedilip edilmediği araştırılmalı, eğer böyle ise, haciz tarihlerine göre sıralama yapılmalıdır. Yukarıda açıklanan olgular çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hükümde kararın eki niteliğinde olmayan bilirkişi raporuna atıf yapılması da usule aykırıdır. SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 30.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....

nin mirasbırakanın mal paylaşımı yapmak için taşınmazları davalıya sattığını, davalının murise bedel ödediğini, tüm kızkardeşlere de para verildiğini, mirasbırakana hastalığı ve yaşlılığında davalı oğlu Ferhan'ın baktığını beyan ederek davalı savunmalarını doğruladıkları ve satış bedeli ile gerçek değer arasındaki farkın tek başına muvazaanın ispatı için yeterli olmayacağı açıktır. Hal böyle olunca, iddianın kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. KARAR- Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu